|
Bilgisayar
Güvenliği
1.
Giriş
2.
Güvenlik
2.1. İnternet Güvenliğine Bir Bakış
2.1.1. Genel Çerçeve
2.1.2. Şifreleme
2.1.2.a. Şifrelemenin Yeri
2.1.2.b. Şifreleme Yöntemi
2.1.2.c. Private Key Ve Public Key Kavramları
2.1.2.d. Neler Şifrelenmeli?
2.1.2.e. Kullanıcı Belirleme
3.
Windows NT'de Güvenlik
3.1. İnternet Protokolünün Zayıf Noktaları
3.2. Network Topolojisinin Zayıf Noktaları
3.2.1. Hacker
3.2.2. Hackerlar Sisteme Nasıl Zarar Verebilirler?
3.3. DNS ve IP nedir?
3.4. Firewall
4.
Saldırı Türleri
4.1. Nuke
4.1.1. Nuke Nedir?
4.1.2. Çeşitleri
4.1.3. Nuke Programları
4.1.4. Nuke'tan Nasıl Korunulur?
4.2. Exploitler
4.3. Trojanlar
4.3.1. Trojan Nedir?
4.3.2. Neler Yapabilir?
4.3.3. Nasıl Korunulur?
4.3.4. Anti-Trojan Programları
5.
Windows NT İçin Diğer Güvenlik Programları
5.1. Desktop Sentury
5.2. Kremlin Encryption Ve Security Suite 2.21
5.3. Secure4U
5.4. NTSec 4.9.1
5.5. Security Explorer TM v3.20
5.6. Advanced Security Control Manager
5.7. Quicklook
5.8. NTO Scanner
5.9. Service Pack
6.
Windows NT İle İlgili Web Siteleri
1. Giriş
Kitlesel
iletişim araçlarının önemini daha çok arttırdığı günümüz dünyasında
bilgiye hızlı bir şekilde ulaşmak gelişmiş toplumların temel
ihtiyaçlarından birisi olmuştur. Bu ihtiyaç sayesinde bu toplumlarda
1980'li yıllardan itibaren bilgisayar ağları konusunda önemli gelişmeler
sağlanmıştır. Internet te, bu çalışmalar neticesinde ortaya çıkan ve
yaygın olarak kullanılan bir bilgisayar ağıdır.
Bütün
bilgileri hızlı bir şekilde elde etmek için ilk önce kuruluşlar kendi
yerel ağlarını kurmuş ve daha geniş bir etkinlik alanına sahip olabilmek
için yerel ağlarını dünyaya entegre etmek ihtiyacını hissetmişlerdir.
NetWork teknolojisi de bununla birlikte gelişmiş ve değişik protokollerin
ortaya çıkması kaçınılmaz olmuştur.
Internet
sınırsız bir bilgi ortamı olmasına rağmen yasalarla tam anlamıyla
denetlenememektedir. Kusursuz olmayan NetWork ağlarında güvenlik açıkları
bulunmaktadır. Bazı kullanıcılar bu güvenlik açıklarından faydalanarak
bazı sistemlere girip onlara zarar verebilirler. Bu da NetWork ortamında
güvenliği sağlamak amacına yönelik yazılımların ve sistemlerin ortaya
çıkmasına sebep olmuştur.
2. Güvenlik
2.1.
İnternet Güvenliğine Bir Bakış
2.1.1.
Genel Çerçeve
Firewall'
lar güvenlik mekanizmalarının ilk aşamalarıdır, ancak bilgilerimizin
duyarlılığı arttıkça bununla beraber şifreleme ve kullanıcı doğrulama (authentication)
tekniklerinden de yararlanmak gerekmektedir.
Ağ
yöneticileri için ağın güvenliği, başkaları tarafından - özellikle
dışarıdan ağa dahil olacaklar tarafından- zarara uğratılmaması, her zaman
için en önemli, en zor ve en çok sıkıntı yaratan konulardan biri olmuştur.
Bir yolunu bulup ağa dahil olmuş kişiler tarafından ağa zarar verilmesi,
belki bundan daha da önemli olmak üzere, gizli bilgilere ulaşması, ağ
yöneticileri için korkuların başında gelmekte idi. Bu gün için ise durum
daha da kötüdür. Bahsetmiş olduğumuz korkular, internet kavramı bu kadar
yaygın değilken ve kuruluşlar bu ortama dahil olmak konusunda bu kadar
istekli değilken yaşanan korkulardı. Oysa internet denilen ve çok güçlü
olması gerekmeyen bir bilgisayar ile basit bir programdan başka bir şey
istemeyen ortamın insanların kullanımına açılması, bunun kuruluşlar
tarafından da çok cazip bir ortam olarak görülmesi, ağ yöneticileri için
yeni kaygıların başlangıcı olmuştur. Bu gün dünyanın hemen her tarafındaki
şirketler internete dahil olmak Web sayfaları arasında kendilerine ait
olanı da görmek istemektedir. Bazıları ise şirket için bir intranet
kurulması isteniyorken bu ortamdan yararlanmak istemektedir. Bu da tabi
gizliliği yüksek olan bilgilerin, genel kullanıma açık bir ağ ortamına
çıkarılması manasına gelmektedir ki ağ yöneticileri için yeni zorlukların
da başlangıcının işaretçileridir.
Tabi bu
durumlar karşısında, ağ güvenliğini sağlayacak ürünler devreye girmiş, bu
konuda değişik teknolojiler geliştirilmiştir. Bu çalışmalardan biri de
firewall' lardır. Yalnız maalesef bunlar da ağ yöneticilerinin
beklentilerini tam olarak karşılayamamışlardır. Computer Security
Institute (Bilgisayar Güvenliği Enstitüsü)' ün açıklamalarına göre
internet üzerindeki şirketlerin beşte biri istenmeyen dış müdahalelere
uğramıştır. Bunların da üçte biri kurulu bir firewall' a sahipti. Yani
firewall' lar, ağ yöneticilerinin beklediği güvenliği sağlayamamıştır.
Internet
üzerinden dünyanın dört bir tarafından erişilebilir hale gelmiş şirketler
için böyle tehlikeler söz konusu iken, bazı ağ yöneticileri bu
tehlikelerden habersizdir. Bu konuda çalışmalarda bulunmuş bazı uzmanların
belirttiğine göre, ağ yöneticilerinin bir kısmı, internet ortamında veri
çalmanın ne kadar kolay olduğunu bilmemektedir ve aslında gerçek tehlikeyi
oluşturan da budur.
Güvenliği
sağlama konusunda yararlanılabilecek bir başka araç da 'Şifreleme' dir.
Pek çok firewall üreticisi, şifreleme araçlari ile çalişmayi
desteklemektedir. Yönlendirici (router) üreticileri de bu konuda
çalişmakta olup, şifrelenmiş bilgileri yönlendirebilen routerlar da
üretilmiştir.
Uygun bir
güvenlik sistemi oluşturmak için, aga ve iletilecek bilgilere ilişkin bazi
unsurlarin göz önüne alinmasi gerekmektedir. Karar verilmesi gereken
konulardan ilki, şifreleme işleminin nerede yapilacagidir. Bazi çözümler
uygulama seviyesinde bu işi yapiyorken bazilari IP yigininda yapmaktadir.
Uygulama seviyesinde yapilan şifrelemede ag yöneticilerine şifrelemeyi
istedikleri şeyleri seçme şansi da verilmektedir.
Cevaplanmasi gereken ikinci soru, verilerin nasil şifrelenecegidir. Şu
anda en çok kullanilan iki yöntemden biri 56 bitlik şifreleme anahtari,
digeri ise 128 bitlik şifreleme anahtari kullanmaktadir. Güvenlik
danişmanlarinin kanul edebildigi, yeterli olabilecek minimum anahtar
uzunlugu 56 bittir. Burada üzerinde durulmasi gereken bir diger konu da,
paketin nerelerinin şifrelenmesinin yeterli olacagidir. Bazi ürünler, tüm
paketi, başlik kismi da dahil olmak üzere şifrelerler. Digerleri ise
sadece bilgi kismini şifrelerler.
Genel
Çerçeve paragrafinda da belirtildigi gibi, iyi bir güvenlik saglamak için
kullanici dogrulama (authentication) mekanizmasinin da kurulmasi
gerekmektedir. Bunun manasi, internet üzerinden birisi ile baglanti
kuruldugunda, irtibat halinde bulunulanin kimliginin tam olarak
belirlenmesidir. Bunun için üreticiler degişik çalişmalarda
bulunmaktadirlar.
Bu noktada,
güvenlik konusu ile ilgili yapilan çalişmalarda sikça karşilaşilan ve hala
daha yeterli düzeye gelinemeyen bir konudan bahsetmek gerekir ; Standart.
Internet güvenligi ile ilgili pek çok çalişma yapilmasina ragmen, bu
alandaki hizli gelişmeler, hala daha bir standardin oturtulamamasina sebep
olmuştur.
Günümüzde,
internet ortamina açilma konusunda hemen hemen tüm şirketler isteklidir.
Her ne kadar bu ag yöneticileri için çözümü çok zor sorunlari beraberinde
getirse de kaçinilmaz olarak bu yöne dogru hizli bir yönlenme olmaktadir.
Ancak bu demek degildir ki internet ortaminda güvenlik saglanmiştir ve
kuruluşlar ayni mantik ve rahatlikta davranmaktadir. Bu konudaki rahatlik
derecesi dogal olarak yapilan işin ve bununla da baglantili olarak
taşinmasi gereken bilginin mahiyeti ile ilgilidir. Örnegin bir banka için
bilgilerini internet ortaminda gezdirmek, şu an için çok akillica bir
işlem degildir. Internet ortamindan müşterilere sunulan ev bankaciligi
hizmetleri de, alt düzeylerde kalmaktadir. Önemli verilerin aktarilmasi
işlemi için bankalar genellikle özel hatlari tercih etmektedirler.
Internet ortaminin sagladigi güvenlik ortamina inançlari, şu an için bu
bilgilerin bu ortama aktarilmasi için yeterli olamamaktadir.
Bunun
yaninda, bu konularda biraz daha rahat davranabilen kuruluşlar da vardir.
Bunlar belki biraz da kendi geliştirdikleri güvenlik mekanizmasinin da
yardimiyla, internet ortamindan veri aktariminda yararlanmaktadirlar.
Bununla ilgili olarak söylenen, kuruluşlarin ihtiyaçlari dogrultusunda,
degişik ürünlerin degişik modüllerinden yararlanmak suretiyle, kabul
edilebilir bir güvenligin saglanabilecegidir. Fakat her şeye ragmen şu an
için internet ortaminin güvenligi konusu üzerinde daha çok düşünmek
gerekmektedir. Mevcut hali ile pek çok tehlikeye açik durumdadir.
2.1.2.
Şifreleme
2.1.2.a.
Şifrelemenin Yeri
Daha
önceden de degindigimiz gibi, şifreleme konusunda karar verilmesi gereken
bazi hususlar vardir. Bunlardan ilki de, şifrelemenin nerede yapilacagidir.
Bu konuda iki alternatif mevcuttur. Bunlardan biri IP yigininda şifreleme
yapmak, digeri ise uygulama yazilimi seviyesinde şifreleme yapmak. Şu anda
piyasada mevcut ürünlerin % 70' ten fazlası, IP yığınınında şifreleme
işlemini yapmaktadır. Bu yöntemdeki yaklaşım, kurulmuş olan bir bağlantı
üzerindeki bütün verilerin şifrelenmesine dayanır. Güvenlik konusunda
titiz davrananlar için (örneğin bankalar) oldukça iyi bir yaklaşımdır.
Yerel ağdan dışarı giden herşey şifrelenir. Böylece mümkün olan en üst
düzeyde güvenlik sağlanmaya çalışılır.
Bu
yaklaşımın dezavantajı, fazla CPU zamanı almasıdır. Şifrelemeye ilişkin
işlemler, karmaşık hesaplamaya dayalı işlemlerdir. Dolayısıyla, gelen ve
giden her şeyin şifrelenmesi, çok fazla CPU zamanı alacaktır. Bu ağın
transfer hızına da yansıyacak, birim zamanda aktarılan veri miktarını
düşürecektir.
Bu
olumsuzlukları minimuma indirmek için üreticiler değişik yollara
başvurmuşlardır. Router' ın veya ayrı bir cihaz olarak gerçeklenen
şifreleyicinin ayrı işlemcilere sahip olması bu yöntemlerden biridir.
Şifrelemenin yapılacağı yer konusundaki diğer alternatifin uygulama
seviyesindeki şifreleme olduğunu söylemiştik. Bu yaklaşımın avantajı, ağ
yöneticisinin, neyin şifrelenip neyin şifrelenmeyeceğine karar
verebilmesidir. Böylece ağ yöneticisi, şifrelenmesine ihtiyaç olmadığını
düşündüğü şeylerle ilgili zaman kaybının önüne geçebilecek, bu da CPU
zamanını kazanmamızı sağlayacaktır. Ancak böyle bir çalışma düzeninde,
veriyi alacak olan tarafın, nelerin şifrelenip nelerin şifrelenmediğini
bilmesi gerekmektedir. Bu da, ilgili bazı parametrelerin uygun değerlere
getirilmesini gerekmektedir. Bu işlem de, ağ yöneticisinin zamanını
alacaktır.
2.1.2.b.
Şifreleme Yöntemi
Ağ
yöneticisi şifrelemenin nerede yapılacağına karar verdikten sonra,
düşünmesi gereken ikinci şey, şifrelemenin nasıl yapılacağı, hangi
tekniğin kullanılacağıdır. Şu an için en iyi bilinen ve en çok kullanılan
yöntem Veri Şifreleme Standardı (Data Encryption Standard - DAS)' dır. İlk
olarak 1970' lerin başlarinda geliştirilmiş, Amerika Birleşik Devletleri
tarafindan 1977' de son hali verilmiştir. Bu teknikte, 64 bitlik text
bloklari 56 bitlik anahtarlar kullanilarak şifrelenir. Bu bize
trilyonlarca farkli anahtar sunar. Dolayisiyla ilk bakişta çözülmesi
imkansiz bir şifre gibi gözükse de aslinda günümüzün güçlü bir makinasi
bunu çözebilir. Dolayisiyla yakin bir gelecekte 56 bitlik şifrelemenin
yetersiz kalacagini söyleyebiliriz.
Bu
yetersizlik karşisinda "üçlü DES" denilen bir teknik geliştirilmiştir.
Burada yapilan, yukarida bahsedilen her bir blogun şifrelenmesinde üç ayri
anahtarin kullanilmasidir. Bu teknik günümüzde yavaş yavaş kullanilmaya
başlanmiştir. Degişik üreticiler, bu teknigi kullanan ürünlerini piyasaya
sumuşlardir. Bunlara örnek olarak IBM' in Securenet Gateway 2.1 firewall'
unu verebiliriz. NEC, NSC ve Western Datacom da bu tekniği kullanan
ürünler piyasaya sürmüşlerdir.
Şifreleme
yöntemi olarak DES' ten başka algoritmalar da piyasada bulunmakta ve
kullanilmaktadir. Bunlar; Checkpoint tarafindan üretilen FWZ1, IRE
tarafindan üretilen Atlas ve IBM tarafindan üretilen Command Masking Data
Facility (CMDF) dir. Bunlarin tamami 40 bitlik algoritmalardir. Northern
Telecom Ltd. tarafindan geliştirilen CAST, 40 ila 64 bit araliginda
degişen uzunlukta anahtar kullanmaktadir.
2.1.2.c.
Private Key Ve Public Key Kavramlari
Şifreleme
mekanizmasi için karar verilmesi gereken bir nokta da, private-key mi
yoksa public-key mi kullanilacagidir. (Aslinda public-key ile anlatilan
bir public-key ve bir private-key içerir. Karişikligi önlemek ve
yöntemleri bir birinden ayirmak için böyle bir isimlendirme yapilmiştir.)
Esas olarak
bir anahtar, aktarilacak verinin kodlanmasi ve kodlanmiş verinin çözülmesi
için kullanilan bir algoritmadir. Private-key şifreleme yaklaşiminda, her
iki işlem için de ayni anahtar kullanilir. Public-key şifreleme
yaklaşiminda ise public-key ve private-key birlikte kullanilirlar.
Private-key
yaklaşimi kullanilarak geliştirilmiş ürünlerde, ag üzerinde çalişmakta
olan herkese bir anahtar verilir. Buradaki önemli nokta, bu anahtarlarin,
istenmeyen ellere geçmesine mani olmaktir. Burada da, private-key' lerin
kullanıcılara nasıl dağıtılacağı konusu gündeme gelmektedir. Çünkü bu
dağıtım işlemi esnasında da anahtarlar istenmeyen ellere geçebilir. Bu iş
için e-mail'den yararlanılabileceği gibi ( gerekli güvenlik önlemleri
alınmak kaydıyla), telefonla da bu anahtarlar sahiplerine aktarılabilir.
Tabi tüm bu işlemler sırasında güvenliğe azami derecede dikkat etmek
gerekmektedir.
Şifreleri
kişilere atamanın bir başka yolu da, bir sunucu vasıtasıyla dağıtma
işlemini yapmaktır. Bu durumda, şifreleri ele geçirmek isteyenlere direkt
bir hedef sunulmakta, burada sağlanacak yeterli bir güvenlik mekanizması
ile, bu tehlike de önlenebilmektedir.
Private-key
yaklaşımı ile ilgili olarak yaşanabilecek bir başka sorun da, ortak
kullanılacak bir bilginin karşılıklı olarak paylaşıma açılması esnasında
yaşanabilecektir. Bunun için öncelikle private-key' lerin değiş-tokuş
edilmesi gerekmektedir. Bunun için e-mail sisteminin kullanıldığını
düşünürsek, bu zaman alabilecek,bu gecikmeler de sorunlara sebep
olabilecektir.
Public-key
yaklaşımında ise, ağ üzerinde yer alan her kullanıcıya iki anahtar atanır
: private-key ve public-key. Private-key' ler, yukarıda anlatıldığı gibi
kullanıcılara dağıtılır. Burada gizlilik yine esastır. Bütün kullanıcılara
ait public-key' ler ise, herkesin erişimine ve kullanimina açiktir.
Bu şekilde
her kullaniciya iki ayri anahtar atamanin temel sebebi, private-key ile
yaşanan, verilerin karşilikli olarak aktarilmasi esnasinda zorunlu olan,
private-key' lerin değiş-tokuşu işleminden kurtulmak, dolayısıyla bunun
getirdiği zorlukları bertaraf etmektir. Yöntemin nasıl çalıştığını
anlatarak, mekanizmayı daha iyi anlayabiliriz;
Farklı
yerlerde bulunan iki kullanıcıdan birinin diğerine bilgi aktarmak
istediğini düşünelim. Bu durumda şifrelemede ihtiyaç duyacağı anahtarlar,
göndereceği kişinin public-key'i ve kendisinin private-key' idir. Bu iki
anahtarı kullanarak şifreleme işlemini yapar ve verileri karşı tarafa
gönderir. Şifrelenmiş verileri almış olan kişi ise, şifreyi çözmek için,
göndericinin public-key' ini ve kendisinin private-key' ini kullanır.
Dolayısıyla bir kişinin public-key' ini bilmek, ancak private-key' ini de
bilmekle anlamlıdır, aksi taktirde hiç bir işe yaramaz. Ayrıca bu yöntem
private-key' lerin karşilikli aktarilmasini da gerektirmez.
Görüldügü
gibi public-key yaklaşimi bize büyük bir avantaj getirmiştir. Ancak bunun
da dezavantajlari vardir. Bunlarin başinda da, birbirlerine şifrelenmiş
veri gönderecek bilgisayarlarin her defa yürütmeleri gereken el sikişma
protokolleri, ilgili anahtarlari kullanarak bilgileri çözme işlemlerinin
CPU zamanindan çok fazla almasidir. Bu işlemler, hesap yogunlugu olan
işlemler oldugundan sistemi oldukça yavaşlatacak, ag performansinin %20
azalmasina sebep olabilecektir.
Şu an için
private-key yaklaşimi ile ilgili olarak üzerinde çalişilan konularin
başinda, anahtar degiştirme işlemini otomatik yaparak, zaman kaybini en
aza indirmektir.
Sun
Microsystems Inc. tarafindan geliştirilmiş olan Skip (Simple Key Exchange
Internet Protocol) yaklaşimi ile de, public-key yönteminin getirdigi her
seferinde güvenli erişim için el sikişma protokollerinin koşturulmasi ve
dolayisiyla işlemciye fazladan yük getirilmesi durumundan kurtulunmaktadir.
Bunun yerine yapilan işlem şöyledir; Bir kere güvenli haberleşme oturumu
başlayinca, Skip tarafindan bir oturum anahtari oluşturulur. Bu anahtar
geçici bir anahtar olup, bu oturum süresince ilgili kaynaktan veri
aktarimi için kullanilir.
Skip ilk
bakişta gerçekten çok güzel bir yaklaşim olarak gözükmektedir. Ne yazik ki
burada da güvenlik açisindan bazi sorunlar vardir, şöyle ki; Oturum
anahtari kullanici tarafindan belirlenen bir periyod boyunca geçerlidir.
Bu periyod bir saat oldugu gibi, bir kaç gün de olabilir. Anahtar, network
ortaminda bir yerde tutuldugundan, buna ulaşacak kişiler, bu anahtarin
geçerli oldugu süre zarfinda, istedikleri verilere ulaşabilirler.
Skip
yaklaşimindan yola çikilarak, degişik yöntemler geliştirilmiştir. Skip' in
güvenlik konusundaki açığını kapatmak ve daha güvenli bir iletişim
sağlamak amacıyla Photuris Session Key Management Protocol (PSKMP)
geliştirilmiştir. Burada yapılan, bir kere güvenli oturum başlatıldıktan
sonra oturum anahtarını sabit tutmamak, bazı rastgele sayılar, haberleşen
bilgisayarların IP bilgilerinden oluşan değerlerin bir karışımını
kullanarak, her yeni veri transferinde bunların belirlediği bir oturum
anahtarını kullanmaktır. Bunun sayesinde de güvenlik Skip' e göre daha iyi
bir düzeye getirilmiş olur, hiz olarak da pek çok public-key ürününden
daha iyi bir seviyeye ulaşilir.
2.1.2.d.
Neler Şifrelenmeli?
Şifreleme
konusunda karar verilmesi gereken konulardan biri de, nelerin
şifrelenecegidir; Sadece bilgi içeren kisimlar mi şifrelenecektir yoksa
bunlarin yaninda kaynak ve hedef IP' lerini içeren başlik kisimlari da
şifrelenecek midir? Eger sadece veri içeren kisimlar şifrelenirse - Cisco,
Cylink ve NEC tarafınfan bu yaklaşım kullanılmaktadır - kaynak ve hedef IP
adresleri değişmeden internet ortamına çıkarılacaktır. Bu paketlerden
birini ele geçirecek kişi, adres bilgilerini elde edebilecektir. Bu
bilgilerin başkaları tarafından ele geçirilmesi sorun yaratmayacakmış gibi
gözükse de, bu bilgilerden yararlanılarak, firewall' un diğer tarafında
yer alan routerlara veya başka cihazlara ilişkin bilgiler elde
edilebilinir. Bu bilgiler de kullanılarak firewall' u kandırmak, sanki
şirket içinden bir makineymiş gibi ağa ulaşmak mümkün olabilecektir.
Tüm
paketlerin şifrelenmesi durumunda böyle bir olasılık olmayacaktır. Şu an
için bu işi yapan bir ürün IP Encapsulating Security Payload (ESP)' dir.
Kısaca buradaki yaklaşım; Bir güvenlik aygıtı vasıtasıyla IP adres
paketlerine yeni kaynak ve hedef adreslerinin eklenmesidir. Yalnız bu
adresler, sadece firewall' ları adreslerler. Dolayısıyla dışarıdan
birisinin, firewall' un arkasında yer alan herhangi bir cihaza ilişkin
bilgileri elde edebilmesi mümkün değildir. ESP yaklaşımını destekleyen
şirketler; Border, Checkpoint, IBM, Raptor, V_One ve Western Datacom' dur.
Fakat bu
yaklaşim için de bir problem mevcuttur. IP paketine sürekli yeni
adreslerin eklenmesi, bu paketin oldukça fazla büyümesine, hatta müsaade
edilen siniri aşmasina sebep olabilecektir. Böyle bir durumda da bu paketi
bölmek gerekecektir.Bölmelenmiş paketlerin hedefe ulaştiginda kodlarinin
çözülmesi biraz daha zor olacaktir. Ayrica bölünmüş paketler hedefe uygun
sirada gelmeyebileceklerinden bunlar da sorunlara sebebiyet
verebilecektir.
IP
şifrelemesi yukarida bahsedilen sorunu önlerken ayni zamanda çalma (hijacking)
olaylarinin da önüne geçecektir. Burada yapilan işlem şudur; Dişaridan aga
müdahale etmek isteyen kişi, dügümler arasinda giden paketleri takip
ederek, amacina uygun bir dügüme ilişkin bir paket yakalamaya çalişir.
Böyle bir paket yakaladiginda da, haberleşen iki dügümün arasina girip,
hedef dügüm ile konuşmaya başlar. Hedeflenen dügüm hala daha kendi agindan
bir makine ile haberleştigini sanarak, veri aliş - verişini sürdürür. Bu
sayede de bu dügüm tarafindan üretilen paketler alinirken, hedef dügüme de
kendi kodlarini göndererek, bunlarin burada koşmasi, dolayisiyla buraya
zarar verilmesine sebep olunabilir. IP şifrelemesi vasitasiyla, bu
sorunlarin da önüne geçilmiş olunur.
2.1.2.e.
Kullanici Belirleme
Güvenli bir
iletişim için sadece şifreleme yeterli olmayacaktir. Şifrelenmiş veriler
gönderilmeden önce, kiminle irtibat halinde olundugu bilinmeli, bunun için
de karşi taraftaki kişinin kendini tanitici bilgileri göndermesi
istenmelidir. Bu işlem güvenlik mekanizmasinin önemli aşamalarindan biri
olup Kullanici Belirleme (authentication) olarak bilinir. Şu an için en
yaygin kullanilan Kullanici Belirleme araci Security Dynamics Inc.
tarafindan geliştirilmiş olan SecurID' dir.
3. Windows
NT'de Güvenlik
Nt
kaynaklarını (yazıcı,dosya yada uygulama) korumak için onlara erişimi
kontrol eder. Buradan kaynakların yetkili kullanıcılar tarafından
kullanılabileceği ve yetkisiz kullanıcılar tarafından kullanılamayacağı
durumu ortaya çıkar. Windows NT de güvenlik sistemi, kaynakların belli
kısıtlamalara (izinlere )sahip olmasıyla sağlanır.
NT işletim
sistemi düzenlediği sabit disk, sürücü ve diğer birimlerin korunması için
değişik güvenlik yöntemlerine sahiptir.NTFS dosya sistemi, dosya ve
dizinlere kullanıcı bazında izinler vererek NT sisteminin ana izin
sistemini oluşturur.
Yerel
(lokal) bilgisayarların sabit diski ve diğer birimlerin korunması yanısıra
network üzerinden sisteme erişecek kullanıcıların da kontrol edilmesi NT
koruma sisteminin bir bölümünü oluşturur. NT işletim sistemi bu işlemler
için çok sayıda araca sahiptir.
Yönetim
araçları:
· NT
Explorer
· My
Computer
·
Server Management
·
Command Prompt
NT
Kaynaklarına Başvuran bir kullanıcı için tesis edilen kontrol üç ayrı
düzeyde düzenlenir:
·
Share-level (paylaşım düzeyi)
·
Directory-level(dizin düzeyi)
·
File-level(dosya düzeyi)
Share-level
paylaşım bir dizinin genel olarak network'e (diğer
kullanıcılara)paylaştırılmasındır. Dosya ve dizin düzeyindeki paylaşımlar
ise yerel bir kullanıcı yada grup için özel izinlerin düzenlenmesidir.
Sabit diskteki dizinler ve dosyalar için yapılacak izin düzenlemeleri için
My Computer yada NT Explorer kullanılabilir.
İzinler/İşlemler Read Execute Write Delete Set
Permission
Take
Ownership
No
Access - - - - -
-
Read
x x
Change
x x x x
Full
Control x x x x x
x
Special
Address x x x x x
x
· Bir
disk bölümü NTFS ile formatlandığında 'everyone' grubuna 'full control'
olarak açılır. Buna varsayım izin denir.
· Bir
grup içinde tanımlı olan kullanıcının bir kaynağa ulaşmasındaki izinleri
kullanıcı izinleri + grup izinleri birleşerek kullanıcıyı temsil eder.
Grup yada kullanıcı izinlerinden birisinin No Access olması durumunda
birleşik (kümülatif) izin No Access olacaktır.
· Çalışan
bir NT Server üzerindeki dosya ve dizinlere kimse ulaşamaz. Diğer bir
değişle Nt server üzerindeki dosya ve dizinlere network üzerinden diğer
kullanıcıların ulaşabilmesi için dosya ve dizinlerin paylaştırılması
gerekir.
· Bir
dizini paylaştırmak için, Administrators grubunda yada Server Operators
grubunda olmak gerekir. Bir dizin yerel yada uzaktan paylaştırılabilir.
Yerel yönetim için NT server' a giriş yapilmalidir. Uzaktan paylaşimlar
için Server Manager programi çaliştirilmalidir.
Denetim(auditing)
bir bilgisayar için, dosya ve dizinler üzerinde belli kullanici yada
gruplar tarafindan yapilacak işlemlerin takip edilmesini saglar. Bu işlem
için yine My Computer yada NT Explorer ile seçilen dizin yada dosyanin
üzerinde farenin sag tuşuna basilarak Properties iletişim kutusu elde
edilir. Bundan 'Auditing' düğmesine basılır.
Denetim
seçenekleri dizin ve dosya üzerindeki işlemleri belirtir. Bu işlemlerin
başarılı yada başarısız şeklinde tamamlanmasına göre işlemler takip
edilir. Daha sonra yine Administrative Tools program grubunda yer alan
Event Viewer programı ile işlemler takip edilir.
3.1.
İnternet Protokolünün Zayıf Noktaları
Internet
Protokolünün en zayıf tarafı gelen ve giden bilginin kaynağının ve
içeriğinin doğruluğunun kontrol edilememesidir. İstenirse sanki başka bir
kaynaktan geliyormuş gibi istenen her hangi bir adrese herhangi bir paket
gönderilebilir. Sahte bağlantılar bile kurulabilir. Ayrıca bazı "Yanlış"
paketler göndererek işletim sistemleri şaşırtılabilir, hatta
kilitlenmeleri sağlanabilir.(Nuke)
3.2.
Network Topolojisinin Zayıf Noktaları
Eğer switch
kullanılmıyorsa gönderilen bir bilgi ağdaki bütün makinelere uğrar. Sniff
olarak adlandırılan bir işlem sayesinde ağda oluşan ya da gelen giden
bütün paketlerin içeriklerini izlemek mümkündür. Network'deki yada
ISS'lerdeki kötü niyetli kişiler şifrelenmemiş Internet işlemlerinizi
izleyebilirler. Mesela e-maillerinizi okumak, chatte konuştuklarınızı
görmek, hangi sayfalara bağlandığınızı loglamak vs.
Fakat bu
tür işlemleri yapabilmek için çok fazla şey bilmek yada ağ yöneticisi
durumunda olmak gereklidir. Ayrıca Linux kullanarak lokal ağda her hangi
bir hakka sahip olmadan bu işlemleri yapmak mümkündür. Windows NT bu tür
işlemleri yapabilmek için özel sürücüler yüklenmesini gerektirir, bunu da
sadece sistem yöneticileri(administrator) yapabilir. Fakat ne yazık ki
çoğu şirkette Administration hakkı bir çok kullanıcıda bulunabilmektedir.
3.2.1.
Hacker
Hackerları;
kendilerini her türlü bilgiye ücretsiz erişmek isteyen insanlar olarak
tanımlayabiliriz. Hackerlar bilgisayar hakkında çok bilgilidirler ve bu
bilgiyi çoğu zaman bir şirketi zengin etmek için değil de kendileri için
kullanmayı tercih ederler. Sistemlerin zayıf noktalarını bulmak ve onları
açığa çıkartmak onlara büyük bir zevk verir.
Bir
genelleme yapmak gerekirse 2 tip hacker vardir
Siyah
Hackerlar (Malicious Hackers) : Hacker olmanın en önemli kurallarından
biri olan karşı sisteme zarar vermeme kuralı onlar için pek bir şey ifade
etmeyebilir. Açığını buldukları herhangi bir sistemin içeriğini silebilir
yada web sayfalarının içeriğini HACKED BY XXX yada OWNED türünden
kelimelerle değiştirirler, belirli bir guruba üyelerdir. Çoğu zaman bu
guruplar arası savaşlar yüzünden bir çok sayfa yada hükümet sistemleri
zarar görür. Bu kişiler kredi kartı ile alış-veriş yapılan sistemleri hack
ettikten sonra oradan alış-veriş yapmış olan kişilerin kart numaralarını
kullanarak o kişilere büyük ölçüde zarar verebilirler.
Beyaz
Hackerlar : Sistemleri sadece bilgiye (daha sonraları da rahatlıkla)
erişebilmek için hack ederler. Girdikleri sisteme zarar vermez ve sistem
dosyalarını modifiye etmezler.(varlıklarını gizlemek için bir iki log
dosyası silmek ya da daha sonrada tekrar girebilmek için kendilerine
account açmak haricinde) Aslında son derece tehlikeli işler yapabilecek
olmalarına rağmen sadece güvenliğinin zayıflığını ispatlamak amacıyla
sayfalarda yada sistemlerde ufak notlar bırakırlar. Diğer bir deyişle
sistemi kuran kişilerle dalga geçerler. Genelde iş güç sahibi insanlar
olan beyaz hackerlar bir anlamda bedava güvenlik hizmeti verirler .
3.2.2.
Hackerlar Sisteme Nasıl Zarar Verebilirler?
Eğer bir
şirket Network ile herhangi bir ağa bağlı ise kötü niyetli kişiler
sisteminizdeki verilere erişebilirler, verileri değiştirebilirler ve hatta
silebilirler. Daha da açarsak şirketinizin müşteri kayıtlarını alabilir,
muhasebe kayıtlarını değiştirebilir yada bozabilir veya sisteminizde
kayıtlı bulunan tekliflerinizi okuyabilirler. Sistem kalıcı olarak işlem
dışı bırakılabilir. Internet bağlantısını bozabilirler, Trojanları
sisteminize yerleştirerek sanki makinenin başında oturuyorlarmış gibi her
ne isterlerse yapabilirler. Hatta hardware spesifik yazılımlar kullanarak
makinenizdeki görüntü kartını olduğundan yüksek bir frekansta çalıştırarak
monitörünüzü çalışamaz duruma getirebilirler!
Eğer ev
kullanıcısı iseniz, yine yukarıda anlatıldığı gibi sisteminizdeki özel
bilgilere erişilmesi silinmesi ve sisteminizin devre dışı kalması
mümkündür.
Spoofing :
Spoof'un kelime anlamı oyun/parodi/kandırmaktır. Internet ortamında ise
Spoofing birkaç alanda karşımıza çıkar. Spoof genel olarak IP'deki
(Internet Protokolü) değerlerin olduğundan farklı olarak gösterilmesi
demektir.
DNS (Domain
Name Service) Spoofing : IRC (Internet Relay Chat) kullanıcıları IP
spoofing dedikleri ama aslında gerçek ismi DNS spoofing (address
resolution spoofing) olan, DNS Server'ların sahte ARP'lerle kandırılıp
istenilen IP'nin olması gerektiğinden farklı bir şekilde çözülmesi
demektir. Eğer bir DNS Server'a bir IP adresinin resolve edilmesi için
query açtıktan sonra, hemen arkasından çeşitli sahte paketlerle o IP'nin
spoofing.is.fun hostuna karşilik oldugu şeklinde bilgiler gönderip DNS
Server'ı kandırıp aşağıdaki sonucu elde etmek mümkündür.
Blackwind
is aggressor@spoofing.is.fun * The Myth
Blackwind
on @#Aggressor
Blackwind
using irc.aggressor.net
End of /WHOIS
list.
Aslında
yukarıdaki örnekteki gerçek host name aggressor@195.174.89.63 idi. Fakat
IRC Server'a DNS spoofing yaparak Hostname'i olduğundan farklı bir
şekilde gösterdik.
Birçok IRC
Server; kendi çapında spoofing protection olarak IP'yi HOST'a daha sonra
da aynı HOST'u IP'ye çevirip bilgileri karşilaştirir. Eger karşilaştirmada
eşleşme saglanamazsa baglanmaya çalişan hostla baglantiyi keser. Eger DNS
Server IP>HOST>IP eşleşmesini dogruluyorsa IRC Server da bu eşleşmeyi
kullanir.
IP Spoofing
: IP paketlerinin source (kaynak) IP'sini degiştirmek demektir. Böylece
paketi alan hostun, paketin geldigi kaynak adresini bilmesini engellenmiş
olur. Host gelen paketin sizden degil de başka bir yerden geldigini sanir
.
ICQ
Spoofing : ICQ Protokolünün spooflanmasi(alaya alinmasi) demektir,
başkalarinin yerine başkalarina mesaj atmak için kullanilir.
3.3. DNS Ve
IP Nedir?
DNS(Domain
Name Services) : DNS, Internet host adlarinin yer aldigi hiyerarşik bir
veritabanidir. Internet üzerinde hizla artan host'lara erişimi
kolaylaştirmayi saglar. DNS, internet yada UNIX bilgisayar adlarinin
çözülmesi için kullanilir. DNS'in düzenlenmesi için TCP/IP'nin kurulu
olması gerekir.
Network
yöneticisi DNS'i kullanarak domain ve bilgisayar adlarının çözümlenmesini
sağlar. HOSTS dosyaları ile bir subnet içindeki ip adresleri bulunur.
Birden çok subnet arasında , diğer bir deyişle domainler arsında IP
adreslerinin bulunması için DNS' e gereksinim vardır.
IP(INTERNET
PROTOCOL) : Internetin önemli bir bölümü IP' ye dayanır. Internet
üzerinden yollanan bilgiler bir Internet paketi olarak paketlenir. Paket,
Internetin bir kısmından diğerine yönlendirilebilir.
Bir
kullanıcı IP numarasını kolaylıkla değiştirebilir. Kullanıcı eğer aynı
adres te biri varsa beklemede kalır(ping). Eğer yoksa IP adresini
değiştirebilir.
Örneğin :
Ping
155.223.5.8
Pinging
155.223.5.8 with 32 bytes of data:
Request
timed out.
Request
timed out.
Request
timed out.
Request
timed out.
Şimdi
kullanıcı IP adresini değiştirme işlemini yapabilir.
Bu sebepten
dolayı, yani , IP adreslerinin bu kadar kolay değiştirilebilmesi bir
network ün güvenliğinide olumsuz yönde etkilemektedir. Denetlenemeyen IP
ler, sistemlerin güvenliğinin zayıf bir noktalarıdır. Bu yüzden saldırı
yaptığı belirlenen bir kullanıcı IP sini değiştirerek elinizden kaçmış
olabilir.
3.4.
Firewall
Yerel ağ
ile global ağ arasında bulunan ve giden gelen berileri tarafınızdan
belirlenmiş kriterlere göre filtre eden bir bilgisayardır.
Çoğu netwok
güvenlik üzerine kurulmadığından bu gibi networklerde firewall bulunması o
networklerin güvenliği açısından bir gerekliliktir.
Firewall'
ların genel mantığı sisteminize onay verilmeden(authorization)
kullanıcıların girmemesini sağlayarak sisteminizi teorik olarak dışarıdan
görünmez hale getirmektir.
Bir
firewall genel olarak yasal kaynaklardan ve gideceği hedefin adresinden
oluşur. Bu şartlara uymayan her paketi geri çevirir. Buna adres
filtreleme(Address Filtering) denir.
İki
firewall birarada düşünürsek; gateway'den ve ya gateway'e gönderilmedikçe
hiçbir paketi almayan ve geri çeviren bir yönlendiriciyi oluştururlar.
Global Ag
daki bir makinaya baglanmak için, ilk önce gateway a baglanmaniz gerekir.
Bunun ardindan global networke geçebilirsiniz.
4. Saldiri
Türleri
Belli başli
saldiri türlerini Dos (nuke), Remote Exploits ve trojanlar olarak
ayirabiliriz.
4.1. Nuke
4.1.1. Nuke
Nedir?
Nuke siz
internete bagliyken ISS nizce size verilen bir ip numarasi yardimi ile bir
başka kişinin özel programlar yardimi ile bilgisayariniza paketler
gönderilmesi ve bu paketlerin bilgisayariniza zarar vermesidir.
4.1.2.
Çeşitleri
OOB Nuke :
(Out of Band Nuke ) Sadece Windows NT ve Windows 95'in bir bug olan OOB
Nuke, işletim sistemi Windows olan bir makinenin 139. portuna (Netbios
Session Port) MSG_OOB tipi bir baglanti (connection) yapilmasiyla
gerçekleşir.(Service Pack ile halledildi)
Eger
Windows 95 kullaniyorsaniz sisteminize mavi ekran vererek Internet
baglantisinin kopmasina, Windows NT kullaniyorsaniz sistemin durmasina yol
açar.
Land :
Bilgisayari kendi kendine senkronize ettirerek Winsock'un sonsuz döngüye
girmesini saglar böylece mouse'un bile hareket etmemesine yol açar.
Source IP-Source
Port ve Destination IP-Destination Port'un aynı olduğu bir IP paketi land
saldırısının gerçekleşmesini sağlar.
Teardrop,
Boink, Nestea : Internet üzerinde gelen giden veri parçalar halinde
taşınır. Daha sonra işletim sistemi tarafından birleştirilen paket
parçacıkları veriyi oluşturur(Fragmentation). Çoğu sistemin duyarlı olduğu
bu saldırı tipleri, bilgisayarınızın bozuk olarak bölünmüş iki paketi
birleştirmeye çalışması ile gerçekleşir.
Boink;
teardrop saldırısının ters olarak çalışan halidir.
Nestea;
teardrop saldırısının minör değişimlere uğramış halidir. Aynı zamanda
teardrop ve boink saldırılarına karşı patch edilmiş Linux sistemlerinde
etkilidir.
Brkill :
Eğer Windows yüklü bir bilgisayara, bağlantının sonlanmasıyla oluşan PSH
ACK tipi bir TCP paket gönderilirse Windows o anki son bağlantı seri
numarasını gönderir. Buradan yola çıkarak hedef makinedeki her hangi bir
bağlantıyı zorla kesmek mümkün olur.
ICMP Nuke :
Bilgisayarlar çoğu zaman aralarındaki bağlantının sağlamlığını
birbirlerine ICMP paketleri göndererek anlarlar . Bu saldırı varolan bir
bağlantının arasına sanki hata varmış gibi ICMP_UNREACH paketi göndererek
oluşur.
Jolt /
Ssping : Windows 95 ve NT'nin yüksek boyuttaki bölünmüş ICMP paketlerini
tekrar birleştirememesinden kaynaklanan bir saldırı türüdür. 65535 + 5
bytelık bir ICMP paketi göndermek bu saldırıyı gerçekleştirir.
Smurf :
Networklerde Broadcast Address olarak tanımlanan ve kendine gelen
mesajları bütün network'e yönlendiren makineler vardır. Eğer birisi başka
biri adına o makineye ping çekerse, ağ üzerinde çalışan bütün makineler
hedef olarak belirlenen makineye ping çeker. Smurf, bu işlemi yüzlerce
broadcast makineye tek bir kaynak IP adresten ping çekerek saldırı haline
çevirir. Bir anda bilgisayarlara onbinlerce bilgisayarın ping çektiği
düşünülürse, değil bir şirketin bağlantısı, maalesef TURNET (Türkiye
Internet Omurgası) çıkış gücü bile buna cevap vermeye yetmez ve
bağlantılar kesilir.
Suffer3 :
Suffer saldırısı karşı bilgisayara sanki binlerce farklı bilgisayardan
bağlantı isteği geliyormuş gibi SYN paketleri gönderir . Bu saldırının
sonunda Windows yeni bağlantılar için yeterli hafıza ayıramaz ve kalan
hafızayı da bitirir. Bazı firewall türleri de böyle bir durum karşısında
binlerce soru kutucuğu açarak makinenin kilitlenmesine sebep olur.
4.1.3. Nuke
Programları
İnternet
üzerinden de temin edilebilen,ve sıkça karşımıza çıkabilecek belli başlı
nuke programları şöyle sıralanabilir:
Winpack 1.0
, The aggressor , Nuke v3.2, Winnuke...
4.1.4.
Nuke'tan Nasıl Korunulur?
NUKENABBER:
NukeNabber
kimin size Nuke veya daha farklı yollarla saldırı düzenlediğini öğrenmeniz
için tasarlanmış bir güvenlik programıdır. ISP adminlerinin bu hacker'ları
belirleyip etkisiz hale getirmeleri için kolaylıklar sağlar.
Birden
fazla port u kullanıma sokarak sizin birtek port ile tuzağa düşmemenizi
sağlar . Böylece karşıdaki insan sizin hangi portu kullandığınızı
kestirmesi çok güç olacağından yoluna oldukça önemli bir engel de koymuş
olursunuz.
TCP ve UDP
kullanarak yapılan saldırıları tespit etmek için 50 ye kadar port
kullanılabilir. TCP ve UDP'nin yanısıra ICMP dest_unreach portlarınıda
denetleyebilir.
Bir Saldırı
Nasıl Rapor Edilir ?
· Saldırı
amacıyla sizin portunuza bağlanan kişinin adres raporunu gözden
geçirin.(Bu dosyalara view menüsünden ulaşabilirsiniz.)
·
Mümkünse Admin bağlantısı için e-mailleri alın.
Eğer
raporlardan bir şey elde edemediyseniz, log dosyasını root@isp e
gönderin.
· E-mail
programınızı çalıştırın.
· En son
yapılan logonların listesini emailinize geçirin.
· Kısaca
başınıza ne geldiğini mesaja ekleyin
· Mesaja
gerçek isminizi ve yetkilinin sizinle irtibat kurabileceği bir adres veya
telefon bırakmayı ihmal etmeyin.
4.2.
Exploitler
Exploitler
genelde sistem tabanlı olarak çalışırlar yani Unix'e ait bir exploit
Windows için çalışmaz. Bu güne kadar bulunan yaklaşık olarak 1000'in
üzerinde exploit vardır.
Windows
Null Session Exploit : Windows işletim sistemi, dışarıdaki kullanıcılara
network üzerinde hiç bir hakka sahip olmadan session, user ve share
information'ı verir. Kötü niyetli birisi bu exploiti kullanarak sistem
hakkında çok kritik bilgiler sahibi olabilir.
Örnek :
Agis NT
Peek utility V0.5 , (C) Copyright by Agis Corp 1998. All rights reserved.
Connecting
to : \\194.***.**.**
connection
established
Processing..
\\194.***.***.***\NETLOGON (disk) Logon
server share
\\194.***.***.***\i386 (disk)
\\194.***.***.***\IE4.3000 (disk)
Getting
Session information ..
Server
name : TiN User name : (None)
Login
Time : 154461 secs (2574 mins) IIdle Time : 559 secs (9 mins)
-----------------------
Server
name : MiP Usern name : (None)
Login
Time : 573 secs (9 mins) Idle Time : 573 secs (9 mins)
-----------------------
[lord*****]
Password :
**********
Account :
(lord*****)
Full name
: (Lord zerg ******)
Comment :
(Administration account)
User
Comment : (Dark throne)
Password
age : (0) hours
Privledge
: Administrator
Home Dir :
()
Script
path : ()
Spec
Params : ()
Workstations
: ()
Logon
Hours : (1349551)
# of
badpass : (0)
Logon
count : (2896)
Logon
Server : (\\*)
Country
Code : (0)
Code Page
: (0)
User ID :
(500)
Group ID :
(512)
Profile :
()
Home drive
: ()
Password
Exp : (0)
Auth Flags
:
-No auth
flags
Flags :
- The logon script executed
- This account is normal
- password doesn't expire
-
user can
change password
PHF Exploit
: Bu exploit oldukça eski olmasına rağmen halen karşılaşabilecek bir
güvenlik açığıdır, PHF CGI yardımı ile sistemdeki dosyalara admin olarak
erişilebilinir.
GET /cgi-bin/phf?Qalias=x%0a/usr/bin/ypcat%20passwd
http://www.phfcalistiranserver.com/cgi-bin/phf?Qalias=x%0a/usr/bin/ypcat%20passwd
Yukarıdaki
örnek Unix işletim sistemi ya da türevini kullanan bir makineden User
bilgilerinin ve de şifrelerinin bulunduğu Password dosyasının görülmesini
sağlar.
ASP Exploit
: Active Server Page özelliği kullanan WebServer'larda URL' nin sonuna bir
nokta(.) yada ::şDATA yazilarak ASP'nin içeriği (source code) görülebilir.
Eğer ASP'nin içerisinde her hangi bir şifre varsa bu exploit çok tehlikeli
olabilir.
http://www.aspkullananserver.com/default.asp.
ya da
http://www.aspkullananserver.com/default.asp::$DATA
Sendmail
Exploit : Eski Sendmail versiyonlarında birkaç basit hile ile sistemin
şifrelerinin tutulduğu dosyayı çekmek mümkün olabilir. Ayrıca sistem
kullanıcıları hakkında bilgi almak (EXPN) yada bir Username'in o Server'da
olup olmadığını öğrenmek de mümkündür. (VRFY)
telnet
mail.server.com:25
ICQ Tabanlı
Exploitler : Son derece zayıf bir mimariye sahip olan ICQ sistemi, kolayca
taklit edilebilen, hatta gerçek spoofing bile yapılmasına gerek kalmayan
bir sistemdir. ICQ kullanıcıları kolayca mesaj bombasına tutulabilir,
passwordleri değiştirilebilir, onaya gerek kalmadan listeye alınabilir.
IP'sini kullanıcı gösterme dese bile görülebilir yada ICQ chat yaparken
mesaj taşması (flooding) yapılabilir.
Dosya ve
yazıcı paylaşımı :
Windows 95
yada NT'de paylaşima açilan disk ya da klasörlerin okuma-yazma izinlerine
çok dikkat edilmelidir. Şifresiz (Şu birçok ISP'nin Inetpub Directory'sini
tüm dünyaya yazma izni vererek paylaşima açmasi gibi) ya da kolay tahmin
edilebilecek (username ile ayni) bir şifre ile paylaşima açilan disk yada
klasörlerin her türlü saldiriya açik olmasi gibi durumlar istenmeyen
durumlara yol açabilir.
Windows
Start menüsünde Run seçenegi tiklatildiktan sonra \\IP yazip Enter tuşuna
basilirsa, IP'si yazilan makinede paylaşima açik olan yerler görülebilir.
Windows'un içinde var olan NET komutunu kullanarak (NET VIEW \\IP) yine
paylaşima açik yerleri görebilir ve yine ayni komutla onlara
baglanilabilir.
(NET USE J:
\\IP\paylaşimismi) Ayrica linux yüklü bir makineden, smbclient programi
ile ayni işlemleri yapilabilir.
Bu tip
tehlikelerden korunmak için paylaşimlara saglam bir şifre zorunludur. (anlamsiz
kelime+ rakamlar+hem büyük hem küçük harf kullanimasi vs.)
Diger
Araçlar : Snork, cachecow, ADMmountd, mountd, faxsurvey, vintra,hotmail_exploit1-2,
ioconfig lpd-rm, dilloncrond, nameserver_dead, lpd-mail, imapd4, binfo-udp,
pinebug, mailxploit, newxterm, mailex, metainfo, xterm_exploit,
dip3.3.7overflow-exploit, coke ve daha bir çok exploit bulunuyor.
4.3.
Trojanlar ( Truva Ati)
4.3.1.
Trojan Nedir?
Trojan bir
sisteme girmek için arka kapi açan bir programdir.
4.3.2.
Trojan Neler Yapabilir?
Trojan,
internet baglanti şifreniz dahil bilgisayarinizdaki bütün şifrelerin ele
geçirilmesini saglayabilen bir saldiri programidir. Bilgisayarinizin
sistem ayarlariyla oynanmasini, cpu nun, monitörün ve hatta ekran kartinin
yakalamsini saglayabilir. Dosyalariniz kariştirilabilir, silinebilir veya
degiştirilebilir. Bilgisayariniz formatlanabilir veya restart edilebilir.
Mesajlariniz okunabilir, sizin yerinize mesaj yazilabilir, aktif
programlarin listesi çikarilabilir...vs. Bunlar trojan programının
yapabileceği şeylerin sadece birkaçı.
Başlıca
bilinen trojan programları Netbus ve Backorifice dir.
BACKORIFICE
:
BackOrifice
ve BackOrifice2000 adı altında 2 tane sürümü vardır. Bu Trojan programı
bir Microsoft Windows üzerinde kurulduğu zaman kullanıcının sistem
üzerinde tam yetkili(full access) olmasını sağlar. Bu program firawall
tarafından engellenebilmektedir. Henüz firewall'I aşabildigi tespit
edilmemiştir.
4.3.3.
Nasil Korunulur?
1.
Güvenmediginiz kişilerden exe veya com dosyalari almayiniz.
2. Eger
bilgisayaranizda trojan oldugundan şüpheleniyorsaniz bilgisayarinizdaki
giriş ve çikişlari kontrol eden firewall* gibi bir prgram kullanin ve en
kisa zamanda cleaner programini çekip bilgisayarinizdaki trojanlardan
kurtulun.
3. Norton
anti-virüs gibi, bir dosyayi çaliştirmadan kontrol eden bir anti virüs
programi kullanin ki dosyalara trojan bulaşmişsa çaliştirmadan uyari alin.
4. Anti-trojan
programlari kullanin.
*
Firewallar güvenlik mekanizmalarinin ilk aşamalaridir.
4.3.4.
Anti-Trojan Programlari
NETBUSTER:
Netbuster
programi netbus(trojan) kullanicilarina karşi sistemi koruma amaçli bir
programdir.
Netbus ile
sizin bilgisayariniza baglanan kullanicilari tespit edip onlardan korunmak
için geliştirilmiş bir programdir. Bu program yardimiyla o anda
bilgisayariniza baglanmiş olan hackerlara mesajlar gönderebilir ve onlarla
oyun oynayabilirsiniz. .Bu programin asil amaci tam olarak bir güvenlik
saglamak degildir. Netbus kullanarak bilgisayarinizin portlarina baglanan
başka kullanicilari o portlardan uzak tutmak amaçlidir.
Netbuster'
in genel olarak iki kullanım amacı vardır. Birincisi bilgisayarınız da
bulunabilecek trojanları temizleyerek bilgisayarınızı olası hackerlardan
kurtarmak, ikincisi ise, bilgisayarınıza netbus kullanarak bağlanmaya
çalışan kişilerin ip adreslerini tarihleri(gün--saat) ile birlikte
kaydederek, karşıdakinin size ne yapmak istediğini ve onun bilgisayarı
hakkındaki bilgileri öğrenebilirsiniz böylece sizde ona karşı bir oyun
oynayabilirsiniz. Çoğu kullanıcı netbus SERVER ile Netbus Client
arasındaki farkı bilemezler . ikisini birden çalıştırırlar ve farkında
olmadan kendilerinede trojan bulaştırmış olurlar.Böylece sizde onun
bilgisayarı üzerinde hüküm kurabilirsiniz.
NETBUSTER
NASIL ÇALIŞIR?
Net buster
I çalıştırdığınızda hafızanızdaki kayıtlı Netbus SERVER lerini tarar.
Bulunduğu takdirde bunlar silinecektir ve program size kendiliğinden
çalışan dosyaların olup olmadığını soracaktır. Eğer yoksa muhtemelen
netbus server sisteminizde kayıtlı değildir ve ya tanınmayan bir
versiyonudur. Aksi takdirde portlarınız netbus server'a bağlı veya
kullanılıyor demektir.
Netbuster
1.31 programında VARIOUS seçeneğini kullanarak programın kullanımında
değişiklik yapabilirsiniz . Mesela şekilde görüldüğü gibi, biri sizin
makinanıza bağlandığında don't disconnect seçeneği var: Bu demektir ki bir
kişi bilgisayarınıza bağlandığında onu disconnect etmiycektir. Seçenekleri
değiştirerek 60 saniye içinde bağlantıyı kesmesini yada bir mesaj
gönderip öyle disconnect olmasını da sağlayabilirsiniz.
NETBUSTER
HAKKINDA BİLGİ ALABİLECEĞİNİZ VE DOWNLOAD EDEBİLECEĞİNİZ BAZI SİTELER:
http://surfto.netbuster.com/
http://www.nttoolbox.com/netbus.htm
http://www.davidm.8m.com/netbus.html
http://www.kdrserve.com/support/netbus.html
http://net-security.org/sw/arhatroj.htm
Saldırı
türleri, bunların korunma yolları,çeşitli güvenlik programları hakkında
merak ettiklerinizi http://indigo.ie/~lmf/home.htm adresinden
öğrenebilirsiniz. Burada ekranın sol tarafındaki menüden hakkında bilgi
edinmek istediğiniz konuyu seçin ve dilediğiniz programı download edin.
PROTECTOR
PLUS:
Bilgisayarınızda bulunan trojan türü programları bularak bunları etkisiz
hale getirmeye yarayan bir programdır.
Protector
plus programını çalıştırdığınız da Sizin seçtiğiniz bir alanı tarayarak
herhangi bir trojan bulduğunda bunu bilgisayarınız dan siler ve işlem
bittiğinde de raporu size gösterir. Bu rapora göre bilgisayarınızda trojan
bulunmuşsa bunları listeleyerek üzerinde yapılan işlemleri listeler.
THE
AGGRESSOR
The
Aggressor NEDİR ?
The
Aggressor, ileri seviye kullanıcılar, adminler ve Internete bağlı
kuruluşlar için geliştirilmiş bir network yönetim ve korunma programıdır.
Türkiye' de geliştirilen ilk firewall olma özelliğine sahip olan yazılım
dünyada da benzerleri arasında oldukça iyi bir üne sahiptir. Henüz program
çıkmadan bile programın Web Sitesine günlük ortalama 54.000'in üzerinde
ziyaret yapılmaktaydı. Son derece modüler olan programa, Plug-in özelliği
sayesinde en son yenilikleri tek bir dosya ile ekleyebilir, hatta SDK'sı
aracılığı ile kendiniz modüller yazabilirsiniz, Delphi ve Visual C için
plug-in desteği mevcuttur. Thread manager ve Custom Plugin Runner gibi bir
çok gelişmiş fonksiyonlar ve komut satırından hoşlananlar için, Linux
benzeri bir komut arabirimine sahiptir. Bu komut arabirimi (CLI) sayesinde
Aggressor'ın GUI'si ile yapabildiği herşeyi komut satırları ile yapmak
mümkündür.Crashguard özelliği sayesinde herhangi bir koşulda oluşabilecek
software hatalarını internal olarak düzeltip çalışmasını aksatmadan devam
ettirebilmek özellikleri arasındadır!
5. Windows
NT İçin Diğer Güvenlik Programları
5.1.
Desktop Sentry
Bu program
bilgisayarınız internete bağlıyken başka biri tarafından bilgisayarınıza
sızılmışsa bunu size bildirir ve önlemini almanızı sağlar.
Sizin
dışınızda herhangi bir logon aktivitesinin olup olmadığını kontrol eder.
Eğer biri sizin bilgisayarınıza bağlanmışsa taskbardaki ikon yanıp sönerek
sizi uyarır. O anda ikona tıklayarak kimin ve nereden bağlandığını
öğrenebilirsiniz. Örneğin "Gezgin from baum" yazıyorsa bu gezgin isminde
bir kullanıcının baum dan sizin bilgisayarınıza bağlandığını gösterir. Bu
kullanıcıyı menüdeki disconnect seçeneğini kullanarak disconnect
edebilirsiniz.
http://www.ntobjectives.com/desktop.htm
download:
http://www.ntobjectives.com/dsinstall.exe
5.2.
Kremlin Encryption And Security Suite 2.21
Şifreleme
programı. Özel dosyalarınızı şifreliyerek koruma altına alabilirsiniz.
http://www.mach5.com/kremlin
download:
http://www.mach5.com/download/krem221.exe
5.3.
Secure4U
İlk MS
Windows tabanlı firewall'dur. Sendbox teknolojisini kullanır. Bu teknoloji
dışarıdan gelen herhangi güvenilmeyen veya bilinmeyen dosyalara karşı
bilgisayarınızdaki dosyaların etrafında bir kalkan oluşturarak sisteminizi
koruma şeklindedir.
http://www.Secure4U.com
download :
http://www.secure4u.com/
5.4. NTSec
4.9.1
Nt
dosyalarının korunumunu ve kullanımını kontrol eder.
Program
bazı konutlardan oluşuyor. Bu komutları kullanarak birçok işlem
gerçekleştirilebilir.
Komutların
açıklamaları:
SAVEACL.EXE:
Dosyaları ,dizinleri ve kullanıcıların haklarını bir dosyaya kaydeder.
RESTACL.EXE:
Kullanıcı haklarını dosyaları ve dizinleri saveacl dosyasından alır.
LISTACL.EXE:
Aynı dosyadaki bilgileri listeler.
SWAPACL.EXE:
Aynı bilgileri bir başka kullanıcıya aktarır.
GRANT.EXE:
Kullanıcının dosya üzerindeki haklarını başka kullanıcılara aktarır.
.. vb gibi
işlemleri bu komutlarla yapabilmeniz mümkün.
http://www.pedestalsoftware.com/ntsec
download: http://www.pedestalsoftware.com/ntsec
5.5.
Security Explorer TM v3.20
Windows NT
adminlerinin NTFS sürücülerini, paylaşımları kontrol etmelerini ve
üzerinde değişiklik yapmalarını sağlar.
Seçilen
dizinlerde ve dosyalarda hakların denetlenmesi ile ilgili bir pencere.
Seçilen dosyalar everyone olarak gözüküyor. Yani bu dosyaları sisteme
giren herkes kullanabiliyor . Bu menü de oynamalar yaparak istenilmeyen
kullanıcıların bu dosyalara ulaşmaları engellenebilir.
Bu
programla dosyalar üstünde hüküm kurabilirsiniz. Örneğin bir dosyanın ve
ya dizinin kullanım haklarını tamamen kısıtlayabilir ve ya tümüyle serbest
bırakabilirsiniz. Bu program ile kullanıcının ulaşabileceği şeyler
konusunda çok daha fazla yetkiye sahipsiniz.
Örneğin
saha dizininin haklarını everyone için yani tüm kullanıcılar için 'full
control'olması sağlanabilir veya çeşitli opsiyonların bulunduğu 'Modify
Permissions' penceresinden istenen özellikleride ayarlayabilirsiniz.
http://www.smallwonders.com
download:
http://www.smallwonders.com/index.asp?BODY=/download.asp
5.6.
Advanced Security Control Manager
Windows NT
yöneticilerinin dosya paylaşimlarini her kullanici için ayri ayri
ayarlamasini kolaylaştirir. Bu program ile hangi kullanicinin hangi
programlari ne zaman kullanabilecegi ayarlanabilir.
Yapilmasi
gereken tek şey bir program seçip kullaniciyi belirtmeniz ve hangi
zamanlar arasinda kullanicinin bu programi kullanmasini istemiyorsaniz
ayarlamaktir. Eger kullanici programi istenilen saatlerin dişinda
kullaniyorsa bir "ACCESS DENIED" mesajı ile karşılaşacaktır.
http://www.protect-me.com/asc/
download:
http://www.protect-me.com/asc.zip
5.7.
Quicklook 1.0
NT için
hızlı bir güvenlik taraması.
http://www.shavlik.com/products
download:
http://ftp.shavlik.com/
5.8. NTO
Scanner
TCP/IP
portlarını tarayarak ayrıntılarıyla kullanıcıya gösterir.
Windows nt
için yazılmış oldukça hızlı bir TCP/IP port tarayıcısıdır. Network
adminleri ve güvenlik uzmanları için tasarlanmış olup, daha çok zaman
kazanmak açısından karmaşık işlemleri eleyerek network kullanıcılarını
doğrudan karşısına alır. Bu program hızlı bir network de 65.000 port u 5
dakika içinde tarayabilir.
Programın
çalışması için gerekenler: WİN NT 4.0 Service Pack 3
800*600
Ekran çözünürlüğü 32 MB ram'larda garanti edilmiyor. TCP/IP networklerde
en iyi 96 MB ram ile çalışıyor.
http://www.ntobjectives.com/prod02.htm
download:
http://www.ntobjectives.com/NTOScanner126.exe
5.9.
Service Pack
Service
Pack Windows NT için bir arka kapı(bug) giderme programıdır. En son
sürümü olan SP5 daha öncekileri ile aynı içerikli olup performans
açısından artıları bulunmaktadır. Service Packin NT için giderdiği
buglardan biri OOB Nuke dir. Makinanın 139. Portuna bağlantı yapılmasıyla
gerçekleşen bu bug I denetim altına almıştır. Ayrıca bir hack programı
olan Getadmin programını da engelleyebilmektedir. Service Pack in
giderdiği bugların daha ayrıntılı bilgilerini internetten elde
edebilirsiniz. Ayrıca SP5 de ek olarak 2000 yılı sorunu için Y2K update
diye bir yazılım da eklenmiştir. Bu yazılım çalıştırılarak tarihlerin
yaratacağı sorunda NT clientler için çözümlenebilir.
Service
Pack Hakkında daha fazla bilgi için önerebileceğimiz bazı adresler
şunlardır:
http://freehosting2.at.webjump.com/311c8803d/eh/eh-security/index.html
http://www.eh-securitycom/index3.html
http://support.microsoft.com/support/kb/articles/Q225/0/37.asp
http://www.microsoft.com/security/default.asp
(microsoft security advisor)
Bu
saydığımız programlar nt için yapılmış güvenlik programlarından sadece
birkaç örnek . Çok daha fazla program bulmak mümkün. http://www.ntsecurity.net/
bu programları bulabileceğiniz sayfalardan sadece biri.
6. WINDOWS
NT İLE İLGİLİ WEB SİTELERİ
1.
http://ciragan.cc.itu.edu.tr/bid/bilgi/net-guvenlik.htm
2.
http://www.ieeesb.eee.metu.edu.tr/biltek/micwin.htm
3.
http://yardim.bilkent.edu.tr/turkce/Yazilar/iw/unix-nt.html
4.
http://www.unix-nt.org/ , John Kirsch'ın Unix-NT Sayfası
5.
http://www.micrograft.com/unix-nt/jt/unix-nt.nob.html ,
Basın sektöründe bir Unix - Nt karşılaştırması
6.
http://www.infoweek.com/692/92iuhid.htm ,
M.J. Garvey, Hidden Cost of NT, July 1998
7.
http://www.ncworldmag.com/ncworld/ncw-04-1998/ncw-04-nextten.html ,
The new Unix alters NT's orbit, April 1998
8.
http://www.unix.digital.com/unix/v4/dhbrown/AIX43.htm ,
D.H.Brown'in Unix - NT Karşılaştırması
9.
http://www.zdnet.com/pccomp/features/fea0797/nt/ , `NT Lies' serisi
10.
http://www.gcn.com/gcn/1998/July13/cov2.htm ,
Software glitches leave navy Smart Ship dead in water
11.
http://www.jimmo.com/Debate/intro.html ,
Güvenlik konusunda Linux-NT tartışması
12.
http://www.kirsch.net/unix-nt/hotmail.html , Hotmail hikayesi
13.
http://www.isdmag.com/Editorial/1998/CoverStory9807.html ,
Engineers Speak Out: Linux vs Windows NT, Part 1
14.
http://www.softwaremag.com/Sept98/sm098cv.htm
15.
http://akgul.bilkent.edu.tr/~akgul/www.softwaremag.com/Sept98/
16.
http://www.zdnet.com/windows/wpro/9809/fs_datacenter_01.html ,
Is NT Ready for DataCenter?
17.
http://www2.computerworld.com/ , NT vs UNIX: An uphill battle ,Kevin
Burden, August 1998
http://www.aberdeen.com/research/comp/viewpoints/1997/v10n20/97090178.html
Microsoft: The Joker of Enterprise IS Computing
18.
http://www.gartner.com/public/static/datapro/industry/indnews6.html ,
NT and UNIX: Irresistible Force vs Immovable Object
|