|
AUP: Kabul Edilebilir
Kullanım Politikaları. Birçok transit iletişim ağı üzerlerinden geçecek
bilgilerin içeriğini kısıtlamaktadır. En çok bilinen örnek NSFNET'in
ticari kullanıma izin vermeyen kabul edilebilir kullanım politikalarıdır.
AUP yürütmesi ağa göre değişmektedir. National Science Foundation.
Access
Mechanism: Erişim Mekanizması. Bir veya birden fazla yazma ve okuma
kafasını, istenilen yazma ve okuma konumuna getiren mekanizma. Bu
mekanizma, yazma ve okuma kafaları sabit olan sistemlerde veri ortamını
hareket ettirmek için kullanılır.
Access
Privileges: Dosyalarda değişiklik yapmak ve erişmek için imtiyaz.
Access
time: Belleği okumak için gerekli süre.
Access:
Depolanmış olduğu yerden bir bilgiye, (data) veya bir cihaza (bir disket
okuyucusu gibi) girişi sağlamak, okumak veya yazmak.
ACCUFIND:
Adres http//nln.com/Accufind JavaScript motoru NetScape tarayıcınıza
yepyeni bir güç ekliyor. Bulmak istediğiniz kaynakların en iyilerini
AccuFind'da bulabilir; aradığınız kaynaklara kolayca ulaşabilirsiniz.
Accuracy:
Hatadan uzaklık derecesi. Accuracy, Precesion ile karıştırılır. Perecision,
herhangi bir ölçme işleminde hassasiyet için kullanılır.
Açılacak
Doküman Adı: Web sayfasının sunucu üzerindeki spesifik dosya adını
belirtir. Kullanma zorunluluğu yoktur.
ACTV:
Klasik televizyonlardan biraz daha iyi resim kalitesi olan HDTV sistemine
geçiş olarak kabul edilen TV yayın sistemi.
AD:
Yönetsel Alan (Administrative Domain).
Ağ:
Bilgisayar ağı değişik yerlerdeki bilgisayar sistemlerini birbirine
bağlayan bir veri iletişim sistemidir. Bir ağ WAN ve LAN'ların değişik
birleşimlerinden oluşabilir. Yerel Alan Ağı (Local Area Network), Geniş
Alan Ağı (Wide Area Network), ağlararası ağ (internet).
Ağ-Ağ
Arabirimi: (Network-to-Network Interface/NNI) Frame Relay Servisi veren
ağlar arasındaki bağlantıları tanımlar. Bu tanım Frame Relay Servisinin
dünya çapında verilmesine olanak sağlar.Frame Relay yüksek hız
ihtiyacından dolayı öncelikle LAN-WAN-LAN bağlantısında uygulama alanı
bulduğu için LAN bağlantılarına uygun PVC desteğine dayalıdır.Uzlaşmaya
varılan bu iki uygulama dışında şu konular üzerinde çalışmalar devam
etmektedir
AD/DA
Çevirici: Analog ses işaretlerini sayısal işaretlere ya da tersi işlemi
aynı şekilde hazırlayan devrelerdir.
A/D-D/A
Çeviriciler: Bilgisayarlı müzik sistemlerinde (CD, DAT, HD Recording
sistemler) analog bilgileri digital'e ya da bunun tersini yapan elektronik
devreler. Bunlar kalitelerine göre fiyatlanırlar. Sistem maliyetlerinde
büyük yer tutar. Örneğin, üzerinde bu çeviriciler bulunmadığından
Waveboard'ın fiyatı oldukça düşüktür.
Adapter
(Adaptör): Direkt olarak birbirlerine uyum sağlamayan iki konnektörün veya
cihazın bağlanmasını sağlayan bir aracı cihaz.
Adaptör:
Uygunlaştrıcı, çevirici, güçkaynağı.
ADC: Analog
sinyalleri karşılığı olan dijital sinyallere dönüştüren bir cihaz.
Address:
Verinin saklandığı bellek bölgesi.
Address:
Bir kayıdı, bölümü veya bilginin saklı olduğu kısımı ifade eden isim,
etiket veya rakamdır.Address (Adres)Internet'te kullanılan üç tip adres
vardır. Bunlar e-posta adresi; IP, internet ya da Internet adresi; ve
donanım ya da MAC adresidir.
Address
(Adres): Bir sistem ya da ağdaki bir cihazda veya diğer veri kaynaklarında
bulunan bir dosyanın yeri için ayrılmış özel kod. Bir kullanıcının yerini
belirten dizi.
Address
resolution: Alfasayısal bir Internet adresine karşılık gelen sayısal
fiziksel adrese çevirme işlemi.
Administrative Domain: Yönetsel Alan. Tek yönetim birimi tarafından idare
edilen ana sistemler, yönelticiler, ve birbirine bağlı iletişim ağlarının
bütünü.
ARPANET:
İleri Araştırma Projeleri Ajansı Bilgisayar AğıARPA tarafından finanse
edilen ve Internet'e öncülük eden bir uzun mesafe iletişim ağıdır.
İletişim konusundaki araştırmalara temel oluşturmuş, Internet'in
geliştirilmesi sırasında omurga rolü üstlenmiştir. ARPANET birbirine
kiralık hatlar üzerinden bağlı ve paket anahtarlayan bilgisayar
sistemlerinden oluşmuştu. Savurma Bakanlığı İleri Araştırma Projeleri
Ajansı (Defence Advanced Research Projects Agency).
Aerial:
Anten
A-F: Alçak
frekans, odyo frekans, ses frekans.
A/V: Audio/Video
(Ses görüntü).
A2Z: Adres
http//a2z.Iycos.com/Lycos'(un A2Z klasörü INTERNET'in kalabalık alanında
yeni bir yer alıyor. A2Z'de çocuk sayfalarından, dünya film
festivallerine, UFO'lardan, sanal fiziğe, her türlü konuyu bulabilirsiniz.
AF: Auto-focus.
Kameralarda netliğin otomatik olarak sağlanmasıdır.
AIX: IBM
tarafından geliştirilen UNIX tabanlı işletim sistemi.
Aldus
Freehand: Programın modüler çalışma özelliği ileri düzeyde. Font
menüsünden Windows altında kullandığınız tüm fontları kullanmanız mümkün.
Değişik ortamlarda sunum ve grafik özelliği de ileri düzeyde bir program.
Aldus
PageMaker: PC'lerde en yaygın kullanılan masaüstü yayıncılık programı olan
Aldus PageMaker, grafik yazılımları ve tarayıcıları ile oluşturduğunuz
grafikleri kolayca yerleştirip formatlamanıza imkan veren masaüstü
yayıncılık programı.
Alfa
kanalları: Photoshop'da, dökümanı oluşturan kanalların haricindeki her
yeni kanala verilen isim. Seçili alan, Save Selection ile kaydedildiğinde
bir alfa kanalı oluşur. Ayrıca Channels paletinde New Channel ile
oluşturulan her yeni kanal, aynı zamanda alfa kanalıdır.
Alias:
Takma ad. Uzun ve hatırlaması zor bir ismin yerine kullanılan genelde kısa
ve hatırlaması kolay isimler.
Aliasing:
Bilgisayar grafik şekilerinin kenarlarında bulunan, bazin jaggies diye de
adlandırılan bir efekt.
ALL IN ONE:
Adres http//www.albany.net/allione/all1www.html/#WWW/Bu adresten Internet
dahilindeki tüm arama/tarama servislerine ulaşabilirsiniz.
Alphanumeric: Alfabetik ve nümerik karakterlerden oluşmuş kelime. Rakam,
kelime ve özel semboller ihtiva eden karakter seti.
ALTAVISTA:
Adres http//altavista.digital.com. Digital Equipment Co. firmasının Alta
Vista tarayıcısı 16 milyon Web sayfası içindeki 8 milyar kelimeyi önünüze
getiriyor. En büyük Web index'ine de sahip olduğunu iddia eden firma bu
index içinde detaylı ya da kalıp halinde bir araştırma yapmanıza izin
veriyor.
ALTA VISTA:
Digital Equipment Co. firmasına ait olan Alta Vista, popüler Internet
tarayıcı servislerinden biridir. Servis amacı; aradığınız bilgiye, web
sayfasına veya haber grubuna ufak bir aramadan sonra ulaşabilmenizi
sağlamaktır. 16.000.000 web sayfası ve 13.000 haber grubu içinde arama
yapabilmektedir. Alta Vista'nın size sunacağı iki arama seçeneği ile
mutlaka aradığınız bilgiye ulaşırsınız. Alta Vista'ya http//www.altavista.digital.com
adresinden ulaşabilirsiniz.
ANSI:
Amerikan Ulusal Standart EnstitüsüBu organizasyon bilgisayar ve iletişim
gibi bir çok alanda A.B.D. standartlarını belirlemektedir. Bu organizasyon
tarafından onaylanan standartlar ANSI standartları olarak anılmaktadır.
(örneğin ANSI C. ANSI tarafından onaylanmış bir C dilidir.). ANSI bir ISO
üyesidir.
Analitik:
Elektronik devrelerin matematiksel yolla çözümlenmesi.
Analog
computer: Analog hesaplayıcı (Analog Bilgisayar).
Analog
devre: Lineer devre, girişe verilenin fonksiyonu olarak çıkışı değiştiren
devre.
Analog
Digital Convertor: Analog sinyali sayısal sinyale dönüştürücü.
Analog Film
Recorder: Bilgisayar ekranından alınan bir görüntüyü, alındığı biçimde ve
ekrandaki aynı ayrışımda kaydeden bir film alıcısı.
Analog
Monitor: Analog bir sinyal kullanan ve birincil renkleri sonsuz sayıda
gölgeler ya da gri bir skala halinde gösteren bir ünite. Voltajı devamlı
değişir.
Analog:
İşlemden geçirilen yada yeniden orjinal bir görüntü veya sesi temsil eden
bir elektirk sinyalinin varyasyonu.
ANCHOR:
HTML dosyalarında kullanılan "anchor" aktif döküman içinde başka bir
bölgeye gitmek veya bambaşka bir sayfaya dallanmak için kullanılır.
(Genellikle altı çizili mavi bir metin şeklindedir.)
And: Ve.
ANİMASYON:
Animasyon; grafiklerin belli bir senaryo doğrultusunda canlandırılması
işlemidir. Hareket her zaman insanların ilgisini çeker ve eğlendirir fakat
animasyon işlevi eğlendirmekten ibaret değildir. İçinde yoğun mesajlar
taşıyabilir, tasarımı ilginç kılar ve özgün bir nitelik kazandırır.
Animasyonun tüm bu görevleri yerine getirebilmesi kullanıldığı yere,
miktara ve en önemlisi kalitesine bağlıdır. Teknik Bilgi Multimedya
uygulamalarının içinde animasyonlar teknik olarak ikiye ayrılır.
Nesne
animasyonu: Herhangi bir değişime uğrayan nesne ve yazıların ekran
üzerinde hareketlenmeleri veya yer değiştirmeleridir.
Kare
animasyonu: Nesnelere değişik karelerin birbirleri ardına oynatılmaları
suretiyle hareket verilmesidir. Bu animasyonlar mevcut filmlerle oynama
(kare boyama, morfoz vs.) veya yeni baştan film yapma yoluyla
gerçekleştirilebilir. Kare animasyonları iki veya üç boyutlu olabilirler.
Animatic:
Videoteyp'de ya da bilgisayar ekranında gösterilen bir video programının
görüntüsel dış çizgisi.
Animation
(Animasyon): Ekranda görüntü hareketleri yaratmak için tatbik edilen bir
işlem. Bazı durumlarda rendering şeklinde de belirtilebilir.2-D Animation
(İki boyutlu animasyon)Basit görüntülerle çalışır. İmge yana döndüğü zaman
düz çizgiler görülür. İmgelerin birbiri üstüne kompoze edilmesinde
kullanılır. 2.5-DÜç boyutlu efektlere sahip iki boyutlu bir grafik.3-D
AnimationEkranda perspektif içinde hareket ettirebilmek için, bir nesnenin
üç boyutlu bir bilgisayar modelini yaratmak.
Anonim FTP:
Anonim FTP kulllanıcıların kullanıcı adı ve şifre belirtmeden Internet
üzerindeki herhangi bir yerdeki dökümanlar, dosyalar, programlar ve bunun
gibi bir çok arşivlenmiş veriyi bilgisayarınıza aktarmanıza izin verir. Ağ
üzerindeki bir kullanıcı "anonymous" kullanıcı adını vererek güvenlik
önlemlerini aşar ve sistemdeki genel erişime açık dosyalara erişir. arşiv
makinesi (archive site), Dosya Aktarma Protokolü (File Transfer Protocol).
Anonymous
FTP (Anonim): Genel Internet kullanımına sunulan dosyalara kullanıcıların
ulaşmalarını sağlayan yöntem.
ANSI:
Amerika Birleşik Devletleri menşeli audio visüel (visual) ve bilgisayar
cihazlarında kullanılan standartlardan sorumlu olan organizasyon.
Anti
aliasing: Photoshop'un alanların eğilimli hatlarını oluşturmak için
kullandığı, alan rengi ile alan kenarındaki renk arasında geçişi sağlayan
farklı tonlarda pikseller.
Anti-alising:
Grafik görüntüde alising ortaya çıkmasını azaltan bir görüntü-işlem
tekniği. Köşelerin keskinliğini azaltarak, daha yumuşak görünmelerini
sağlar.
Antialias:
Bilgisayarlardaki her resim piksellerden oluştuğu için, eğik kenarlarda
genellikle çirkin sivri uçlu merdiven basamakları oluşur. Antialias bu
kenarları güzleştirmek için kullanılan bir metoddur.Bu esnada kenarlar
biraz silinmesine rağmen, göze subjektif olarak daha keskin ve düz
görünür. Ayrıca bu düzleştirme işlemi de daha çok hesaplama süresi
gerektirir.
AOL: AOL,
America On Line'ın kısaltılmasından oluşmuştur. Sadece Amerikada 4.5
milyon kullanıcısı olan America On Line her ne kadar ev kullanıcılarına
hizmet veren bir sistem olsa da Internet erişimi de sağlamaktadır.
Maalesef Türkiye'de AOL bağlantısı sağlayan bir kuruluş yoktur. Amnerica
On Line hakkında daha çok bilgiye sahip olmak için http//www.aol.com
adresine bir göz atın.
Appletalk:
Apple bilgisayar ürünleri ve diğer bilgisayarlar arasında iletişimi
sağlamak amacıyla geliştirilmiş bir iletişim protokolüdür. Şu anda 235Kb/s
hızında çalışan Localtalk ve 10Mb/s hızında çalışan Ethertalk gibi
uygulamaları vardır.
Application:
UygulamaDoğrudan kullanıcı için bir işlevi yerine getiren program. FTP,
mail ve telnet kullanıcı programları iletişim ağı uygulamalarına örnek
oluştururlar.
Archie:
Internet üzerindeki bilgileri otomatik olarak derleyen, düzenleyen ve
kullanıma sunan bir sistem. Archie'nin ilk uygulamaları sadece Internet
üzerindeki tüm FTP arşivlerini tarayıp index oluşturmakta, aradığınız
dosyaların Internet üzerindeki hangi makine ve dizinlerde olduğunu
listelemekteydi. Daha sonraki uyarlamaları diğer bilgi türlerini de
sağlamaktadır. Arşiv makinesi (archive site), Gopher, Geniş Alan Bilgi
Hizmet Birimleri (Wide Area Information Servers).
ARCHIE:
Sayısı, binleri aşan ftp sitelerinden, istediğiniz dosyaları bulabilmeniz
için gerekli olan bir veritabanı araştırma aygıtıdır. Archie'yi kullanarak
istediğiniz dosyayı, isme, konuya ya da anahtar sözcüğe göre
aratabilirsiniz. Bu günlerde Web siteleri de bu tip özellikler kazandığı
için Archie'lerin kullanımı gittikçe azalmaktadır.
Archie:
Genel kullanıma açık anonymous FTP dosyalarını aramak için kullanılan bir
araç.
ARPANET:
İleri Araştırma Projeleri Ajansı Bilgisayar Ağı (Advanced Research
Projects Agency Network). Internet ağı konusunda ilk çalışmalar yapılırken
o ağa verilen ad. Bugünkü Internet'in temeli.
ASCII:
Birçok bilgisayarın kullandığı standart 8 bitlik haberleşme kodudur.
Aspect
Ratio: Bilgisayarlı grafik işlemlerinde, bir çerçevenin veya bir
görüntünün yatay ölçülerinin, dikey ölçülerine göre oranı. Bu oranın
korunması veya kontrol edilmesi, bir görüntünün sağlanması veya baskıya
geçirlmesi için önemlidir.
Assemble
Editing: Video görüntü sekansları playbek bir VCR'den bir VCR alıcısına,
edit control cihazından, pre-roll veya yumuşak edit sağlayan diğer
imkanlardan faydalanmaksızın direkt olarak geçirilmesi. edit olarak da
bilinir.
Assembler:
Makine dilinde program üreterek bilgisayar tarafından doğrudan
işletilebilmesini sağlayan bilgisayar programıdır.
Assembly
language: Assembler dili.
ATM: Frame
Relay Servisi'nin daha yüksek hızlara (45 Mbps) çıkmasını sağlayacak ATM
teknolojisi üzerinden verilmesini kapsamaktadır.
ATTRIBUTE:
HTML sayfalarında kullanılan kontrollerin (TAG) aldığı parametrelerdir.
Herbir parametre kontrole yeni bir özellik ekler. Bazı parametreler değer
alır, bazıları ise olduğu gibi kullanılır.
Audio
Mixing: Mic-Mikser veya diğer bir ses miks cihazı kullanılarak değişik
kaynaklardan bir audio trak yaratılması.
Audio
Mixing: Mic-Mikser veya diğer bir ses miks cihazı kullanılarak değişik bir
audio direkt olarak orijinalinin üstüne kaydedilir.
Audio Track:
Audio sinyallerini taşıyan video teybin bir bölümü.
Audiospace
(Audio alan): Sesin özel bir etki yapabilmesi için çeşitlendirilmesi.
Authentication: Doğrulama
Authorware:
Çok medyalı gösteriler yaratmak için kullanılanı ortaya çıkaran ve dahil
edilmesi gereken video ve audio elemanlarının belirten geliştirilmiş
yazılım programları.
AutoCAD
12-13: Çizim ve tasarım işlerinin ana kaynağı olma özelliğini bu yeni
versiyonunda da koruyor. İşlevselliği daha da artırılarak, kullanım
kolaylığında önemli mesafe alınmıştır.
Autorec
sonser: Ses kaydını en doğru seviyesinde gerçekleştiren algılayıcı. Bu
düğmeye basıldığnda müzik kaynağı 7 saniye kadar incelenir ve en doğru
kayıt seviyesi belirlenir.
Aux:
Yardımcı elemanlar; müzik setine TV, kompackt disk, video ya da bir başka
müzik kaynağının bağlanabildiği soket.
AVC:
Otomatik volum kontrolu (Volum= alçak frekans sinyalinin büyüklüğü).
AVI: Ses ve
Video özelliklerinin bir arada kullanılabildiği dosyalar. Window's un
Medya Aygıtı öğesi üzerinden ulaşılabilir.
AWK:
Unix'in özelliklerini de taşıyan oldukça güçlü bir "yığın dilidir." Awk,
Unix kabuğunun dosya işleme arabirimlerine, "C" benzeri yapısal
programlama gibi bir çok ilave getirir.
Axis:
Uzunluğu ölçümü veya konumların tesbiti için başvurulan sabit bir hat.
BACKBONE:
Büyük veri kapasitesine sahip bir ağı besleyen hızlı bir hat veya bir seri
bağlantıdır. Omurga
Back up: 1-
Data disketlerinin 2. kopyası veya tahrip olma, kaybolma olasılıklarına
karşı yapılan yedekleme işlemi.2- Esas elemanın işlemi tamamlayamaması
halinde işlemi tamamlamak için kullanılan yedekleme.
Background:
Fon, zemin, geri plan, görüntünün arka planı.
Backlight
Correction: Video kamerada arkadan gelen ışığı ayaralayacak objenin
karanlık görünmesini önleyen sistem.
BACKLINKING:
Backlinking, Lycos tarama servisi tarafından düşünülmüş zekice bir
özelliktir. Hiçbir Web servisi sizi başka servislere bağlayıp sonra
unutumak istemez. Bu yüzden Lycos, sizi başka bir servise bağladıktan
sonra geri dönebilmenizi sağlayan bir sistem geliştirmiştir.
BACKGROUND:
HTML özgün Web sayfaları hazırlamanız için beğendiğiniz resimleri arkafon
olarak kullanmanıza izin verir. HTML 3.0'ı destekleyen tüm Web
tarayıcıları sayfanızın arka fonuna koyduğunuz resmi görüntüleyebilir.
Bunu yapmak için BODY tanımının hemen yanına BACKGROUND tag'ını
eklemelisiniz. Mesela "duvar1.gif" isimli bir resmi arka fon yapmak için
aşağıdaki satır yazılmalıdır
Bağlantı
noktası: Sisteme dışarıdan gelen bilgi paketlerinin her birinde hangi
bağlantı noktasına gideceği bilgisi vardır. Sistem dahilindeki bağlantı
noktalarının herbirinde bir iletişim yazılımı çalışmaktadır. Gelen paket
işlem yapılmak üzere bu bağlantı noktasına, dolayısıyla ilgili uygulamaya
aktarılır. Aktarma Kontrol Protokolü (Transmission Control Protocol).
BANDWIDTH:
Bandwidth bir aygıtın algılayabileceği elektrik frekans alanıdır. Bu
terim, iletişim teknolojisinde bir taşıma ölçüsü olarak kullanılır. Bu
terim Internet'teki anlamı ise, belirli bir sürede ne kadar bilgi akışı
sağlandığıyla ilgilidir.
Bandwidth:
Bir kanalın ya da devrenin veri iletme oranı veya iletişim kapasitesi
ölçüsü.
Bant
genişliği: Belli aralıklardaki en büyük ve en küçük değer arısındaki fark.
Barkovizyon:
Video dahil, bilgisayardan aldığı tüm sinyalleri perdeye yansıtabilen bir
projeksiyon sistemidir. Görüntü kalitesi LCD'lere oranla daha yüksektir.
Prezantasyon büyük bir salonda geniş bir kitleye verilecekse kullanılır.
Tasarımın içinde video yer alıyorsa ve büyük perdede kaliteli bir görüntü
isteniyorsa barkovizyon kullanmak gereklidir.
BASIC:
Kelimelerinin ilk harflerinden oluşan, ilk defa DARMOUNTH kolejinde
geliştirilen en basit bilgisayar programlama dili.
Battery
pack: Bakınız Power pack.
Baud Rate:
Bilgisayar kontrollu sistemlerde seri hatlar üzerindeki bilgi akış hızı
birimi.
Baud: Bilgi
işleme hızı birimi. Bir saniyede gelen bilgi sinyallerinin değeri baud
olarak hızı verir. Tipik baud değerleri 110, 300, 1.200, 2.400, 4.800,
9.600, 14.400, 28.800, 36.600.
BBS:
Kullanıcıların mesaj bırakabildikleri elektronik bülten panosu. Modem
aracılığıyla bağlanılarak bilgi alışverişinde bulunulan on-line
sistemlerin genel adı. Bilgisayarlı Bilgi Servisi olarak
Türkçeleştirilmiştir. Bazı BBS'ler üyelik üzerine kurulmuşlardır.
BCNU: (Be
Seein You) Görüşürüz.
Beta: A 1/2
inçlik video kaset ölçüsü. VHS'ye uymamaktadır.
Beyaz
sayfalar: Internet kullanıcılar hakkında temel bilgiler içeren bazı veri
tabanlarını desteklemektedir. Bu veritabanlarında kişiler hakkında
sorgulama yapmak mümkündür. Telefon defterine benzer bir işlev yerine
getirdikleri için bunlara "beyaz sayfalar" (white pages) adı da
verilmektedir. Knowbot, WHOIS. Bezier curves Manuel ortamda pistole
cetveli ile oluşturabileceğiniz düzgün eğilimli hatların, bilgisayar
ortamında oluşturulmasını sağlayan ve eğilimli noktalardan meydana gelen
çizgiler.
Binary:
İkili düzen, örneğin 11001001.
Binary
File: (*.BIN) Makina koduna dönüştürülmüş dosya. Bir kaynak dosyanın, bir
yüksek düzeyli dil derleyicisi (PMA, COBOL, FTN, PRG gibi) tarafından
makina koduna dönüştürülmüş biçimi. Bu tip dosyalar, yükleyicinin giriş
formatına uygun olarak düzenlenirler. Makina koduna dönüştürülmüş dosyalar
olarak da isimlendirilirler.
Binary
system: 2 tabanına göre sayı sistemi veya ikili sayı sistemi.
Binary: 1-
İki ihtimalli bir durumla karşı karşıya kalmak. 2- 10 tabanı verinin 2
sayısını taban olarak alan sayı sistemi. Binary sistemde sayılar yalnızca
0 ve 1 rakamlarından oluşur.
Bit Map:
Bir video ekranındaki her pixel, yoğunluk ve rengi oluşturan bit'leri
tarafından kontrol edilir Pixel'ler gridi ile tam bir video ekranına bir
bit map denilebilir.
Bit: Binary
rakamlardan biri. Bir bit, sıfır ya da bir değerini taşır. Bilgisayarın
tanıdığı en küçük haberleşme birimidir.
Bit:
İletilebilen bilginin en küçük miktarı. Bir alfabetik karaketri, bir
sayısal rakamı belirten ya da sinyallemeyi ve diğer fonksiyonları
değiştiren bir kombinasyonu.
Bit: 0 veya
1 rakamlarından oluşan tek bir sayısal birim.
Bitmap:
Sadece Siyah ve Beyaz'ın bulunduğu renk modu olan Bitmap'de, ara tonlar
(%42 Siyah) olmaz. Bitmap modda kaydedilen dökümanlarda, beyaz piksel
bilgisi kaydedilmediği için hem az yer kaplar, hem de resmin çağrıldığını
programda beyazlar şeffaftır.
Blend:
Geçişme. Bir renkten diğerine, bir efektten diğerine, bir şekilden bir
başka şekle vb. çeşitli geçiş metodlardır.
Blur:
Netsizlik. Gözleri arazalı olan bir insanın, gözlüksüz baktığında
görebileceği ortam.
BMP: Grafik
formatı. Windows Paintbrush öğesi üzerinden ulaşılabilen dosya uzantısı.
BNC:
Sürgülü video fiş ve priz sistemi. Pin adı verilen fiş uçlarının sayısı
önemlidir. Buna dikkat etmek gerekir. Ayrıca televizyonun arkasında
bulunan prizler, kolay bağlantı yapılmasına imkan vermeyebilir.
Evlerimizdeki TV'ler çoğunlukla kütüphane raflarına konulduğundan arkaya
ulaşmak bazen imkansız olabilir. Bu nedenle bağlantı yerleri ön panelde
olan TV cihazlarını tercih etmelisiniz.
Boca
M144EE: Her ortamda yüksek performans gösteriyor ve 14.400 bps faks hızı
sunan Boca modem, iyi bir fiyat/performans oranıyla dikkat çekiyor.
BODY: HTML
sayfalarında kullanılır. HTML sayfalarını oluşturan kodları barındıran
"Başlık" ile "Son" arasındaki bölümdür.
Bolean:
İkili sayı sitemini bulan matematikçi.
Booster:
Güçlendirici televizyon sinyalini güçlendirmek görüntünün ve sesin daha
kaliteli alınabilmesini sağlayan araç.
Boot:
Sistemin istenilen seviyeden işleme başlamasını sağlayan makine prosedürü.
İlk birkaç talimat, bir giriş cihazından gelir ve bunlarla sistemin
tamamının yüklenebilmesi sağlanır.
BOT: Sohbet
amaçlı bir IRC kanalı üzerinde dinleme ve cevaplama programları için oraya
özgü (o kanalın jargonuna ait) terim.
Bounce:
Geri dönmeTeslimattaki bir hata yüzünden gönderilen postanın bir kısmının
geri dönmesi.
Boşluk
şarjı: Anoda gerilim uygulanmadığında ve fleman ısıtıldığında katod
etrafında biriken elektronların oluşturduğu küme.
BPS: Bit
per second (saniyedeki bit sayısı)
Broadcast:
Radyo ve TV yayınları (Yayın kalitesi).
Browser:
Bir ağ üzerinde, bilgiyi aramak, bulmak, görmek ve işlemek için grafik
etkileşimli arabirime sahip uygulama yazılımı. Tarayıcı.
BROWSER:
World Wide Web üzerinde dökümanların transfer edilip görüntülenmesini
sağlayan programlara "browser" adı verilir. Sakın Web tarayıcıların
Netscape, MS, Internet, Explorer ve Mosaic'le sınırlı olduğunu sanmayın.
http//www.browserwatch.com adresinde bir göz atın. İstemediğiniz kadar çok
ve çeşitli tarayıcıyı bir arada bulacaksınız.
Built-in:
Cihazın içine yerleştirilmiş olan sistem veya başka bir cihaz.
BBS: İlan
Tahtası SistemleriElektronik mesaj hizmetleri veren, dosya arşivleri
sunan, sistemi çalıştıranın ilgi alınına giren diğer hizmet ve
aktiviteleri sağlayan bilgisayar ve üzerinde çalışan yazılıma BBS denir.
BBS'ler şimdiye kadar hobi olarak kullanılıyordu. Fakat Internet'e bağlı
BBS'lerin sayısı hızla artmakta ve şu anda bir çok BBS devlet, eğitim ve
araştırma kurumları tarafından işletilmektedir. Elektronik Posta (Electronic
Mail), Internet, Usenet.
Byte: Sekiz
data biti+bir parti bitten meydana gelen bir alfabetik veya özel
karakterdir. Genelde ASCII kodludur.
Bytes:
Genelde 8'bit'ten oluşan dikey ve yatay olarak ekranda gösterilen
pixel'lerin sayısının temsil eden bir bit grubu. Data'resolution'u ile bu
iki faktör görüntünün kalitesini tesbit ederler. Daha çok sayıda pixel'i
görüntülemek için, daha fazla hafıza ve fazladan 'peripheral'lar gerekir.
CA/CG:
Computer Animation Computer Graphics için İngilizce'sinden kısaltma.
CAD: Grafik
işlerinin mimari ve mühendislik sistemleri için çizim ve planların
bilgisayarda üretilmesi.
CADD:
Bilgisayar destekli Taslak ve Dizayn üretimi.
CAM:
Bilgisayar Destekli Üretim.
Camcorder:
Camera+recorder.
CWIS:
Kampüs Çapında Bilgi SistemiKampüs çapında bilgi sistemleri bilgi ve
hizmetleri iletişim ağları ve etkileşimli bilgisayar uygulamalarıyla
kampüstekilere sunar. Genel kapsamı telefon ve adres rehberi, takvimler,
ilan tahtaları, veritabanları gibi hizmetlerdir.
CAND:
Bilgisayar Destekli Taslak ve Dizayn üretimi.
CANLANDIRMA: Yakın zamana kadar sadece sinema endüstrisinin bir etkinliği
olan animasyonun dilimizdeki karşılığı canlandırma'dır. Teknik olarak
baktığımızda animasyon, hareketli görüntü demektir. Bugün pazardaki pek
çok ürün, masaüstü bir kişisel bilgisayarlarda animasyon yapmaya olanak
sağlamaktadır. Elle çizilmeyen, özel donanım yardımıyla bilgisayar
ortamına aktarılmış sabit resimlerdir.
Canon
BJ200: Saniyede 86 karakter basım hızı ve kaliteli çıktı alma imkanı ile
beğeni kazanan Canon BJ200, fiyatı ile de ilgi çekti. Tonlama yeteneği ve
uzun süreli kulanıma olan yatkınlığıyla da dikkat çekici bir ürün olma
özelliğini taşıyan yazıcı çeşidi.
CD-I (Interaktive-CD):
Duran görnütler, audio, grafik ve bilgisayar bilgileri verebilen
interaktif bir ürün için kullanılan deyim
CD-ROM XA:
CD-I gibi, bu depo edici disk bilgisayar metin ve grafiklerini, ve durağan
görüntülü video bilgileri ve yüksek kaliteli audio ile kombine eder.
CD-ROM:
Herhangi bir dijital bilgiyi bir kompakt diskte toplamak için
geliştirilmiş biçimsel bir standart.
CD-ROM:
Yazılımların depolanmasında, arşivlenmesinde ve multimedya uygulamalarında
kullanılan dünya standartıdır.
CD-ROM:
CD-ROM, kişisel bilgisayar ortamlarında harici bir CD-ROM okuyucu yoluyla
kullanılan CD'lerdir. Bilginin CD-ROM üzerine kaydediliş şekli hangi
işletim sisteminde kullanılacağını belirler. CD-ROM okuyucular ise böyle
bir ayrıma tabi değildir. Macintosh ve IBM uyumlu bilgisayarlar aynı
CD-ROM okuyucusunu kullanabilirler.
CD-ROM
okuyucuların fiyat farklılıklarını belirleyen, bilgi erişim hızlarıdır. Bu
hız, ortalama 31 milisaniye ile 120 ms arasında değişir. CD-ROM 'ların
bilgi erişim hızı her geçen gün artmakta fiyatları ise düşmektedir.CD-ROM
okuyucusu bilgisayara harici olarak veya disket sürücü gibi ana gövdeye de
takılabilir. Tüm CD-Audio'ları bu okuyucular okuyabilir.CD-DOM'un bilgi
kayıt formatı Sarı Kitap adı verilen teknik spesifikasyonla
standartlaştırılmıştır.
CD-ROM
Sürücünün Denetlenmesi: Bilgisayar bir CD sürücüsünü kontrol ederek, bir
CD'deki depolanmış müziği okutabilir.
CD-Audio:
Müzik CD'lerinin yayımlandığı medyadır ve tüm CD okuyucularında
çalışabilme özelliğine sahiptir. CD-Audio'nun bilgi kayıt formatı Kırmızı
Kitap adı verilen teknik spesifikasyonla standartlaştırılmıştır.
CDD: Işığı
hassas bir elektronik levha veya kamera çeşidi.
CDI (intevaktive):
İçinde müzik, grafik, ve videoyu etkileşimli bir şekilde bulundurabilen
bir CD formatıdır. Sadece CDI formatını okuyabilen cihazlar mevcuttur.
Bilgisayar ortamında CDI oynatmak için ek bir yazılım gerekmektedir.
CD-I: CD-Interactive,
tüketici pazarına yönelik üretilen ve televizyonla birlikte kullanılan bir
CD çalar aygıtı için geliştirilmiş bir formattır. Üzerine 19 saatlik mono
ses, veya 72 dakikalık tam ekran video veya 5000 adet fotoğraf
kaydedilebilmektedir. Bunların farklı oranlarda kombinasyonları mümkündür.
Tüm detayları Yeşil kitapla standartlaşmıştır. CD-I okuyucunun diğer
okuyuculardan temel farklılığı kullanımı için yalnızca bir TV'nin yeterli
olmasıdır. Okuyucu, uzaktan kumanda bir fare, veya kablolu bir fare ile
kullanılmaktadır. Ayrıca, tüm CD-Audio disklerini de okuyabilmektedir.
CD-XA: Bu
format Sony'nin getirdiği bir standart olup fazla yaygınlık kazanmamıştır.
Temelde CD-ROM formatının daha iyi görsel bilgi aktarabilmesi için
geliştirilmiş bir ara çözümdür. Yine bilgisayarlara takılan özel bir
okuyucu tarafından okunabilmektedir. Bilgi kayıt formatı Sarı kitapta
standartlaştırılmıştır.
CD-Bridge:
En yaygın kullanımında olan CD-ROM formatı ile yeni gelmesine rağmen hızla
yaygınlaşan CD-I formatlarının bir anlamıyla bileşiminden çıkan bir
formattır. Bu formatta kayıt yapılan disk hem CD-I okuyucuda hem de CD-ROM
okuyucuda kullanılabilmektedir. Daha fazla, yazılım üreticilerinin yeni
gelişen pazarlara CD-ROM ürünlerini aktarmaları için geliştirilmiştir.Özel
bir okuyucusu yoktur.
CD
TERMİNOLOJİSİ: CD'ler multimedya programlarının en yaygın kayıt ve
kullanım ortamı haline gelmektedir. Bu gelişmenin nedeni, CD'lerin geniş
hafıza kapasitesinden kaynaklanmaktadır. Bir CD, 650 MB hafıza
kapasitesiyle 450 adet 1.4 MB hafızalı bilgisayar disketine eşdeğerdir. Bu
özellikleriyle CD'ler doğal olarak bol miktarda hafıza gerektiren görsel
işitsel veriler için en uygun ortamı sağlamaktadır.
Cel: Bir
animasyon içindeki tek bir çizim veya çerçeve.
Cel
Animation: Bir görüntünün ufak kısımlarının animasyonu.
PC Tools:
PC Tools, temel disk yönetimi, dosya işlemleri gibi alanlarda, işletim
sistemi tasarımcılarının unuttuğu işlevleri kullanıcılara erişilebilir
kılan kullanışlı bir yazılım.
CGA (Color
Graphics Adapter): 320x200 çözünürlükte 4 renk gösterebilir.
CGA: IBM
PC'leri ve eş değerde cihazlar için konulan ilk video interface standardı
CGI: Bir
Web hizmet birimi üzerinde arka planda çalışan uygulamalar yazan
programcılar için bir arabirim.
CGI: Web
tarayıcılarının Web Hizmetçileri ile iletişim kurmasını sağlayan
arabirimdir. Web taraycıları CGI aracılığıyla, HTML içindeki formları ve
döküman kaynaklı sorgulayıcıları Web hizmetçilerinin anlayabileceği hale
sokarlar.
Channel
(Kanal): Bir ağdaki iki yer arasında, belirli iletim hızına sahip bir
iletişim hattı.
Character
(karakter): Bilgisayar tarafınrdan yazılıp okunabilen ve depolanan
herhangi bir tek alfabetik, nümerik, noktalama veya değer işaretlerinden
biri.
Chat:
Gerçek zamanlı görüşmeyi tanımlamak için kullanılan bir terimdir. IRC,
WebChat, gibi bir arabirim.
Check: CD
player'de yapılan programın kontrol edilmesi.
Checksum:
Sağlama toplamıBir veri paketinin içeriğinden yararlanarak hesaplanan
değer. Bu değer paketle beraber aktarılır, alıcı sistem aldığı verilerden
yararlanarak bu değeri yeniden hesaplar ve paketle gelen değerler
karşılaştırır. İki değer aynıysa alıcı veriyi hatasız olarak aldığından
emin olur.
Chip: İnce
kesilmiş silisyum dilimi.
Chroma:
Video sinyalinde ölçülen, hue'lerin miktarları ve izafi parlaklıkları. Bu
sinyal olmaksızın alınan video görüntüsü siyah-beyaz olurdu.
Chromakey:
Video görüntülerini ikinci bir video kaynağındaki seçilmiş bir renk
üzerine bir özel efekt yaratıcı sistemi veya bilgisayar kullanarak
geçirmek.
CLICKABLE
MAP: HTML'nin bu özelliğini kullanarak bir resmin değişik yerlerine
tıklandığında kullanıcıyı bambaşka adreslere taşımasını sağlayabilirsiniz.
CLIENT:
Internet üzerindeki bir sunucuya bağlanmış olan "istemci" makinaya "aclient"
ismi verilir.
Client:
KullanıcıBir başka bilgisayar sistemini ya da programın hizmetini talep
eden bilgisayar sistemi ya da programa verilen ad. Dosya dağıtıcısından
(file server) herhangi bir dosyanın içeriğini isteyen diğer bilgisayar o
dağıtıcının kullanıcısıdır. kullanıcı-dağıtıcı modeli (client-server
model), hizmet birimi (server).
Client-server
model: Kullanıcı-dağıtıcı modeliBir çok iletişim ağı protokolünün çalışma
şeklini tanımlayan bir model. Bu modelde aynı ağ üzerinde bir dağıtıcı
program (server), ve bu dağıtıcıdan bilgi talebinde bulunan kullanıcı
programları (client) vardır. Örneğin bir çok yerel iletişim ağlarında bir
dosya dağıtıcısı (file server) ve ondan gerektiğinde dosya talep eden
kullanıcılar (client) vardır. Bu modelin en büyük avantajı işlem yükünün
makineler arasında paylaşılmalıdır. Kullanıcı (client), dağıtıcı (server),
anasistem-terminal modeli.
Client: Bir
ağ servisini kullanan kullanıcı veya kullanıcıya hizmet eden program.
Clock: Saat
sinyali.
CMS (Color
Management System): Renk Yönetim Sistemi. Ekranların RGB, ofset baskı
tekniğinin CMYK olmasından dolayı meydana gelen renk kayıplarını gidermek
için kullanılan renk yönetim programları. EfiColor, KPCMS gibi..
CMYK: Cyan,
Magenta, Yellow, Black renklerinden oluşan ve ofset baskı tekniğinde
kullanılan renk dünyası. CMYK'da renkler birleştikçe (üstüste geldikçe)
koyulaşır. Bu yüzden Subractive Colour (Çıkarılan Renkler) olarak
isimlendirilir.
COAXİAL:
Dış ortamdaki parazit gürültülerden etkilenmeyen dışı örgülü 75 W Ohm'luk
kablo cinsi ve standardı.
COBOL:
Komplike iş uygulamaları ile ilgili program yazmaya uygun bilgisayar
programlama dili. COBOL, US savunma bakanlığı kuruluşu olan CODASYL ile
çeşitli bilgisayar imalatçıları ve bilgi işlem cihazları kullanıcıları
tarafından geliştirilmiştir.
Code (kod):
1- Bilgisayar sistemleri için talimat yazmak. 2- Uygun tabloya göre
bilgilerin sınıflandırılması 3- Makine dilini kullanmak. 4- Program
yapmak.
Colorization (Renklendirme): Siyah-beyaz bir görüntüye renk katmak veya
renkli bir görüntünün rengini değiştirmek.
Colour Bars:
Herhangi bir video cihazı içindeki renk dengesini ayarlayan standart renk
tablosu
Column
Chart: Dikey kolonlardan oluşan bir tablo.
Command
(komut): Bilgisayara başlamasını, durmasını veya devam etmesini söyleyen
bir pals, sinyal, kelime veya harf dizisi. Command, çok sık olarak
instruction (talimat) ile karıştırılır.
Command
İnterpreter: Komut Analizörü. Bir Turbo DOS'ta komutu inceleyip de yapması
gerektiğini saptayan bölüm S.R. Ranganathan tarafından geliştirilmiş
yüzeysel bir sınıflandırma düzeni.
Communication Link (İletişim Hattı): İki kullanıcıyı birbirine bağlayan
donanım ve yazılımdan oluşan sistem.
Compact
disc: Kompakt disk Laser ile okunan ses ve görüntü disklerdir. Yapımı
foğtoğraf filimlerinin basımına benzemektedir. Önce müziğin üzerine
işlendiği bir uzman disk hazırlanır. Bu diskten negatif çıkarılır ve
negatife göre seri disk imaline geçilir. Laser disk üzerine depolanmış
dijital müzik bilgilerini okur. Disk yüzeyinde yaklaşık olarak 5 milyar
nokta bulunur. Her nokta sesin dijital bir sinyalini temsil eder.
Bir saniyed
44 bin 100 nokta okunur. Böylece analog ses okuma sistemlerinin
avantajları yakaklanmış olur. Disk yüzeyinde mekanik bir temas olmadığndan
aşınma da olmaz. Diske müzik kaydetmek için yüksek güçlü bir laser
kullanılır. Okunma sırasında düşük güçlü laser kaynağı eterli olmaktadıdr.
Disk üzerindeki izlerin toplam uzunluğu 2.5mil kadardır. İz genişliği ise
0.5 mikrondur.Comparator Karşılaştırıcı.
Compiler:
Derleyici.
Compiler:
Herhangi bir programlama dili ile yazılmış bir bilgisayar programını,
bilgisayarın kendi diline çeviren program (Derleme)
Composite (Kompozit):
Yayın amacı ile üç ayrı renk sinyali (kırmızı, yeşil ve mavi) artı
zamanlama ve senkronizasyon sinyallerini hava dalgaları veya tek bir kablo
yoluyla nakledilebilir. Bir kompozit içine kombine edilebilmesi. Kompozit
videolar ve televizyon setlerinde VCR'lerde ve diğer alt fiyat grubundaki
video techizatında kullanırlar.
Composite
Sync: Yatay ve dikey scan kontrolleri olan toplu bir senkronizasyon
sistemi.
Compression/Decompression:
Depolama ve iletişim araçlarının taşıyabileceğinden daha fazla bilgiyi
saklamamızı ya da iletmemizi sağlayan sıkıştırma ve açma yöntemidir.
COMPUSERVE:
Compuserve'de America On Line gibi, dünyanın en büyük on-line
servislerinden biridir. Aradaki fark Compuserve'ün daha çok iş dünyasına
yönelik olmasıdır. Compuserve'den Internet'in birçok servisine
metin-tabanlı bağlanabilirsiniz. Compuserve aynı zamanda Spry Inc
firmasının da sahibidir. Bu yüzden Spry Inc'e ait olan Mosaic web
tarayıcısının promosyonlarını gerçekleştirmektedir.
Compuserve,
yakında kendisi dışında Internet'e ayrı bir tarayıcıyla bağlanmak
istemeyenler için Microsoft Internet tarayıcısının özel bir sürümünü
destekleyecektir. Compuserve hakkında Internet üzerinden bilgi almak için
http//www.compuserve.com ve http//www.spry.com adreslerine
bağlanabilirsiniz.
Compuskip:
Banttan bulunduğu durumdan ileride veya geride belli sayıda seçilmiş
konumu arayıp bulan sistem.
Computer
Simulation: Bir bilgisayar programı içindeki fiziksel işlemlerin
simülasyonu
CONFERECING
(KONFERANS): Web üzerinde, iki ya da daha fazla bilgisayar aracılığıyla,
yüzyüze, görsel ve sesli iletişimdir. Günümüzde hatların elverişsiz olması
nedeniyle eş-zamanlı bir görüşme sağlamak olanaksızdır. Web'ler bu tip
iletişimi sağlamak açısından BBS'lerden daha elverişlidir. http//webnotes.ostech.com
adresinde bu konu hakkında bir demo bulabilirsiniz.
Configuration (konfigürasyon): Hardware için, sistemi oluşturan bir grup
araç. (device) software için toplam software grubunun arasında kurulan
ilişki.
Configuration: Bir bilgisayar sisteminin dizaynı cihazların birbirine
uyumunu sağlayan arajman işlemi.
Congestion:
TıkanıklıkVeri iletişim ağının kapasitesinden fazla yüklenmesi sonucu
oluşan durum.Connection (Bağlantı)Bir noktadan diğer bir noktaya adanmış
veya anahtarlanmış iletişim yolu.
Continue:
CD player'de seçilmemiş bölümlerin çalınmasına devam edilmesini sağlayan
özellik.
Contrast (Kontras):
Bir görüntünün beyaz bölgelerinin siyah bölgelere oranının farkı.
Contrast
Ratio (Kontras Oranı): Bir görüntünün mümkün olan en parlak bölgesinin,
mümkün olan en karanlık bölgesine olan parlaklık oranı.
Contrast:
Bir görüntünün beyaz bölgelerinin siyah bölgelere oranla ne denli parlak
olduğu
Control
unit: Bilgisayarda işlemleri organize ve kontrol eden bölüm.
Controller:
Bir işlem veya makinenin işlemini kontrol eden aygıt.
Coprocessor:
Mikroişlemci ile birlikte çalıştırılan ve mikro işlemcinin özel bazı
hesaplamalarını daha hızlı yapabilmesini sağlayan mikroişlemci cihazı.
CorelIDRAW
7.0: Eski yavaşlığını yenerek karşımıza çıkan Coreldraw 7.0, vektör
grafiğe dayalı, metin işleme olanakları ve 22.000 ClipArt, 825 tane font
ve 100 tane High-Resolution olanakları ile beğeni kazanan bir program.
Counter:
Sayaç. Mekanik ya da elektronik olarak çalışır. Kafa önünden geçen band
uzunluğunu inç cinsinden verir.
CPU:
Central Processing Unit. Merkezi İşlem Birimi. Bilgisayarın işlemlerinin
yapıldığı ve transistörlerin bulunduğu küçük çip.
Cracker:
Sistem kırıcıSistem kırıcı yetkisi olmayan bilgisayar sistemlerine girmeye
çalışan kişilere verilen isimdir. Bu kişiler bilgisayar hastalarının (hackers)
tersine kötü niyetlidir ve kırdıkları sistemlerden bir çok menfaat elde
ederler. bilgisayar hastası (hacker), Truva atı (Trojan Horse), virüs (virus),
solucan (worm). vb.
Cracker:
Sisteme giriş yetkisi olmayan sistem kırıcı kişilere verilen isim.
Hacker'ların tersine kötü niyetli kişiler olup, menfaat elde etme amacı
güderler.
Crawis:
Ekranda gözüken credit'lerin veya diğer grafik malzeimelerinin haraketleri
Cursor
(imleç): Bilgisayar ekranında göz kırpan çizgi veya kutu. Bir sonraki data
girişinin nereye yapılacağını gösteren işaret.
Cut: Bir
yapım içinde bir sekans ile diğer bir sekans arasında ani bir geçiş aynı
zamanda bir video edit'i için de kullanılır (kesme).
CWIS:
Campus Wide Information system
Cyan:
Camgöbeği rengi.
Cyberspace
(Siberuzay): Ünlü bilim kurgu yazarı William Gibson tarafından Neuromancer
isimli romanında kullanılan terimdir. Bilgisayarlardan oluşan ve toplumun
bu bilgisayarların etrafında oluştuğu bir dünyayı ifade etmektedir. İlk
kez ünlü bilim kurgu yazarı William Gibson'un "Neuromancer" adlı romanında
kullandığı, bilgisayar destekli iletişimin, insan beyni ve bilgisayar ağı
ile tanımladığı bölge.
DA (Display
Adapter): Görüntü adaptörü.
DA/Converter:
Bilgisayar tarafından kullanılan dijital sinyalleri, analog sinyallere
çeviren bir cihaz
DAC:
Dijital ses kasedi
DARPA:
Savunma Bakanlığı İleri Araştırma Projeleri Ajansı (Defense Advanced
Research Projects Agency)
DAT: Dönel
kafa prensibi ile sayısal yazan ve okuyan kesinlikle dip gürültüsü olmayan
kayıt cihazları. Bunlar 44.1 ya da 48, KHz sampling rate kullanarak CD
kalitesinde ya da daha yüksek kalitede kayıtlar gerçekleştirir. Bunların
CD'ye çıkışları sayısal olarak yapılacaksa mutlaka 44.1 olarak
kaydedilmelidir.
DAT: (Digital
Audio Tape) Özel formatta kaseti üzerine 16 bit 44.1 ya da 48 KHz.
sampling rate kullanarak digital ve dönel kafa prensibi ile çok kaliteli
kayıt yapan teyp sistemi.
DAT:
Digital Audio Tape günümüzde Master banda olarak standartlara yerleşmiş
Teyp sistemi. Dönel kafa sistemi ile çalışmakta. CD ya da üzerinde kayıt
yapan teyp sistemi.
DAT:
Digital Audio Tape tamamıyla sayısal kayıt formatları ile kendine özgü
kaseti üzerine video recorder prensibi gibi dönel kafa ile kayıt yapan
teyp aygıtı.
Data
(Bilgi-veri): Bilgisayar tarafından üretilen ve işlenebilen bilgi elemanı
için kullanılan genel terim.
Database
Veri tabanı: Bir bilgisayar sistemi içinde saklı ve erişilebilir verilerin
tümü. Bunlar değişik kullanıcıların aynı bilgilere erişebilmesi ve
gereksiz tekrar ve fazlalıkları önlemek amacıyla büyük bir kütük şeklinde
hazırlanabilir. Bu düzen veri saklama alanında daha az yer kapladığı gibi
erişim süresini de hızlandırır. İzni olmayan kişilerin kullanmasını ve
başkalarına ait verilerle karışımı veya bunların bozulmasını önlemek için
bu kütüğe parolalar ve kullanıcı alanları konulabilir.
Data bus:
Veri hattı.
Database
(Veritabanı): Bilginin çok sayıda kullanıcının yararlanacağı şekilde
saklanması.
DBS: Uydu
televizyon yayınları televizyon sinyallerini uydulardan direkt olarak
evlerdeki antenlere gönderen uydu yayın sisitemi.
Decimal:
Onlu.
Decoder:
Kod çözücü. Bazı uydu yayınları elektronik olarak kodlanmakta ve kod
çözücü olmadan izlenmemektedir. Sadece abonelere dağıtılan bu kod
çözücüler, sinyalleri izlenebilir hale getirir. Ancak rekabet nedeniyle
pek çok kuruluş kodlama sisteminden vazgeçmek zorunda kalmıştır.
Decoder /
Encoder: Bir decoder kompozit bir video sinyalini ayrı ayrı RGB
sinyallerine çevirir. Bir encoder ise, bu RGB sinyallerini tek bir
kompozit sinyale çevirir.
Dedicated
Line: Bir iletişim şirketinden kiralanan özel hat.
Default
route: Varsayılan rotaSevk tablosunda adresi bulunamayan paketlerin
gönderileceği rota.
Default:
Bilgisayarın otomatik olarak geçerli saydığı ve aksi belirtilene kadar
geçerliliğini koruyan işlem veya değer.
DARPA:
Savunma Bakanlığı İleri Araştırma Projeleri AjansıAskeriye tarafından
kullanılmak üzere yeni teknolojiler üretmekle sorumlu A.B.D. Savunma
Bakanlığı Ajansı. DARPA (daha önce ARPA olarak bilinmekteydi) bugünkü
Internet'in geliştirilmesinden sorumluydu ve Berkeley UNIX ve TCP/IP'yi de
içeren bir çok geliştirme projesini finanse etti.
DDN NIC:
Savunma Bakanlığı Bilgisayar Ağı için Ağ Danışma MerkeziGenelde "The NIC"
olarak bilinen bu yerin en önemli sorumlulukları arasında Internet ağ
adreslerini ve özerk sistem numaralarının dağıtılması, hiyerarşideki en
üst alanın yöntemi, ve DDN için danışma ve destek hizmetleri vermesi gibi
konular sayılabilir. Burası ayrıca RFC'ler için birincil başvuru
kaynağıdır. Ağ adresi (network address), Ağ Danışma Merkezi (Network
Information Center), Yorumlar İçin Rica (Request For Comments).
Definiton:
Bir görüntünün kesinlikği veya ayrışımı.
Defringe:
Photoshop'da, A zeminindeki bir B alanını kopyalayıp, bir C alanı üzerine
yapıştırdığınızda, B alanın kenarlarında oluşan ve A zeminine ait olan
pikseller. Bu piksellerdeki renk, C ile uyumsuz ise çok çirkin bir görüntü
oluşur.
Degrade:
Bir rengin bir başka renge dönüşmesi esnasında oluşan renk geçişi. Koyudan
açığı gibi..
DEJANEWS:
Adres http//www.dejanews.com/DejaNews aradığınız konuyu UseNet haber
grupları aracılığıyla bulur. Bulunan bilgiler ise yazdığınız kelime
tutarlılık derecesine göre sıralanır.
Dekuplaj:
İstenmeyen sinyallerin şaseye iletilmesi.
Dekuple:
Bir sonraki kata iletilmeyen, şaseye aktarılan
Delete: CD
playerde diskin istenmeyen bölümlerinin çalınmamasını sağlayan özelik
(veya silme tuşu).
Delimiter:
Bir depolama bölgesinde bilginin başlangıç ve bitişini işaretleyen
karakter.Bu işlem için genellikle virgül, iki nokta üst üste, space
kullanılır.
Desaturate:
Solgunluk. Bir rengin veya bir alandaki renklerin, olduğundan daha cansız,
tram değeri düşük görünmesi.
Device:
Özel bir işlem yapabilen hardware parçası. Printer, bir device örneğidir.
Deşarj:
Boşalma, üzerindeki yükü atma.
Dial-up:
İki makine arasında telefon hattı üzerinden arama yapılarak sağlanan
geçici bağlantıya verilen isim.
Difüzyon:
Dağılma, yayılma, püskürtme.
Digital
(Sayısal): Ses, görüntü, bilgisayar verisi ya da diğer bilgiler için
işlemleri yapmak veya ikilik (sıfır veya bir) sinyalleri iletmek için
voltaj, frekans, genlik, zaman vb. ayrık değişkenleri kullanan bir yöntem.
Digital
Analog Converter: Sayısal analog dönüştürücü.
Dijital/Anolog
Çevirme: Bilsayarın hafızasında herhangi bir şekilde depolanmış örnekler
sayısal olarak işlenip, analog sinyallere çevrilir. Bu sinyallerinde uygun
bir cihaza iletilmesiyle hafızadaki o verinin temsil ettiği sesi duyarız.
Digital
Audio: Sesi daha yüksek kalite sağlmak amacıyla bir sayısal dizi şeklinde
kodlayarak saklanan bir ses alma tekniği.
Digital
Computer: Sayısal bilgisayar.
Digital
Date: Bilgisayarda kullanılan ve işlemi yapılan sayısal bilgiler
Digital:
Sayısal.
Digitize:
Bir audio veya video sinyalini analog halinde, bilgisayar cinsi dijital
kod numaralarına dönüştürmek.
Digitizer:
Analog bir video görüntüsünü dijital bilgisayar grafiğine dönüştüren bir
cihaz.
DA
Conversion: Bilsayarın hafızasında herhangi bir şekilde depolanmış
örnekler sayısal olarak işlenip analog sinyallere çevrilir. Bu
sinyallerinde uygun bir cihaza iletilmesiyle hafızadaki o verinin temsil
ettiği sesi duyarız.Sentezleme yoluBilgisayar ses kartına veya içerdiği
ses düzeneğine nota bilgisini yollar. O düzenekte bu bilgiye analog
sinyaller üretir.
En uygun
iki tür sentezleme metodu FM ve dalga tablosu sentezlemeleridir. MIDI
Yardımıyla Nota bilgisi, bir midi aracısıyla, midi standartını destekleyen
müzik aletlerine bilgisayardan yollanır. Bu müzik aletleri de gelen
bilgiye göre müzik üretir. Burada gerçekleşen olay kısaca şudur Bilgisayar
çeşitli müzik aletleriyle belli bir aracı sayesinde iletişim
kurabilmektedir.
CD-ROM
Sürücünün Denetlenmesi Bilgisayar bir CD sürücüsünü kontrol ederek, bir
CD'deki depolanmış müziği okutabilir.Ses kartlarının bilgisayar dünyasında
anlayabileceği sayılar dijital halinde ifade etmenin temelinde analog/dijital
çevirme işlemi bulunmaktadır. Örneklemenin kalitesi alınan örneklerin ne
kadar sıklıkla alındığı ve her bir örneğin ne kadar bit'le anlatıldığıyla
doğru orantılıdır. Örnek olarak, l6 bitlik, 44 Khz.lik bir örneklemenin
anlamı bir doğal sesi, bir/44000 sinyalde, bir değerini ölçmek ve elde
edilen değeri 2 üzeri l6 değerden birisine (2^16) eşitlemektedir.
Günümüzde
l6 bitlik örneklemeler yaygındır. Fakat değişik çözünürlüklerde vardır.Adlib
Gold l000, l2 bitlik Genoa Audiobahn l0 bitlik örnekleme kullanılır. ADPCM
PCM`in değişik bir çeşidi olup daha çok sıkıştırma olanağı sağlar. Bunun
bedeli de ses kalitesinin PCM de olduğundan daha az olmasıyla ödenir.FM
Sentezleme Yukarıda bahsedilen bu sentezleme metodunda ses verisi: dalga
şekli üretebilen işlemciler tarafından yaratılır. Bunu da bazı basit dalga
şekillerini kullanarak, bunları çeşitli şekilde belirleştirerek yapmaya
çalışırlar.
Temel
olarak Sinüs kare, üçgün, testere dişi şeklindeki bazı basit dalga
şekillerini birleştirip ezip büzüp gerçek bir ses datasına yaklaşmaya
çalışırlar. Bu tabi ki çok zordur. Etrafımızda duyduğumuz doğal sesleri
yapısında o kadar fazla Sinüs dalgası vardır ki bunlar sayı olarak taklit
edilmesi bile şekil olarak taklit edilmeleri imkansıza yakındır. FM
sentezleme yoluyla gerçekci sesler elde etmek zordur. Zaten FM sentezleme
ile elde edilmiş sesleri dinlerken, elektronik devreleri bu işte bir
parmağı olduğu hissine kapılırız.
Gerçek sese
yaklaşmak için gelişigüzel dalga birimlerinin de kullanıldığı olur. Fakat
daha çok işlemci kullanmak kaliteli ses elde etmek için daha uygun bir
yöntemdir. Adlib FM sentezlemeyi kullanan ilk kartı. Bu kart'da iki
işlemcili bir yamaha YM 3812 FM çipi bu görevi üstlenmişdir. Bir çok Adlip
uyumlu kartlarda FM sentezlemeyi kullanırlar. FM sentezleme yapan daha
yeni kartlar yamaha SBPro daha mantıklı bir seçim olacaktır.
Directory
(dizin): Depolama bölümü için her dosyaya ait adı, yeri, boyutu, yazılım
veya son düzeltme tarihini veren tablo.
Disket:
Software veya data kaydetmeye yarayan, düz, eğilebilir, magnetik materyal
ile kaplı ve koruyucu zarf içindeki çevre birimi.
Display
size: Bir monitörde, kullanıcının çalışabileceği gerçek ekran alanı
Display:
Bir görüntünün elektriksel işaretlerden optik işaretlere çevrildiği düzen.
DCE:
Dağıtılmış İşlem OrtamıStandart programlama arabirimleri, yöntemleri ve
hizmet birimi işlevlerinden oluşan ve aynı uygulama programlarını değişik
mimariye sahip bilgisayarlar üzerinde kullanabilmeye olanak sağlayan
mimari. Digital, IBM ve Hewlet Packard tarafından öncülük edilen Açık
Yazılım Kurumu (OSF-Open Software Foundation) tarafından desteklenmekte ve
gelişmeler kontrol edilmektedir.
Distorsiyon:
Bozulma, değişikliğe uğrama, girişe uygulanan ya da üretilen sinyalin
orijinal dalga şeklinde bulunmayan özelliklerin çıkışta meydana gelmesi.
Distorsiyon, haberleşme sistemlerinde önemli bir problemdir. Arzu edilmez.
Çeşitleri: Genlik, Atenüasyon, Geçiş, Gecikme, Sapma, Harmonik,
İçmodülasyon, Lineer olmayan, Faz, Optiksel, Aralık distorsiyonlarıdır.
Distorsiyon:
Orijinal sinyalin faz, frekans, genlik ve dalga şekli bakımından bozulmaya
uğraması.
Distortion:
Bir devrede giriş karakteristiğinin çıkışta tam olarak yeniden elde
edilmemesi, şekil bozukluğu, deformasyon, distorsiyon, sesin
güçlendirilmesi sırasında oluşan bozulma miktarı. Oran, yüzde 1'den küçük
olmalıdır. Müzik seti alırken broşüründe bu oranın düşük olmasına dikkat
etmek gerekir.
Distributed
database: Dağıtılmış veritabanıKullanıcıya tek bir veritabanı gibi gözüken
fakat ayrı yerlerdeki veritabanlarından oluşan veritabanı. Buna iyi bir
örnek olarak Alan Adı Sistemi'ni (DNS-Domain Name System) verebiliriz.
Dizüstü
bilgisayarlar: Multimedya tasarımı bir dizüstü bilgisayarın sabit diskine
kopyalanır ve mevcut ekranından gösterilir. Prezantasyon birebir veya
birkaç kişiye yapılacaksa kullanılır.
DNS: Alan
İsmi Sistemi (Domain Name Server).
DNS:
Bağlanılan sunucu ismini açık Internet adresine çevirmek için kullanılan
bir mekanizmadır. Internet üzerinde aynı adlı iki veya daha fazla sunucu
isminin olmaması da yine DNS sistemi sayesinde gerçekleşmiştir.
DNS:
Internet alfanümerik adreslerini sayısal adreslere (IP numarası) çeviren
yöntem.
DOCUMENT:
Bir HTML dosyasının tüm içeriğine birden döküman denir. DOL: Dinamik
seslerin fizyolojik düzeltimi.
Domain:
Alanterimi Internet'te oldukça fazla kullanılmaktadır. Bu terim Yönetimsel
Alan mevzusunda ve Alan İsmi mevzusunda geçmektedir. Yönetsel Alan (Administrative
Domain), Alan İsmi Sistemi (Domain Name System).
DOMAIN
NAME: Internet sitesini tanımlayan isimdir. Bir "Domain Name" noktalarla
ayrılan iki ya da daha çok parçadan oluşmak zorundadır. Bir makinenin
birden çok ismi olabilir, fakat bu adreslerin hepsi aynı makineyi işaret
eder. Ortada, gerçek bir bilgisayar olmamasına karşın bir "domain name"
olabilir. Bu, Internet'te bir Web sayfası olmasını isteyen firmalar
tarafından sıklıkla kullanıllan bir yöntemdir. Bu erişimi sağlayan
firmalar genellikle "Internet Erişim Sağlayıcılarıdır. Web sayfasına gelen
postalar öncelikle ana makina tarafından alınıp, sonradan sanal "domain
name"e sahip makinaya iletilir.
Domain Name
System: Alan Adı SistemiDNS genel amaçlı dağıtılmış (distributed),
kopyalanmış (replicated) veri sorgulama (data query) hizmetidir. Temel
kullanımı bir sistem ismi vererek bu sistemin IP adresini bulunmaktır.
Internet üzerinde kulllanılan sistem isimleri alan adı (domain name)
olarak anılmaktadır, çünkü yazım şekilleri DNS tarzına uygundur. Bazı
önemli alanlar arasında .COM (ticari-commercial), .EDU (eğitim-educational),
.NET (ağ işletimi-network commercial), .GOV (hükümet), ve .MIL (askeri-military)
alanlarını sayabiliriz. Ayrıca bir çok ülkenin kendine ait alan adı
vardır; .TR Türkiye, .AU Avustralya gibi. Alan Adı Sistemi STD 13, RFCs
1034 and 1035'te tanımlanmıştır. Tam Tanımlı Alan İsmi (Fully Qualified
Domain Name).
Domain: Bir
Internet adresinde kullanıcı adının sağındaki kısım. Mesela; cc.İTÜ.edu.tr
DOS:
Bilgisayarın bilgi girişi ve depolama işlemleri için hazır hale gelmesini
sağlayan işlemler topluluğu. Dos İşletim Sistemi.
DOSKEY:
Komut isteminde girilen komutları tekrar kullanmak için bazı klavye kısa
yol tuşlarını kullanır. Yukarı ok tuşunu kullanarak bilgisayarı açtıktan
sonra girdiğiniz komutları yeniden çağırabilirsiniz.
Dot address
(dotted decimal notation): Noktalı adres (noktalı sayısal gösterim) Nokta
adres terimi A.B.C.D gibi gösterilen IP adreslerini nitelemek için
kullanılır, her biri harf toplam dört byte'lık IP adresinin onluk düzende
gösterilen bir byte'lık kısmını oluşturur.
DOT Pitch:
Monitör ekranında beliren beneklerin arasındaki mesafenin ölçüsü.
Double
density: Standart tek yoğunluklu disketlere göre iki katı depolama
kapasitesi olan disket çeşidi.
Double
precission: Her sayıyı ifade etmek için iki bilgisayar kelimesi kullanma
işlemi. Hesaplama işlemlerinde fazladan hassasiyet gerektiğinde bu teknik
normal durumun iki katı hane sayısı kullanılır.
Double
sided: Her iki yüzüne de bilgi yazılabilen disket çeşidi.
Dove: DOS
ve WİNDOWS ortamları için harici ve dahili faks/modem cihazları
Downlink:
Uydudan dünyaya sinyal nakli
Download:
Program ve / veya bilgilerin dosyalarını bir bilgisayarndan bir başka
cihaz veya bilgisayara geçirmek.
Download:
Bir bilgisayardan, ona bağlı diğer bir cihaza (genellikle bir hizmet
biriminden bir PC'ye) program ya da veri aktarmak.
Downsampling: Photoshop'da, bir resmin boyutlarının, piksel atılarak
küçültülmesi.
DPI: Dot
per Inches. Film çıkış cihazlarının, bir inç karelik alana (2.5 cm x 2.5
cm.) pozlayabildiği nokta sayısını belirtir. Bir döküman çıkışa
gönderilirken, Dpi değeri, Lpi değerinin en az 16 katı olmalıdır. Daha
fazla da olabilir.
Drag and
Drop: Bir ekran nesnesini (ikon) seçip işaretleyerek, bir başka ekran
nesnesinin içine koymak anlamında kullanılan bir GUI deyimi.
Drain (dreyn):
FET transistörün taşıyıcıları toplayan, bipolar transistördeki kollektör
elektrodunun karşılığıdır.
Drift:
Sürüklenmek, yığılmak, birikmek, tıkanmak,
Drive:
Magnetik elemanları yazıp okuyabilen ve CPU'nun işlem yapabilmesini
sağlayan araç. (sürücü)
Driver:
Harici teçhizatı kontrol etmek veya diğer programları yürütmek için
kullanılan bilgisayar programı.
DSP:
Sayısal sinyal işleme.
Dual:
İkili, çift.
Düğüm:
Bilgisayar ağına bağlı, ve adresi verilerek erişilebilen cihaza verilen
isim. anasistem (host), yöneltici (router).
Dump: Bir
bilgisayarın hafızasının içeriğini görüntülemek, yazmak veya depolamak
Duotone:
Bir resmin, bir veya dört ayrı spot renk ile basılmasını sağlayan, eskinin
dubleks tekniğinde efekt üretmemizi sağlayan mod.
E-mail
(E-posta)
:
Elektronik mektup. Internet üzerinde kişisel mektupların bir noktadan bir
diğerine yollanması için kullanılan yöntem.
E-MAIL:
Internet'e bağlı makineler birbirlerine elektronik-posta atmak suretiyle
haberleşebilirler. Elektronik-postalar'a tarih, saat, gönderen kişi,
postayı alması gereken kişi ve postanın konusu mutlaka yazılmalı, sade ve
anlaşılır bir dil kullanılmalıdır.
E-posta
adresi: Belirli bir hedefe elektronik posta göndermek için kullanılan alan
adı tabanlı adres ya da UUCP adresi. Örneğin: İlhami net. com.com
gibi.ünlemli makine adresi (bang path), Unix'ten Unix'e Kopya (UNIX-to-UNIX
CoPy).
E-zine (Electronic
magazine): Internet üzerinde periyodik sürelerle yayınlanan dergiler.
Bazıları ücretli olup değişik ilgi alanlarında çıkar.
EARN:
Avrupa Akademi ve Araştırma Kurumları Arası Bilgisayar Ağı (European
Academic and Research Network)
Echo: Yankı
EDTV:
İngiltere'de IBM (Independent Broadcasting Auttorih) tarafından
geliştirilen televizyon sistemi, Ekranın yükseklik ve en oranı HDTV ile
aynıdır (16.9). Ancak satır sayısı yine 625'tir.
EEPROM:
Elektriksel olarak sürekli silinip, yazılabilen EPROM denilebilir. Silme
işlemi ultraviole ışık yerine, elektrik akımıyla yapılmaktadır.
EFF:
Electronic Frontier Foundation
EFFECT
PROCESSOR: Stüdyoda eko, derinlik ve değişik dinleme hacimlerinin
etkilerini yaratan sistemler.
EHT: Ekstra
(fazladan) yüksek gerilim.
ELA:
Amerika Birleşik Devletlerinde öngörülen audio ve video standartlarının
tespit eden kuruluş.
Elapsed
time: CD'de çalınan bölümlerin süresine gösteren hane.
Electronic
Editing: Program bölümlerini video bandına fiziki anlamda kesilmeden
yerleştirmek ya da monte etmek.
EFF:
Bilgisayar kullanımının, dolayısıyla iletişim ve bilgi dağılımının gitgide
artamasının toplumda yarattığı sosyal ve hukuksal etkileri saptamak için
oluşturulmuş bir kurum.
Electronic
Mail (email): Elektronik Posta (e-posta)Bir bilgisayar kullanıcısının
aralarındaki iletişim ağı vasıtasıyla diğer bilgisayar kullanıcıları ya da
kullanıcı grupları ile mesaj alışverişi yapıtığı sistem. Elektronik posta
Internet'in en popüler kullanım alanlarından birini oluşturmaktadır.
Electronic:
Elektronik: Elektronun hareketini boşlukta ve yarı iletkende kontrol eden
bilim dalı.
ELEKTRONİK
YAYINCILIK: Multimedyanın ana kullanım alanlarından biridir. İletişim
teknolojisinin ulaştığı son nokta multimedya ve Internet'dir. Bu nedenle
medya kavramını oluşturan tüm birimlerin (Televizyon, ansiklopedi,
katalog, kitap, dergi, gazete vs.) yüksek teknolojiyi kullanarak daha iyi
hizmet vermek ve bu yolla rakiplerini de teşvik etmek ve bir yerde
toplumsal sorumlulukları altına girmektedir.
Günümüzde
ekonomik olanaksızlıklar nedeniyle multimedya, medyanın tüm işlevlerini
yerine getirememektedir. Bu ekonomik olanaksızlıklar sebebiyle multimedya
henüz alternatif bir yayıncılık olarak uygulanmaktadır. CD-ROM
kullanabilme imkanı olmayan kesim gözönünde bulundurularak, genellikle
yazılı metaryalin ekinde gönderilmektedir.Avantajları:Birden fazla
ansiklopedi bir CD-ROM içinde yer alabilir.
CD-ROM
içindeki bilgiler ve sesler, fotoğraflar ve filmlerle desteklenebilir.
CD-ROM baskı maliyeti kağıt baskı maliyetinden çok daha düşük olduğu gibi,
iyi korunduğu takdirde 100 yıl kullanılması mümkündür. On ciltlik bir
ansiklopedi yerine 100gr.'lık bir CD-ROM'un dağıtımı çok daha kolay ve
ekonomiktir. CD-ROM'un güncelleştirilmesi daha basit ve az maliyetlidir.
Etkileşim faktörü son kullanıcıya büyük zaman ve kullanım kolaylığı
kazandırır. Emisyon: Katı, sıvı yüzeyden ya da genellikle bir metalden
elektronların elektromanyetik radyasyon yoluyla veya elektronların ısı
yoluyla açığa çıkarılması.
Encoder:
Kodlayıcı.
Enhance:
Temel bir imgeyi, daha iyi dizayn standartlarına ve görüntüsel anlatma
ulaştırma için yapılan işlemler.
Entegre
devre: Bir çok devrenin veya devre kısımlarının bir muhafaza içinde bir
araya getirilmesi (toplayıcı).
EP: Video
veya kamerada hızın düşürülerek bant kapasitesinin iki misline çıkarılması
EPS: (Encapsulated
PostScript) Sınırlandırılmış PostScript diyebiliriz. Bir dökümanın
PostScript dilinde kaydedilmesi.
EQUALIZATION: Ton kontrol (Bas-orta-Tiz) seslerin işlenmesi,
düzeylendirilmesi ve bu prensiplere verilen isim.
Equalize:
Videoda görüntü sinyallerinin karakteristiklerini kontrollü bir şekilde
değiştirmek.
Erase:
Magnetik bir bilgiyi yenilemek veya silmek.
Error
mesajı: Hardware veya software uygulamalarında uygun olmayan bir data
girişinin yapıldığını belirten görülebilir veya duyulabilir uyarı.
Ethernet:
Başlangıçta Xerox tarafından geliştirilen, daha sonra Digital, Intel ve
Xerox (DIX) tarafından düzenlenen 10Mb/s iletişim ağı standardı.
Eşmerkezli (coaxial) bir kabloya bağlanan tüm sistemler kabloyu kullanmak
için (CSMA/CD denilen bir yönteme göre mücadele ederler. Yerel Alan (Local
Area Network).
EXCITE:
Adres: http://www.excite.com/Gerçekten ne istediğinizi bulamıyorsanız,
Excite'ın gelişmiş yardımcı teknolojisi sayesinde ne istediğinizi
bulabilirsiniz.Her hafta yenilenen 11.5 milyon tam text sayfası,
Konularında oldukça bilgili olan yazarlar ve makaleleri, Use Net haber
grupları, saatlik haberler, yorumlar ve INTERNET üzerindeki ilk interaktif
çizgi film gösterisi.
Extension:
Dosya adından sonra yazılan üç karaktere kadar ek. Extension, dosya adının
belirleyicisi veya ayırıcısı olarak görev yapar. Dosya adından (.) ile
ayrılır. .DOS, .AVI, .WRI, .BAS vb.
Exterpolation: Bilinen iki noktanın dışındaki bilinmeyen üçüncü noktanın
bulunmasına dayalı matematiksel işlem türü. Tersi, İnterpolasyon'dur.
Fade in/out:
Görüntünün yavaş yavaş açılması/kararması, Video kamerada fader düğmesine
basıldığı zaman devrye girer. Görüntünün karanlıktan yavaş yavaş
belirmesini istiyorsanız objektin yandaki FADER düğmesine basarsanız kayıt
düğmesini kapatıp kaydı bitirirdiğinizde görüntü yavaş yavaş kararacaktır.
Eğer fader düğmesine iki kez basarsanız görüntü mozaik biçimi kararıp
kaybolacaktır. Bu özellik de monitör ekranından görülebilir. Görüntünün
normal açılıp kapanmasında FADER yazısı, mozaik kararma ise M.FADER yazısı
görülür. Bu özelliği kullanmaktan vazgeçtiyseniz tekrar FADER düğmesine
basınız. Ekrandaki yazı da silinecektir.
FAQ: Sıkça
Sorulan Sorular (SSS).
Fast motion:
Hızlı hareket.
Feasibility
Study: Olurluk İncelemesi (Fizibilite etüdü)Bu terimin bir başka söylenişi
de ön-incelemedir ve aşağıdaki üç alan ile ilgilidir: 1- Mevcut sistemin
veya sistemin içinde işlediği çevrenin karakteristikleri ve özellikleri,
2- Yeni bir sistemin geliştirilmesinin mi yoksa mevcut sistemin gözden
geçirilerek düzenlenmesinin mi uygun olacağının incelenmesi, 3- Önerilen
sistemin, incelemeyi yaptıran kuruluş veya organizasyon için
gerçekleştirilebilir olup olmadığının incelenmesi.
Feather:
Erime. Select, Feather.
FCC:
İletişim ve yayıncılıkta hava dalgalarının kullanılmasını kontrol eden
hükümet dairesi.
Feding:
Alıcıda ses dalgalarının hava ve coğrafi şartalara göre değişmesi olayı.
Feedbck:
Bir mikrofonun kendi Hoparlörlerinden çıkan ses vasıtasıyla yeniden ses
yaratma işlemi. Zil sesi ya da diğer tiz sesleri gibi.
Fetch:
Bilgisayarda emirlerin getirilmesi.
Fidelite:
Kalite
Field:
Belirli kategorideki datalar için ayrılmış kayıt bölümleri.
Filcker:
Televizyon ekranıda ışık kırpışması.
File
protection: Depolama cihazında, mesela diskette; beklenmedik data
silinmelerini önlemek için kullanılan işlem veya cihaz.
File Server
(Dosya Hizmet Birimi): Uzaktaki kullanıcılar (istek birimleri) için
dosyalara erişim sağlayan bilgisayar.
File system:
Dosya sistemi.
File
transfer: Dosya aktarmaBir bilgisayardan diğer bir bilgisayara dosya
aktarma işlemi Dosya Aktarma Protokolü (File Transfer Protocol), Kermit.
File
Transfer Protocol (FTP): Dosya Aktarma ProtokolüBir sistemdeki
kullanıcının iletişim ağı üzerinden diğer bir sisteme erişme-sini ve
oradaki dosyaları kendine veya kendi dosyalarını oraya aktarmasını
sağlayan protokol. Ayrıca, FTP kullanıcıların bu protokolü kullanmalırını
sağlayan programa verilen isimdir. Protokolün tanımı STD 9 ve RFC 959'da
yapılmıştır. anonim FTP (anonymous FTP).
File:
Bilgisayar tarafından bir bütün olarak kabul edilen, birbirleri ile ilgili
data gruplarının toplandığı program.Filitre: Süzgeç, süzme
Fill
Pattern: Yazılımda bulunan esas renk ve dizayn. Bir tablo ya da çizimin
bölümlerine biçim vermek için kullanılır.
Film strip:
Yatay pozisyonu 18mm x 24mm'lik bir görüntü olan bir devamlı film bandında
durağan imgeler.
Filter: Bir
audio veya video sinyalinin frekansında bant veya disk hızına oranla
görülen ani değişim.
Finger:
Belirli bir kullanıcı hakkında bilgi veren programdır, ayrıca kendi
sisteminizde veya uzak sistemde giriş yapmış kullanıcıları listelemek için
de kullanılır. Genelde kullanıcının tam adını, ne kadar zamandır işlem
yapmadan beklediğini, hangi terminal hattından bağlandığını, ve terminalin
yerini gösterir. Bunlara ilaveten eğer mevcutsa kullanıcıya ait .plan ve .project
dosyalarını görüntüler.
Finger:
Sizin bağlı bulunduğunuz ağdaki kullanıcılar hakkında bilgileri bulmanızı
sağlayan bir protokol. Bazı ağlar dışarıdaki sistemlerden arama
yapılmasına izin vermez, bazıları ağ içinden de izin vermez.
Fixed disk:
Data depolaması için kullanılan, çevre etkilerinden korunmak için sıkı
kalıplara alınmış hard disk.
Flame:
(Hiddetten dolayı) parlama. Elektronik posta mesajında bir şey hakkında
sert eleştiri ve düşüncelerin tahrik edici bir şekilde ifade edilmesi.
Kişiler birbirlerine parlamamaları gerektiği konusunda parlamaya başlarsa
parlama savaşları ya da bir başka deyişle parlama festivalleri oluşur.
Elektronik Posta (Electronic Mail).
Flame War:
Canlı olarak yapılan, zaman zaman nezaket kurallarının unutulduğu
hararetli ve heyecanlı tartışma.
FLC,FLI:
Animasyon formatı. İlk olarak Autodesk tarafından kullnılmaya başlanılan
bu format günümüzde bir çok grafik yazılımında kullanılmaktadır.
FLI/FLC:
FLI ve buna bağlı olarak sonradan çıkan FLC formatı, PC'deki animasyonlar
için standardı belirliyorlar. Autodesk tarafından Autodesk-Anima-tor ile
birlikte geliştirildi ve bir süre sonra da FLC formatı ve Animator Pro
olarak genişletildi. FLI, 320X200 çözünürlüğünü, FLC ise 256 renk
1024X768'e kadar olan tüm çözünürlükleri destekliyor. FLI/FLC formatının
değişik mutasyonları 15/16/24 bit renk derinliği sunuyorlar, ancak bunlar
standarttan sapıyorlar ve özel bir Player gerektiriyorlar.
Floating
point aritmetic: Programın radix noktası (virgülün bulunduğu yer) otomatik
olarak hesaplayıp kaydettiği hesaplama çeşididir. Programlayıcı, bunu
hesaplamaya uğraşmaz.
Flowchart:
Programdaki işlemi grafik metodla gösterme.
Focal Blur:
Raytracing ile hesaplanan resimlerde önden arkaya kadar her şey tam olarak
keskin değil. Bu ise hiçbir şekilde görme alışkanlıklarına uygun değil.
Çok yakında duran bir cisme bakıldığında arkadaki her şey keskin görünmez.
Bazı Raytracerlar bu efekti simüle ediyorlar ve böylece resimler çok daha
doğal görünüyor.
Font:
Romen, italik, Helvetica vs. cinsinden yazı karakterleri.
FOOTER:
HTML dökümanının "dip" bölümüdür. Bu bölümde genellikle tarih, yapımcı ve
döküman hakkında bilgiler bulunur.
For Your
Information (FYI): Bilginiz İçinRFC'lerin TCP/IP ve Internet konusunda
bilgi veren, teknik standartlar ve protokol tanımları içermeyen, bir alt
grubudur. Request For Comments, STD.
Fore front
Venüs: 486DX2/66 tabanlı, aktif matris renkli ekrana sahip güçlü bir
notebook. Bellek 8,12 ve 20MB'a yükseltilebiliyor. Ayrıca harici disk
sürücü, PCMCIA yuvasına takılan Faks/Modem ve harici batarya şarj cihazı
takılabiliyor (ve şimdi de Pentiumlara uyumlu).
FORM: HTML
sayfalarında Web servisine bağlanan kullanıcıdan Web tarayıcısı sayesinde
bilgi almak için kullanılır. Daha sonra bu bilgiler sunucu makinede kurulu
olan özel bir programla değerlendirilir. Web sayfaları üzerinde formlar
yaratmak için CGI programlamayı bilmek gerekir. CGI hakkında daha çok
bilgi edinmek için http://the-inter.net/www/future21/html.html sayfasına
bir göz atabilirsiniz. Bu adreste Web sayfası yaratmak ve CGI ile formlar
yaratmak hakkında güzel bilgiler bulacaksınız.
FPU: (Floating
Point Unit. Kayan Nokta Ünitesi.) CPU üzerinde bulunan ve çok hassas
işlemlerin yapılmasında görev alan ünite.
FQDN: Tam
Tanımlanmış Alan İsmi (Fully Qualified Domain Name).
Freenet:
Ücretsiz ağE-posta bilgi hizmetleri, etkileşimli iletişim ve konferans
gibi işlevleri olan halke açık sistemlere verilen isim. Freenet'ler
kişiler ve gönüllüler tarafından finanse edilir. A.B.D. freenet'leri
bilgisayarla iletişimi halka açık kütüphaneler gibi yaygın hale getirmeye
çalışan NPTN (National Public Telecomputing Network) üyesidirler.
Freeware:
Ücretsiz kullanılabilen yazılım. Bu programları hiçbir ödeme yapmadan
kullanmak mümkündür. Programın satılması ise ancak izin verilmiş ise
mümkündür. Dağıtılması ise serbesttir.
FTP (File
Transfer Protocol): Sadece bir protokol değildir, bu protokol Internet
üzerinde veri yollamanın ve almanın en çok kullanılan biçimidir. FTP
kullanılarak başka bir Internet sitesine "login" olunur ve buradaki
dosyalara "site sorumlusu"nun hak tanıdığı kadar erişim sağlanır.
FTP: Dosya
Aktarma Protokolü (File Transfer Protocol).
FTP (File
Transfer Protocol): Çeşitli sistemler arasında dosya aktarımı yapılmasını
sağlamak için kullanılan bir protokol.
Full-Motion
Video: Gerekli sayıda imge (saniyede 30 Frame) yarattıkları için
televizyonda görülenleri envüle eden video sekansları.
FQDN: Tam
Tanımlanmış Alan Adı:FQDN bir sistemin tüm alan adını içeren adresine
denir. Örneğin asiyan bir sistem adıdır, asiyan.cc.boun.edu.tr FQDN'dir
anasistem (hostname), Alan İsmi Sistemi (Domain Name System).
Function
keys: Keybord üzerindeki belirli tuşlardır ve basıldığında bilgisayara
belli bir işi yapma talimatı verir. Fonksiyon tuşları, kullanılan uygulama
programına bağlı olarak belirlenebilir.
Function:
Özel talimatlar aracılığı ile belirlenen bilgisayar işlemidir. (Alt) Bazı
GWBASIC fonksiyonlar COS, EOF, LEFTS, TAN
Galley View:
Nota yazımının daha seri bir şekilde yapılması için düzenlenen sayfa.
GAME LAN:
Adres: http://www.gamelan.com/Bu günlerde popüler olan Java
uygulamalarından bir derleme. katigorilere göre sıralanmış.
GAMES
DOMAIN: Adres: http://www.gamesdomain.com/Favori oyununuz hakkında arama
yapmanıza olanak sağlayan bu sayfa oyun meraklıları için tasarlanmış.
Gamma
(Düzeltme): Dijital resimlerin kaydedilmesi sırasında (256 renkten daha az
içeren resimler dışında) resmin aydınlığı (ışığı) 256 basamakta
kaydedilir. 255 maksimum aydınlık, 0 ise minimum aydınlığa (ışığa)
karşılık gelir (siyah). Aydınlık ='dan 255'e doğru doğrusal olarak
artar.Bilgisayar monitörü, renkleri, elektronlar tarafından uyarılan ve
böylece aydınlanan fosforlarla gösterir. İdeal duruma karşılık fosforun
aydınlatma eğilimi doğrusal değildir. Piksel değerinin monitördeki gerçek
aydınlıktan sapan faktörü de hesaba katılmalıdır. Bu değere Gamma değeri
denir.
Gamma: Orta
tonlar. Ekranınızın Gamma ayarını, Photoshop klasöründeki Goodies'de
bulunan Calibration'daki Gamma'yı Sistem Klasörü'ne atarak yapabilirsiniz.
Standardı 1.8'dir. Renk sapmalarını Balance'daki RGB sürgülerle
giderebilirsiniz.
Gamut:
Tarayıcıların, film çıkış cihazlarının vb. kabul ettiği renk sınırlama,
tanıma limiti.
GATEWAY:
Gateway, teknik olarak aynı türden olmayan iki protokol'ün anlaşılmasını
sağlayan donanım ya da yazılım anlamına gelir. Örneğin Compuserve'ün kendi
mesaj formatı ile Internet "e-mail" formatı arasında değişimi sağlayan bir
"geçiş kapısı" vardır.Ama bu terim Internet üzerinde genellikle, bir
sistemden diğer bir sisteme geçiş sağlayan bir mekanizmayı anlatır.
Gateway:
GeçitAynı işlevlere sahip fakat farklı yapılardaki ağlar arasında verileri
aktaran cihaz ya da programlara verilen isim. mail gateway, router,
protocol converter.
Gateway:
İki ağ arasındaki geçit. Bu şekilde bir ağdan diğerine veri iletimi
yapılır.
GCC: GCC
ürün grubunda postscript laser yazıcıların yanısıra ColorFast Digital Film
Kayıt cihazı ile ColorTone Dye-Sublimation renkli fotorealistik yazıcı
üniteleri yer almaktadır.
GCR: Gray
Component Replacement. Orta tonlardan faydalanarak Siyah'ın üretilmesini
sağlayan bir teknik. GCR'de koyu bölgelerde, her renkte de tram vardır.
Ghost:
Ekranda gölge, kayma, görüntünün çift görünmesi (=double image).
GIF: Grafik
dosyalarını sıkıştırmak ve böylece veri aktarma zamanından tasarruf etmek
amacıyla Compuserve tarafından yaratılmış birer grafik formatıdır. Web
dokümanlarında sık sık kullanılır.
GIF: WWW
üzerindeki görüntü dosyaları için kullanılan standart bir format. GIF
dosya formatı, dosya büyüklüğünü azaltan bir sıkıştırma yöntemi kullandığı
için oldukça popülerdir. Gigabyte (G veya GB): Bir milyar bayt.
Global
search: Bir değişkeni referans alarak, (karakter veya komut olabilir) text
içerisindeki her türlü görünümünü vererek araştırma şekli.
GNN SELECT:
Adres: http://gnn.com/gnn/wic/wics/index.html INTERNET'in size
sunabileceği en iyi servisler. Eğlenceden ulaşım'a her şey GNN'de var.
GOPHER:
Internet üzerinde hypertext kullanmadan değişik menölerdeki materyallere
ulaşmayı sağlar.
Gopher:
Internet üzerindeki bilgilere hiyerarşik menöler halinde erişimi sağlayan
dağıtılmış bilgi hizmetidir. Gopher kullanıcının bir kullanıcı programı (client)
kullanarak tüm gopher dağıtıcılarındaki (servers) bilgilere ulaşmasını
sağlar. Tüm dağıtıcılardaki bilgilerin toplamı gopher uzayı oluşturur.
Kullanıcı ve dağıtıcı programları Internet üzerinde ücretsiz olarak
mevcuttur. Archie, arşiv makinesi (archive site), Geniş Alan Bilgi Hizmet
Birimi (Wide Area Information Servers).
Grab
Utilitiy: Herhangi bir programdan bir ekran görüntüsünü kapatarak bir
diğer program vasıtasıyla imgeleme veya yapım maksadıyla bir diğer file
veya çıkışa nakleden küçük bir RAM- Dayanıklık programı.
GRAFİK:
İletişim; kelimelere bağımlı kalmaktansa değişik şekiller, boyutlar ve
renkler kullanılarak zenginleştirilmektedir. Multimedya grafik kavramının
içinde tanıdığımız iki unsur bulunur. Bunlardan birincisi fotoğraf,
ikincisi resimdir. Bu iki unsur multimedyaya anlaşılırlık ve görsel zevk
katarlar. Yerinde kullanılan nitelikli bir grafik, yazı veya sözle
verilebilecek mesajlar taşıyabilir.
Teknik
Bilgi:
Çözünürlük:
Grafiğin ekranda hangi büyüklükte ve ne kadar net görüneceğini belirler.
Grafik ne oranda büyütülürse veya aynı büyüklükte ne kadar daha net
gösterilmek istenirse diskte kaplayacağı yerde o kadar büyük olur.
Renk
bilgisi: Bir grafiğin içinde bulundurduğu renk sayısını belirler. Gerekli
yöntemler doğru olarak uygulanırsa genelde 256 renk yeterli olur.
Grafikler binlerce veya milyonlarca renkten oluşursa diskte kapladıkları
yer çok daha büyük olur.
GRAFİKLER:
Daha büyük olmaları ve yavaş yüklenmelerine rağmen grafiklerin görsel
çekiciliği her zaman web servislerini onları bolca kullanmaya itmiştir.
Günümüzde Internet üzerinde sıkça kullanılan ve güçlü sıkıştırma
algoritmalarına sahip iki grafik formatı vardır: GIF ve JPEG. Grafikler
hakkında ipuçları istiyorsanız bir UseNet haber grubu olan comp.infosystems.
www.authoring.images adresine bağlanabilirsiniz.
Graph Area:
X veya Y yayları arasında bilinen bir grafiğin yaratıldığı alan.
Graphic
Adapter: Bir bilgisayarda bütün görüntü yaratan fonksiyonları yürüten
devreler.
Graphic:
Objelerin kelimeler olarak değil de resim olarak görüntülenebilmesini
sağlayan hardware/software özelliği. Bu işlemlerde çizgi çizebilme ve
çeşitli işlemleri uygulayabilme özellikleri vardır.
Graphics
Display: İş dünyasında kullanılan grafikleri görüntülemek gibi özel
durumlar için dizayn edilmiş yüksek performanslı bir gösterim terminali.
Grayscale:
Beyaz ve siyah arasındaki gri tonların eşitliği
Grayscale:
Siyah/Beyaz dökümanları tarama modu.
GROFPWARE:
Aynı bilgiler üzerinde çalışan, aynı binada, odada veya ağ üzerinde
çalışan bir grup insan için tasarlanan programlara denir.
GUI (Graphical
User Interface): Grafik Kullanıcı Arabirimi.
GUI:
Karaktere dayalı bilgisayar ınterface'leri ve DOS için kullanıcıya
kolaylık sağlayan bir alternatif. Kullanıcıya karakterlere dayalı bir
kumanda klavyesinde yazmak yerine bir dizi kumanda seçeneğinden istediğini
vurgulama imkanı verir.
Hacker:
Bilgisayar hastasıBilgisayar sistemleri ve iletişim ağlarının yapısını
derinlemesine anlamaktan zevk duyan kişi. Bu terim bazen yanlışlıkla
cracker yerine kullanılır. Sistem kırıcı (cracker). Ham: Odyo frekans
sistemlerinde bulunan gürültü, kalın sesli vızıltı.
Hardware:
Bilgisayar sisteminin sahip olduğu cihazların tümü (Donanımı).
Head: Kafa,
video cihazında bandı okuyan ya da kayıt yapan ve bir tambur içine
gizlenmiş hareketli parça iki üç ya da dört adet olur.
HEADING
(BAŞLIK): HTML dökümanlarında genellikle yazının başlığının ve genel
tanımların bulunduğu bölgedir. < head > ve < /head > takıları arasına
yazılır.
Hexadecimal:
Taban olarak 16'yı kabul eden sayı sistemi. Bu sistemde, 0-9 arası
sayılara ilave olarak A, B, C, D, E ve F harfleri sayı olarak kullanılır.
Hidden
file: Normal directory araştırmasında görülemeyen dosyalar. Normal DOS
komutları ile bu tür dosyalar üzerinde işlem yapılamaz.
High grade:
Yüksek manyetik özelliğe sahip video bant.
Hiss:
Teypte band hışırtısı.
Histem adı:
Bir bilgisayara verilen isim. Tam Tanımlı Alan İsmi (Fully Qualified
Domain Name).
Holl: Oyuk,
boşluk.
Home Page:
Bir Web hizmet biriminin kimlik ve içindekiler bilgilerini içeren
başlangıç sayfası. Ana sayfa.
Horizantal
Resolution: Ekran üzerinde yatay olarak bulunan pixel'lerin sayısını
belirtir.
Horizontal
Resolution: Ekran üzerinde yatay olarak bulunan pixelerin sayısını
belirtir.
Horizontal
Scan Rate: Elektron ışın scanlarının bir CRT'nin ekranındaki hızını
belirtir. Horizontal Scan Rate:Elektron ışın scanlarının bir CRT'nin
ekranındaki hızını belirtir.
Host:
Grafik teminatını kontrol eden video sinyalini bilgisayar veya diğer
kaynağı.
Host number:
Sistem numarası
Host:
İletişim ana sistemiKullanıcıların diğer iletişim ana sistemleriyle
haberleşmesini sağlayan bilgisayar. Kişiler haberleşmeyi elektronik posta,
telnet ve FTP gibi programlar vasıtasıyla yaparlar.
Hostname:
Internet bağlantısı olan bir bilgisayara verilen isim.
Hot Line:
Sıcak Hat.Sadece iki telefon abonesine hizmet eden özel bir hat. Bu hatta
bağlı bir abone ahizesini kaldırınca diğer abonenin zili otomatik çalmaya
başlar.
HOTJAVA:
Sun MicroSystems tarafından tasarlanmış Mosaic-tipi web tarayıcılarına
alternatif olarak tasarlanan yeni bir Java destekli web tarayıcısıdır.
Özellikle "etkileşimli" web sayfaları geliştirmek isteyenler için
tasarlanan bu tarayıcının yapımı henüz bitmemiştir.
Howtek:
Tarayıcı ürün gruplarından ilki olan Howtek'de A4 ve A3 değişik
çözünürlüklerde flatbed tarayıcılar yer almaktadır. Ayrıca 400 dpi'lık
durum scanner da mevcuttur.
HP DeskJet
320: Notebook PC'ler için tasarlanan HP DeskJet 320, notebook bilgisayarın
yarısı oranında ve renkli ve siyah/beyaz baskı olanağı sunuyor. 2kg'lık
ağırlığı ile ev ve büro dışında rahatlıkla kullanılabiliyor.
HP LaserJet
4L (Lazer Yazıcı): Kullanımının kolay, hafif ve ekonomik oluşu ile dikkat
çeken HP LaserJet 4L, dakikada 4 sayfa basma özelliğine sahip ve 300 dpi
olmasına karşın, çözünürlük iyileştirme teknolojisi sayesinde çıktı
kalitesi oldukça yüksek.
HP Vectra
XU 5/90C: Yüksek performansı, gömme Ethernet desteği ve kolay sökülüp
takılabilmesi özellikleri ile diğer Pentium işlemcili bilgisayarlar
arasında dikkat çekiyor. Ayrıca, bakımı kolaylaştıran kolay sökülebilmesi
özelliğiyle iyi bir tasarıma sahip.
HR (High
Resolution): Yüksek çözümlü bant.
HSL: (Hue,
Saturation and Lightness) En geniş renk spektrumudur. Hem RGB, hem de CMYK
renk dünyasını içine alır.
HTML: Web
sayfalarının düzenlediği ve Web bilgilerinin dağıtıldığı ortam için
kullanılan bir kısaltma. Bir birleşik döküman formatı.
HHTP:
Internet üzerinde HTML sayfalarının aktarılması için "Hyper Text Transport
Protocol" isimli standart bir protokol kullanılır. Hiç şüphe yok ki World
Wide Web üzerinde en çok kullanılan (ve en önemli) protokoldür.
HTR: Yüksek
ısıya dayanıklı direnç.
HTTP:
Servis sağlayan bilgisayardan döküman aktarmak için kullanılan bir yöntem.
Kullanıcılar ve tarayıcılar için hizmet veren servis biriminin adı.
Hyperlink:
Bir bilgi parçası ile diğeri arasındaki bağlantı.
HYPERMEDIA:
Az kullanılan bir terimdir. metin, grafik, ses, hareketli görüntü gibi
Internet üzerinde iletişimi mümkün olan her türlü medyayı ifade eder.
HYPERTEXT:
HyperText, dökümanları biçimlendirmek, resim ekleme, bağlantılar yaratmak
için kullanılan metotdur.
HYPERLINK:
HTML sayfasında bir takı (tag) kullanılarak başka bir dosya ile
oluşturulan bağlantıdır.
Hypertext:
Anında etkileşimli sorgulama fonksiyonuna sahip bir metin dosyası tipini
tanımlamak için kullanılır. Metin içine yerleştirilmiş kelime ve kelime
gruplarının kullanıcı tarafından (fare tıklamasıyla) seçilmesiyle bağlantı
kurarak, ilişkili olduğu bilgi ve multimedya malzemesinin anında
görüntülenmesini sağlar.
IBM Lexmark
2381 Plus: Yüksek hızı, Win Word ve grafik uygulamalarındaki kaliteli
baskı özelliği, yine dört yerleşik fontu, barkot basabilme özelliği ile 94
yılının dikkat çeken ürünleri arasına girmiştir.
IBM
ThinkPad 755C: Güçlü Intel DX4 ve DX2 işlemcileri ile çifte taramalı
renkli ekranlar kullanılıyor. CD Rom sürücüsü, ses kartı ve iki speaker
sayesinde Multimedya olanaklarından rahatlıkla faydalanma imkanını
sağlıyor.
Icon:
Kullanıcını istediği fonksiyonu yerine getirebilmesi için seçtiği yazılım;
işlemlerini sembolik imgeleri.
IFF:
Standard dosyalama formatları.
İletim
Kontrol Protokolü: Gönderilen paketlerin hedefe eksiksiz varmasını
sağlayan bir protokol.
IMAGEMAP:
Imagemap birçok bağlantı barındıran bir grafiktir. Bu grafik değişik
yerlerine basıldığında sizi farklı URL adreslerine veya bağlantılarına
götürecek biçimde bölümlerine ayrılmıştır. Böyle bir tekniği
gerçekleştirmek için öncelikle ilgili GIF dosyasını yaratmalı sonra da
"harita dosyasını" yaratmak için http://www.boutell.com. mapedit/
adresinden bulabileceğiniz MapEdit gibi bir program kullanmalısınız. bu
tip programlar CGI dilini kullanarak görüntünün içine değişik bağlantılar
yerleştirir.
IN-Band
Signaling: Bant içi işaret gönderme.Normal olarak ses iletimi için
kullanılan bir taşıyıcı kanal içinde bulunan bir frekans veya frekanslarda
işaretleşme bilgilerinin iletilmesi.
İn-Point:
Edit'in başladığı yer. Ayrıca start ponit deyimi de kullanılır.
Input Form:
Bir iş yönetimi grafiği programında kullanıcının programa data vermek ve
bir tablo ortaya çıkarmak amacıyla cevaplandırması gereken sorunlar
gurubu.
Input/Output:
Bilgisayarlar ile haberleşme yapan cihazlar için kullanılan genel terim.
Bu terim için I/O kısaltması kullanılır.
Input:
Merkezi bir işlem ünitesine veya ünitesinde bilgi transferi için gerekli
işlemler.
Insert
Editing: Audio veya videounun önceden kaydedilmiş malzemeye sanki beraber
alınmış gibi geçirildiği video edit tekniği. Hem kaynak hemde master video
bandında control track'i veya zaman kodu gerektirir.
Instruction:
Bilgisayara bir sonraki işlemde ne yapacağını söyleyen program adımıdır.
Instruction, sık sık command (komut) ile karıştırılır.
Integer:
Tam büyüklük. Bölüntüsü olmayan, doğal sayıların tamamı. Örnek olarak 60
bir integer (tamsayı)'dır. 60,5 ise değildir.
Interactive:
Etkileşimli televizyon ekranda resim izlenirken bir köşede kayıt tarihi
band uzunluğu program süresi vs. gibi bilglerin yeralması. (Seyircinin
Aktif olarak Televizyona müdahale edebilmesi).
Interface
(ara birim): Bilgisayarın bir bölümünden başka bir bilgisayara veya harici
bir cihaza (printer, monitör veya modem gibi) bilgi iletişiminin kanalize
edildiği yer. (ara birim)
Interlaca:
Titreşimleri azaltmalk için her 'frame'in iki komple şebeke gurubuna
bölündüğü, bir tarama metodu...Veya elektron ışığının her geçişinde
ekranın sadece yarısının tazelendiği bir monitör tipi.
Interlaced
Fields: Görüntü ekranındaki kamaşmayı en aza indirmek için testler scan
gösterim sitemlerinde bulunan bir teknik.
INTERLACED
GIF'LER: Normal bir GIF resmi HTML sayfası yüklenirken yukarıdan aşağıya
doğru yüklenir. Eğer GIF veya JPEG formatındaki resminiz "Interlaced"
özelliğine sahipse. HTML sayfanız yüklenirken kademe kademe, çözünürlüğü
gittikçe artarak görülecektir. Böyle GIF dosyaları kullanıcıya, dosya daha
hızlı yükleniyormuş hissi verir. (Aslında daha hızlı yüklenmez, sadece bir
göz yanılmasına neden olurlar.) GIF'lerinizi bu formatta kaydetmeniz aynı
zamanda kullanıcıya nasıl bir resmin yükleneceğini önceden bilme şansı
verir.
Interlock:
Bir cihazın yalnız önceden belirlenmiş şartlarda çalışabilmesine imkan
veren güvenlik tertibatı.
Internet
address: Internet adresiInternet üzerindeki bir düğümü ifade eden adres.
ağ (internet), Internet, IP adresi (IP address).
Internet
Aktarmalı Sohbet: Kişilerin gerçek zamanda birbiriyle konuşmalarını
sağlayan dünya çapında "parti hattı" protokolü. Dünya üzerindeki IRC
hizmet birimleri (IRC Servers) kendi aralarında bir ağ oluştururlar, ve
IRC kullanıcı programlarının (client) bağlantı taleplerini kabul ederler.
INTERNET
nedir ?: Internet, dünya üzerindeki bilgisayar ağlarının birbirleri ile
bağlanması sonucu ortaya çıkmış olan,herhangi bir sınırlaması ve
yöneticisi olmayan "International" bir bilgisayar ve bilgi iletişim
ağıdır. Günümüzde Internet üzerinde yaklaşık olarak 5.000.000 Bilgisayar
('host'yani ana sistem olarak) fakat kişisel olarak 100 miliyonu
geçmektedir.
Bu kadar
büyük bir ağın başlangıcı nasıl ortaya çıktı diye düşünecek olursak, ilk
olarak Amerikan ordusunun birimleri arasında iletişimi sağlamak için
düşünülmüş olan ARPANET gösteriliyor.Günümüz internetine göre daha yavaş
ve basit bir altyapıya sahip olan Arpanet 1969'da ilk kurulduğunda işlerin
bu kadar büyüyeceği kimsenin aklına gelmemişti. Ancak Ordunun bilgisayar
merkezleri arasındaki iletişimi bu kadar kolaylaştıran sistem bir sistemin
uzun zaman sadece orduya bağlı çalışmayacağı anlaşılıp ihtiyaç duyulunca
çok kısa sürede bu sistemin alt yapısını genişletilerek Hükümet ve Eğitim
kurumları da bilgi paylaşımı için bu ağ sistemini kullanmaya başladılar.
Üzerindeki
bilgi yoğunluğa veya yüke uzun süre dayanamayan Arpanet, bir süre sonra
ikiye bölünmek zorunda kaldı. Bir bölümü ordu adına MİLNET işlendi diğer
bölümü de Arpanet olarak bir süre devam etti. Sonra büyük firmalar ve
şirketle, belli bir katkı payıları ile Arpanet'e üye olarak altyapısını
geliştirerek ve şirketler çoğalarak Amerika'yı bir baştan bir başa Ağ
sistemi ile donatmaya başladılar. Ve hemen hemen Amerika'nın her kesimine
girmeye başlandı.
Tam bu
sırada İletişim Protokolllerinde bir devrim olayı yaşandı. Ve ARPANET
üzerinden TCP/IP protokolüne geçiş başlandı. Bu protokol Hem çok daha
esnek bir protokol hem de bilgi paylaşımında değişik metodların bir arada
kullanmasına imkan tanıyordu.UNIX Sisteminin ağlar üzerinde popülerliğinin
artması ile Arpanet'in Abone sayısı bir anda beklenmeyen ilgiç sayılara
ulaştı. Ve doğal olarakta, ikinci Arpanet de belli bir süre sonra şişmeye
ve üzerinden yapılan bağlantıların yükünü taşımamaya başladı.
Amerikalıların TÜBİTAK'ı NSF bu şişmeye (doluluğa) karşı önlem alarak daha
geniş bant kapasiteli bir global ağ sistemi olan NSFNET'i geliştirdi.
Arpanet'e yapılan bağlantılar kısa sürede NSFNET üzerinden transfer
edilmeye başlandı ve Arpanet bitmiş oldu. Böylece büyük Bilgisayar
Firmaları kendi global ağlarını kurmaya başlayarak daha geniş bantlara
sahip oldular. Kulanıcı, server ve biribirine bağlı ağ sayısı bir anda
katlanan rakamlarla büyümeye başladı.
Bir ara
sadece E- MAİL (Elekronik- POSTA) iletişimi FTP dosya Transferi kullanılan
İnternet üzerinde uygulamalar bir anda değişik alanlara kaymaya başladı.
TCP/IP protokolünün esnek olması, ortaya internet üzerinde bilgi
paylaşımında bir devrim olan WWW (World Wide Web) oluşumunu çıkardı. Ve
Internet bir anda Bilgisayar Gruplarından'evdeki vatandaşın
kullanabileceği bir sistem olma yoluna girdi.
Basitlik
anlaşılabilirlik ve kullanım kolaylığı Internet'i popülerliğini artırdıkça
arttırdı ve böylece 2000'li yıllara doğru kendini hazırlamış oldu. Artık
İNTERNET'e "Bilgi Otobanı" da diyoruz.Günümüzde bilgi paylaşımın en kolay,
en pratik ve en hızlı yolu da İNTERNET'ten geçmektedir. İnternet üç
bölümden oluşuyor. Internet Kullanıcıları, İnternet üzerinde kullanıma
hazır olan sayısal bilgi ve İnternet'i oluşturan Server, ağlar,
Bilgisayarlar vb. gibi altyapılar diyebiliriz. Kısaca dünyanın en ücra
köşesinde ulaşmak istediğimiz bir bilgiye en kısa sürede ve en kısa
yol'dan İNTERNET Sistemiyle ulaşabiliyoruz.
IP
(Internet Protocol): Sistemler arasında bilgi birimleri geçişini
tanımlayan Internet protokolü.
IP: 1.
Internet Protocol- Internet'in temel işletme protokolüdür. 2. Internet
Provider- ya da Internet Access Provider. Kendi servisleri üzerinden başka
kullanıcıları Internet'e bağlayan, genellikle ticari amaçlı kuruluşlardır.
IP adress Internet üzerindeki her makine sadece bir tane IP numarasına
sahip olabilir. Buna karşılık kullanıcıların servis isimlerini daha rahat
hatırlamaları için makinelere bir ya da daha fazla "Domain Name"
atanabilir. IP adresi noktalarla bölünmüş 4 sayıdan oluşur. (Örnek:
194.762.183.106)
Internet
Protocol (IP): Internet ProtokolüBir bilgisayardan diğerine veri paketi
aktarma işlemiyle ilgili bir protokol. Tanımı STD 5 ve RFC 791'de
bulunabilir. Yorumlar İçin Rica (Request For Comments), TCP/IP Protokol
Ailesi (TCP/IP Protocol Suite).
Interpolation: Bilinen iki nokta arasındaki bilinmeyen üçüncü noktanın
bulunması tekniği, matematiksel işlem türü.
Interpreter:
Bir bilgisayar dili ile yazılmış programı okuyan, tercüme eden ve işleten
program. Öte taraftan COMPILER, programı okuyup işletiminden önce tercüme
eden programdır.
INTERRUPT:
Bir G/4 (1/10) cihazından veya bir yonga'dan MPU'ya gönderilen ve hizmet
isteyen bir işaret. Kabul edildiği zaman, kesilme işareti MPU'nun mevcut
durumunu (program sayacı, dahili rejisterler vb.) korumasını sağlar ve
uygun bir işlem birimine dallanması temin eder. Kesilme işareti
çalıştırıldıktan ve istenen hizmet tamamlandıktan sonra korunmuş olan
duruma yeniden dönülür ve çalışması kesilen programın icrasına devam
edilir. Birden fazla sayıda kesilmelerin sözkonusu olması halinde ise
bunların öncelik sıraları belirlenmelidir.
IP address:
IP adresiInternet Protokolü tarafından tanımlanmış 32 bit'lik adres, STD 5
ve RFC 791'de tanımlanmış olup genelde noktalı gösterimde ifade edilir.
Örneğin 128.45.67.255 gibi. noktalı adres (dot address), Internet adresi (internet
address), Internet Protokolü (Internet Protocol), ağ adresi (network
address), sistem adresi (host address).
IP Address:
Bir hizmet birimine atanmış 32 bit'lik Internet protokol adresi. IP adresi
bir ağ bileşeni ve bir servis birimi bileşenine sahiptir.
IRC:
Internet Bağlantılı Sohbet (Internet Relay Chat)
IRC
(Internet Relay Chat): Kişilerin gerçek zamanda birbiriyle konuşmasını
sağlayan, dünya çapında bir sohbet hattı protokolü.
ISDN:
Tümleşik dijitak şebeke hizmetleri. Dijital ses, data ve video
sinyallerinin aynı devreler üzerinde taşınmasına imkan verir.
ISDN:
Eşzamanlı ses, veri ve görüntü bilgisinin birkaç kanal üzerinden yüksek
hızlı iletimi
IVIA: Çok
yönlü video Sanayicileri Birliği.
Jaggies:
Şekillerin bilgisayar grafiğindeki köşeleri. Aynı zamanda "Alasing" diye
de adlandırılır.
Jamming:
Bir işletim sistemini istenemeyen sinyallerle kasten bozma.
JAVA: Sun
Microsystems'in yarattığı kolay kullanılır, güvenli, nesneye yönelik ve
güçlü bir programlama dilidir. HTML dilinin eksiklerini kapamaya
yöneliktir. Bu dil Netscape 4.0 veya Sun Microsystems'in HotJava web
tarayıcısıla görüntülenebilir. Ayrıca bir derleyiciye gerek yoktur. Dil
hakkında daha çok bilgi ve örnekler için http://java.sun.com adresin
Kamera:
Görüntüyü elektriksel işaretlere çeviren sistem.
Kermit:
Kolombiya Üniversitesi tarafından geliştirilmiş popüler bir dosya aktarma
protokolü. Kermit bir çok işletim sisteminde çalıştığı ve kullanımı kolay
olduğu için oldukça yaygınlaşmıştır. Kermit FTP ile aynı değildir. Dosya
Aktarma Protokolü (File Transfer Protocol).
Key
(Anahtar): Video imgesinde bir delik açarak (elektronik olarak) bir görütü
veya bir renk eklemek suretiyle elde edilen özel bir efekt. Anahtar deliği
bir video kameranın veya bir CG'nin sinyalleri ile elde edilebilir. Sonuç
süper empozisyona yakın, hatta daha temiz ve parlatılır. Anahtar
genellikle "title'ler (jenerik) için kullanılırlar.
Key Frame:
Cel animasyonunda bir sekansın başlangıcını ya da sonunu belirten görüntü.
Keyer:
Bilgisayar grafiklerinin görüntüsünü, video görüntüsünün üstüne almak için
kullanılan bir cihaz. Genelde bir genlock parçasıdır.
Kilobyte (K
veya Kb): 1.024 Bayt.
Kilohertz (kHz):
1000 hertz.
KİOSK:
Kiosk bir PC ve dokunmatik ekrandan oluşan bir sistemdir. Kullanıcı klavye
ve fare kullanmadığı gibi bilgisayar da görebileceği zarar ve estetik
nedenlerden ötürü bir kutu içinde saklanır. Küçük bir yazıcı ekiyle
kioskların yazılı materyal verebilen mekanizmalar şeklinde kullanılmaları
da mümkündür.
Basit bir
PC ve dokunmatik ekrandan oluşan bu sistemin kullanım alanlarına her geçen
gün bir yenisi eklenmektedir. Firmalar kioskları satış ve pazarlama
desteği, tüketici enformasyon merkezi, araştırma merkezi olarak veya
reklam amaçlı kullanabilirler. Kiosklar; tüketicinin, herhangi bir
faaliyete bilet alma, rezervasyon yapma hatta sipariş verme gibi
isteklerine cevap veren sistemler olarak da kullanılmaktadır.
Kolay
taşınabilmesi, düşük kurulma bedelleri ve kapladığı alanın küçüklüğü
nedeniyle istenilen yere (alışveriş merkezi, süpermarket, tiyatro, otel
vs.) konulabilir. Kioskların bu iletişim ağı aracılığıyla birbirleriyle
haberleşmesi mümkün olduğu gibi, şirket bünyesinde kurulan bir merkez
birim aracılığı ile istenilen aralıklarla bilginin güncelleştirilmesi de
mümkündür.
Enformasyon
veriminin yanısıra, kullanıcıya sordukları sorularla kiosklar birer data
toplama merkezi olarakta kullanılabilir. Toplanan bilgiler yine bir ağ
aracılığıyla ana merkeze aktarılabilir ve analiz programları sayesinde
istenilen çerçevede raporlar alınabilir.
Knowbot:
Deneme safhasında bir rehber hizmeti. beyaz sayfalar (white pages), WHOIS.
Kodlama:
Gizleme işlemini yapma.
Kullanıcı-Ağ Arabirimi: (User-to-Network Interface/UNI) fiziksel bağlantı
tanımları, veri transferi, tıkanıklık yönetimi ile PVC'lerin (kalıcı sanal
devre) yönetimini kapsamaktadır.
Kurta:
CAD/CAM kullanıcıları veya yoğun olarak grafik ağırlıklı uygulamaları
kullananlar için digizer tabletler.
LAN: Yerel
Alan Ağı (Local Area Network).
LAN:
PC'lerin terminallerin, ara Frame'lerin ve periferal cihazların
enterkonekte edip bilgi dosyaları alışverişinde kullanımlarını sağlayan
bir cihaz.
LAN: Yerel
bilgisayar ağı.
LCD: Sıvı
kristal ekran. Kristal uygulanan elektrik akımında değişme prensibine göre
çalışır. Akım görme kristal açık veya opak olabilir. Kendi kendine ışık
üretmediğinden iyi aydınlatılmış bir ortamda kullanılabilir. Dizi ekranlı
(Fat screen) göstergesidir.
LCD Paneli:
Bir PC'den alınan metin veya grafik bilgilerini, ışık kaynağı olarak
standart bir transmissif tipi projeksiyon cihazı kullanarak büyük bir
ekrana veya duvara yansıtmayı yaratan bir panel. Büyük insan gruplarının
bilgisayar gösterimi ve imgelerini bir karede izlemelerini sağlar.
LCD: (Liquid
Crystal Display) sıvı kristal ekran. Her ekran noktası bir matriksle
yöneltir. Kesişme noktalarında piksel aydınlanır.
LCD:
Bilgisayara kablo ile bağlanarak aldığı görüntüyü perdeye yansıtan bir
projeksiyon aletidir. Bilgisayardan gelen video sinyalini sağlıklı bir
şekilde yansıtamaz. Geniş bir topluluğa yapılacak, içinde video bulunmayan
basit prezantasyonlar bir LCD yardımıyla perdeye yansıtılabilir.
LD-ROM:
Bilgisayardan alınan talimatların, 12 inçlik diske video ve audio
trackleri olarak kayıt edilmelerini sağlayan yeni bir kompact disk.
Lexmark
Winwriter Ailesi: Yılın sonuna doğru çok yeni tanıdığımız ürün ailesi;
Winwriter 200, Winwrite 400, Winwriter 600 ürünlerinden oluşuyor.
Yazıcının en önemli özelliği üzerinde Mikrosoft logosu bulunan ilk
yazıcılar olması. "Mikrosoft at work" anlayışından yola çıkılarak
hazırlanmış Windows Printing System yazılımı sayesinde, bilgisayarın
yazıcının yükünü paylaşması ve basım süresini benzerlerinin yarı zamanında
gerçekleştiriyor.
Light
Source Shading: Bilgisayar grafiklerinde, bir 3-d nesnesinin üstüne vuran
bir ya da daha fazla ışığın efektleri.
Line Chart:
Birbirine bağlanan data noktalarından oluşur.
Line
Drawing: Bir nesnenin imgesini yüzeylerin çizgilerine girerek göstermek.
Line
Drawing, 2-D: Düz bir imge üstünde çizim yapılmasından oluşan gösterim
metodu. (bir yapının zemin planı veya çift yaylı bir grafik gibi) Derinlik
öngörülmemektedir.
Line
Drawing, 3-D: Üç boyutlu bir nesnenin iki boyutlu bir görüntü düzeyinde
projeksiyonunu açıklar. Gerçek bir nesnenin bir lensten geçerek bir
kameranın düz camına projeksiyonuna benzeyen, perspektif projeksiyon
teknikleri uygulanmaktadır.
Line trafo:
Hat trnasformatoru.
Lineer:
Doğrusal, çizgisel.
LINK
(BAĞLANTI): HTML bağlantıları döküman içinde sizi başka bir konuma, aynı
serviste başka bir dosyaya veya bambaşka bir servise yollayabilir. Not:
Bağlantılar genellikle mavi ve altı çizili metinden oluşur.
Link:
CD'den teybe kayıtta kalan boş sürenin değerlendirilmesine imkan veren
özellik.
Link: Bir
haberleşme kanalı veya devresini diğer kanal ya da devrelere bağlamada
kullanılan sistemdir. Otomatik anahtarlamalı merkez kontrol sisteminin iki
anahtarı arasındaki geçişi sağlayan sistemdir. Bağlantı.
Link:
Yayınlanacak işareti asıl vericiye gönderen küçük güçlü yüksek frekanslı
verici.
List-Serv:
E-posta listelerindeki dosyaların otomatik olarak dağıtımı ve yönetimi
için kullanılan ücretsiz yazılım programıdır. Çok değişik konularda
mektuplaşmak için listeler vardır. Bazı listeler "açık", bazıları ise "kapalı"dır.
Açık listenin anlamı, herhangi bir kişi, listedeki herkese bir mesaj
gönderebilir. Kapalı listelerde ise belirli kişiler birbirleriyle
mesajlaşabilir.
LISTSERV:
Çok kullanılan bir e-mail programıdır. Kullanıcılara posta listelerine
abone olma, katkıda bulunma ve çıkma şansı verir.
Listserv:
Bitnet/EARN iletişim ağı için tasarlanmış bir otomatik posta listelerine
dağıtım sistemi. Avrupa Akademik ve Araştırma Kurumları Arası Bilgisayar
Ağı (European Acadamic Research Network), posta listesi (mailing list).
Loop: Track
üzerine yazılmış icranın kopya ile bellek kullanılmadan tekrar track
üzerinde geri dönmesini sağlar.
Loop:
Devamlı olarak bir dizi bilgisayar instructionu (talimatı)'nı tekrarlayan
ve bu işlemi belli bir sonuç elde edilene veya önceden belirlenen bir şart
gerçekleşene kadar sürdüren program bölümü.
Lotus Notes:
Lotus Notes, rakiplerinin olanca ataklarına rağmen, bu kadar çok değişik
platformda, bu denli ayrık çalışma tarzlarına sahip kişiler arasında
çalışma sırasında görüşme ve fikir alışverişi sağlama adına şimdilik daha
gelişen program.
LYCOS:
Altavista tarafından zirvedeki yeri tehdit edilen Lycos, popüler web
tarama ilk servislerinden biridir. Lycos "backlinking (bkz. backlinking)",
Java animasyon desteği, 8 milyon URL adresi ve her ay eklenen 700.000 yeni
adres ile çok güçlü bir veritabanı oluşturmaktadır. Siteye http://www.lycos.com
adresinden ulaşabilirsiniz.
LYCOS:
Adres: http://a2z.lycos.com/Bu karşılaştırmalı katalog, INTERNET üzerinde
ne ararsanız saniyeler içinde karşınıza getirir. Text, grafik, ses,
video... Lycos, PC Magazine magazin tarafından ilk 11 Web servisi arasına
girmeye hak kazanmıştır.
MAC: Renk,
aydınlık, ses ve eşzamanlama işaretlerinin sıkıştırılarak bir satır
boyunca ayrı ayrı zamanlarda gönderildiği yeni TV yayın sistemi.
Machine
language: Makine dili.
Mailing
List: Elektronik mektuplaşma listesi. Aynı ilgi alanındaki kişilerin
bilgisayar ağı üzerinden mektuplaştıkları ortak tartışma listesi
servisleri.
Mainframe
(Ana Frame): Ölçüleri ve kapasitesi itibarı ile büyük bir bilgisayar.
MAJORDOMO:
En çok kullanılan listeleme ve e-mail programıdır. Kullanıcılara posta
listelerine abone olma, katkıda bulunma ve çıkma şansı verir.
MAP: Web
tasarımında kullanılan, yüklenen grafiğin belirli bölgelerine basıldığında
değişik bağlantıları çağırmak için kullanılan sistemdir.
Map Chart
(Harita): Belirli bir coğrafi bölgenin yerlerini gösteren bir grafik.
Markers
Window: Performer programının en kullanışlı pencerelerinden biri de
Markers Windowdur. Burada parça üzerinde sık dönüş yapılacak ya da
defalarca dinlenip karşılaştırma yapılacaksa, üzeri belli ölçüde ya da
yerlere etiket konulup listelenir. Liste yanında bulunan sürgülü işaret,
önüne getirildiği yerden çalmaya devam eder.
MARKUP
LANGUAGE: Internet üzerinde dökümanlara biçim kazandırmak üzere
hazırlanmış mark-up karakterlerini deşifre eden dile denir. Bilgisayara
okunan dosyanın ekranda nasıl biçim alması gerektiğini anlatır? HTML Web
sayfaları hazırlamak için geliştirilmiş bir mark-up dildir.
Mass memory:
Yığın bellek.
Mass
Storage: Büyük kapasiteli (megabayt, gigabayt) ikinci depolama sistemleri.
Tipik büyük depolama cihazları ise kayıt bantları ve manyetik disklerdir.
MASTER
KEYBOARD: Bilgisayar tabanlı sequencer programlarında step ya da realtime
olarak müzikal icraların girilmesi için kullanılan klavyeli ve MIDI OUT
portu olan enstürman.
Master: Bir
kayıt işlemindeki esas kopya. (ana kayıt)
Matrox MGA
VLB/4: 4MB belleğe sahip ve bu bellek miktarı ile mümkün olan yüksek
çözünürlük ve renk sayılarındaki ekran modlarını titreşimsiz ekran
tazelemesinde destekliyor. Auto CAD sürücüsünün sağladığı özel pencerede
geçek-zamanda pan ve zoom yapmanız mümkün kılan görüntü kartı.
MBS:
Karşılıklı radyo yayın sistemi.
MCGA: Çok
renkli grafik adaptörü.
MDS: (Microprocesor
Devellopment System): Mikro İşlem Birimi, mikro işlem birimi sistemleri
için program geliştirme ve donanım arızalarını bulma işlemlerini sağlayan
donanım ve yazılımı araçları ile donatılmış bir mikrobilgisayar.
Media:
Bilgi saklama ve dağıtma ortamı (video kaset, disket, optik disk, vb.).
İnsanlığın iletişimde bulunduğu her ortam.
Megabyte
(MB): Bir milyon bayt.
Megahertz (MHz):
Bir saniyede milyonlarca saykıl.
Memo:
Bakınız. (Memory-Hafıza)
Memory scan:
Tunerlerde hafıza taraması, önceden seçilip hafızaya alınmış istasyonların
bir buçuk saniye süreyle dinlenmesine imkan veren sistem.
Memory
Window: Kullanılmakta olan ve kalan belleği gösterir.
Memory:
Bilgisayarda, bilginin depo edildiği, kopyalandığı ve yeniden kullanıldığı
yüksek erişim hızına sahip bölüm. (RAM-ROM vb.)
Menu (Menü):
Programlanmış bir seçenekler listesi. Genelde ekranda görüntülenir.
Kullanıcı bilgisayarın yapmasını istediği işlemleri bu listeden seçebilir.
MENUCOLOR:
Çıkacak menünün renklerini saptamak için kullanılır.
MENUITEM:
Menüde kullanılacak seçenekleri belirtmek için kullanılır.
Message
format: Bildiri biçimi. Bir bildirinin başlık, adres, metin, metin sonu
işareti ve hata bulma bit'lerinin nasıl yerleştirileceğini tanımlayan
kurallar.
Metaballs/Blobs:
"Damla formu". Bu çizimler sabit bir büyüklüğe sahip değildir, zira
dinamik olarak kendilerini değiştirirler. Tek tek elemanlar bu sırada
birbirlerini karşılıklı olarak etkilerler. Bloblar organik-yuvarlak
formlar için çok uygundur.
METACHARACTER: HTML dosyası içinde özel bir durumu gerçekleştirmek için
kullanılan karakterlerdir. Bu karakterler parantez "()", ve "&", diyez "#"
ve noktalı virgüldür ";".
METACRAWLER:
Adres: http://metacrawler.cs.washington.edu:8080/Coğrafik bölgelere
ayırarak tarama yapan, tarama sırasında ne kadar beklemek istediğinizi
belirttiğiniz bir tarama sayfası.
MHz
(Megahertz): MHz. Megahertz. 1 Milyon Hz.
Mic (Mik):
Çeşitli mikrofonlardan veya diğer audio kaynaklarından alınan sesleri mono
veya stereo olarak kayıt etmek için kullanılan cihaz.
Mic level:
Mikrofona gelen sesin seviyesi.
Micro Code:
Mikro Kod.Merkez işlem veya kontrol birimindeki PROM veya RAM yongaları (chip)
üzerinde bulunan çeviri dili tipinde bir sabit program. Bu program CPU
komutunun (veya kontrol birimi fonksiyonunun) alt elemanları olan bir dizi
yordamlardan oluşur. Örneğin, bir bilgisayar komutunun kodu kontrol birimi
tarafından o şekilde çözülür ki her komut, kendini uygulayacak olan mikro
kodun başlangıç yerini tayin eder. Böylece bir CPU komutunu, bu komutların
kullanıcı programındaki bir işlemi uyguladığı biçimde yerine getirmek için
bir dizi mikro kod komutları kullanılır. Bir mikrokod komutu CPU'da 64 bit
genişliğinde bir yer işgal eder.
Micro
processor: Mikro işlemci.Microcomputer: Mikro bilgisayar.
Microphone:
Mikrofon, ses enerjisini elektrik enerjisine çevirin araç. Ses
dalgalarının havada oluşturduğu basınç değişikliklerine uyabilen esnek bir
diyafram içerir. Bu diyafram ya doğrudan basınçla ya da basınç değişikliği
ile çalışır. Mikrofonlar, yapılarına göre, karbonlu (kömürlü), Kristal
(seramik), elektrodinamik, band ve kondansatörlü olabilirler.
Karakteristliklerine göre ise şu şekilde sıralanırlar: Yönsüz mikrofonlar
(omnidirectional), tek yönlü mikrofonlar (unidirectional), çift yönlü
mikrofonlar (bidirectional), Frekans dizilere (freguency response)
20Hz-20KHz ve empedansları 150 ohm civarında olur. Kutup düzenleri (polor
pattern), tek yönlü (unidirectional-cardioid) ve çok yönlü (omnidirectional)
olabilirler.
WORD:
Gerçekten yılın en dikkat çeken yazılımların başında gelen Word 6.0,
kullanım kolaylığı ve profesyonel kullanıcılara sunduğu işlevsel
özellikleriyle de oldukça beğeni kazandı. Bununla birlikte kısa zamanda
çok sayıda kullanıcıya ulaştı. Günümüzde yerini Word 7.0'ye bırakmıştır.
Microwave:
Mikrodalga. Frekansı 500MHz'den yüksek olan dalgalar.
Midi: (Musical
Instruments Digital Interface) elektronik müzik enstrümanlarının
birbirleri arasında bilgi gönderebilmeleri amacı ile geliştirilmiş bir ara
birim.
MIDI
Configuration Window: Bu bölüm de, birlikte kullanılan MIDI'li
enstürmanların kanal, port ve ses listelerinin girildiği tanımlama
bölümüdür. Gerekirse SYSEX formatında bilgiler girilebilir.
MIDI IN:
Gelen MIDI mesajlarını almak içindir. MIDI KANALLARI:Midi alışverişi
bağımsız 16 kanaldan oluşur. Kanaldan maksat bilgilerin gönderilebileceği
ve alınabileceği elektriksel yollardır. Ve bu 16 kanal 16 tane bilgi
yolunun birbirinin trafiğini engellemeden aynı anda çalışmasını sağlar.
Gönderilen veya alınan bilgiler meyanında, mikro işlemcisine göre, 1000
kanala kadar çıkar.
MIDI
MODLARI: OMNI-POLY-MONOMULTİ olarak bugün için dört tanedir. OMNI MODE
kısaca bir synthesizercının bir kaç aletle birden aynı melodiyi
çalmasıdır. Aslında bir aleti çalıyordur da sanki birkaç alet aynı
melodiyi çalıyor gibi olur. "UNISON çalış "POLY MODE, Birkaç müzik
aletiyle değişik melodiler çalmasını sağlar bu da Stüdyo kayıtlarında
kolaylık yaratır.MONO MODE, Bu mode da MULTI-TIMBRAL (aynı anda birkaç
sesi çıkarabilmek) bir müzik aletinin her sesine ayrı bir midi kanalı
verir ki bu mode bugün kullanılmıyor. MULTI MODE, En önemli özelliği Multi-Tımbral
çalışmasında tek bir kanal hizmeti verir ayrı ayrı MIDI Kanalları
gerekmez. Bu en iyi bağlantı MODE'u dur.
MIDI
Monitor Window: MIDI portlarından giren ve çıkan bilgileri gösterir. Bu da
programa işaretin girdiğini ya da çıktığını kullanıcıya belirterek
herhangi bir arıza halinde ya da seslerin duyulmaması durumunda standart
Hata bilgisayarda mı? Ses modülünde mi? sorusunu yanıtlamaya yardımcı
olur.Bunlar Performer'ın ana kontrol menüleridir. Diğer menüler de EDIT
menüleri olarak geçer. Bunlar Audio, Score, Step, Grid, List Edit
menüleridir. Bu editörlerin biri ya da birkaçı, diğer sequencer
programlarında da mevcut olmasına karşın, Performer'ın kendi pencere
düzeni ve olanakları bir hayli farklıdır. Cubase yazımızda bu editör
şekillerine değindiğimiz için bir kere daha anlatmak istemiyoruz. Bunun
yerine programın, diğer sequencer programlarından ayrılmasını sağlayan
profesyonel bölümlerinden sözedeceğiz. Örneğin Performer üzerinde
accelerendo ve ritardando yapmak çok konforlu. Tempo ve zaman ölçülerinin
not edildiği "Conductor Track" her zaman track ve window üzerinde yatay
olarak görülmekte. Change menüsü üzerindeki "change tempo" penceresi
üzerinde ölçü sınırları, başlangıç ve bitiş metronom değerleri verilip
arada alacağı değerleri ve hızlanma şeklini bilgisayara hesaplatmak
olasıdır.
MIDI OUT:
Giden MIDI mesajlarını vermek içindir.
Midi Patch-Bay:
Arada başka bir Midi arabirimi de almak koşuluyla Midi'li enstürmanları
sequencer ya da bilgisayara giriş çıkış olarak bağlayan cihaz.
Midi
Processor: Midi işaretleri üzerindeki her türlü bilgiye ayrı ayrı
erişebilen, değiştirebilen, midi kanallarını arttırabilen kendi mikro
işlemcisine sahip ünite.
MIDI THR:
Birkaç aletin birbirine bağlanması için gerekli komut.
MIME: (Multipurpose
Internet Mail Extensions) Internet üzerinde postalara grafik,
sıkıştırılmış dosya gibi dökümanların iliştirilmesini sağlayan standarda
verilen addır. MIME sayesinde bir postaya eklenen metin tabanlı olmayan
(örneğin sıkıştırılmış bir dosya) bir dosya, ilişkisi bulunan program
vasıtasıyla görüntülenir.
MIME: Çok
Amaçlı Internet Posta Uzantıları (Multipurpose Internet Mail Extensions).
MiroCRYSTAL
32S: Titreşimsiz modda yüksek ekran tazeleme frekansları ve 4 MB VRAM
belleğe sahip MicroCRYSTAL 32S'in 1024x768 çözünürlüğüne 16M renk
görüntüleyebilmesi dikkatinizi çekecektir.
Mirror
(Ayna): Bir işlemin yansıtılması için ortaya çıkarılması efekti. Orijinal
(özgün) imgenin baştan aşağı çizimi.
Mixer: Ses
karıştırıcı cihaz. Genelde 4 kanallı olur. Birinci ve ikinci kanallar
mikrofon, mono cihazlar gibi tek sesli (mono) girişlerde üçüncü ve
dördüncü kanallar da stereo girişlerde kullanılır. Bu kanallara da
pikaplar, deck'ler ve CD cihazları bağlanır. Üçüncü ve dördüncü kanallar
arasında çift pikap kullanılarak "fade in" ve "fade out" ile bir parçadan
diğerine yumuşak geçişler yapılabilir (Bilgisayarla da 1000 kanala kadar
çıkarılabilir).
Mixing:
Karıştırma.
MMS: Teypte
önceden belirlenen şarkılar arasında istenen parçayı arayıp bulabilen
bilgisayarlı seçici sistem.
MODE: Müzik
setinin mono ve stereo konumu. Varsa bunlara "quadrophonic" (dörtlü ses)
ve yankı (reverberation) konumları da eklenebilir.Modem (MODülator-DEModülator):Telefon
hatları gibi analog iletim hatları üzerinden iletilen sayısal verileri
alan arabirim donanımı. Bilgisayarın telefon hatları vasıtasıyla başka
bilgisayarlarla iletişimde bulunmasını sağlayan cihaz. Bilgilerin sese
dönüştürülmesi işlemini ve tersini yapar.
Modem:
Modilatör - Demodülatörun kısa yazılışı. Bilgisayardan gelen sinyalleri
analog sinyal haline dönüştürerek telefon hattı üzerinden
nakledilebilmesini mümkün kılar veya bu yolla gelen sinyalleri
bilgisayarın kullanabileceği hale dönüştürür.
Monitor
(Monitör): Video dilinde, video girdileri olan bir televizyon. Bir
bilgisayar monitörü ise, genelde bileşik algılama yerine RGB kabul eder.
Monitör:
Geniş bir topluluğa hitap etmeyecek prezantasyonları kendi toplantı
odanızdaki bir bilgisayarın monitöründen yapabilirsiniz. Özel
prezantasyonlar bu yolla çok daha ayrıntılı ve etkileyici bir şekilde
gerçekleştirilebilir. Yapılan tasarım bilgisayara yükleneceğinden
prezantasyon defalarca masrafsız bir şekilde gerçekleştirilebilir.
Mono: Tek.
Monoaural:
Tek ses.
Monocroma:
Siyah/beyaz, renksiz.
Montage
(Montaj): Editing.
Morphing/Morfen:
(Kesintisiz Dönüşüm): Bilgisayar animasyonunda Morphing (metamorfozdan
geliyor, dönüştürmek demek), iki obje arasındaki akıcı ve dikişsiz geçiş
olarak tanımlanır. Burada 2D ve 3D objeler birbirlerinden ayırdedilmelidir.2D
metamorfozlar iki resmi dönüştürürler, 3-D varyasyonu ise bir
animasyondaki iki üç boyutlu (3D) objeyi dönüştürür. Terminatör 2'deki
efektlerin 2D ve 3D dönüşümleridir. Çoğu 3-D program sadece aynı nokta ve
üçgen sayısına sahip objeleri dönüştürebiliyor.
MOSAIC:
NCSA tarafından tasarlanan Machintosh, Windows ve Unix ortamlarının
tümünde birden çalışabilen ilk Web tarayıcısıdır.
Mosaic
screen display: Görüntünün ekranda mozaik biçimi gösterilmesi. Video
kameralarda "fade out/in" işlevi mozaik görüntü ile de yapılabilir.
Motion Blur:
Hareket keskinliği video kamera sahibi olan ve bir video kaydın tek tek
resimlerini inceleyen biri, hızlı hareket eden objelerin (eller, ayaklar,
oyundaki top) silinmiş olduğunu görecektir. İnsan algılamasına uygun olan
bu efekt (göz de hızlı hareketleri sadece silinmiş olarak algılıyor) iyi
animasyon programları tarafından simüle edilebiliyor. Sonuç animasyonda
gerçek gibi görünen hareketler oluyor.
Motion
JPEG/MPEG: Motion JPEG hareketli resimler için geliştirilmiş videolar için
bir JPEG sıkıştırma metodudur (Windows için Video tarafından kullanılır)Bu
sadece JPEG formatıyla ilgili bir kompozisyonu olduğu için, başka bir
uzmanlar grubu Motion Picture Expert Group (MPEG), başka bir metod buldu,
bu metod ek olarak film sahneleri sıkıştırabiliyordu. MPEG1'den MPEG4'e
kadar birçok basamak vardır, bunlar da değişik görev ve hedeflere
sahiptir.
Motion Morf:
Hareketteki dönüşüm. Normal olarak dönüşüm için bir başlangıç ve bitiş
resmi kullanılır; ama uygun bir yazılımla mesela yürüyen bir insanı,
yürüyen bir maymuna dönüştürmek mümkündür.
Motorbot:
Alçak frekanslı gürültü.
Move:
Track'lerin sıralamada yerlerini değiştirir (taşıma modu).
MPEG:
Hareketli görüntüleri 200:1 oranına kadar sıkıştırmaya yarayan oldukça
etkili bir grafik formatıdır. Format sadece bir sonraki karedeki değişen
pixelleri gözlemlediğinden sıkıştırma oranı durağan görüntülerde daha da
artmaktadır. Motion Picture Experts Group tarafından geliştirilen format
PC'lerde oldukça çok kullanılmaktadır.
MPEG:
Hareketli görüntüleri sıkıştırmada kullanılan standart bir yöntem.
MS-DOS:
Microsoft disk işletim sistemi
MSSS: Çok
yönlü ses sistemi, çift hoparlör bağlantı terminalleri.
MTBF: Bir
cihazın bozulmadan önceki ortalama kullanılma süresi.
MUD: Çok
Kullanıcılı Oyun (Multi-User Dungeon).
MUD: Çok
Kullanıcılı Ortam. Internet üzerindeki çok kullanıcılı macera oyunları ve
simülasyonlara verilen isim.
Multi -
İmage: Programlanmış bir gösterim esnasında bir veya daha fazla slayt
projeksiyonu kullanılan bir slayt gösterisi.
Multi Disc
program: Tek disk alabilen CD player'larda çoklu disk programı yapma.
Diskleri teker teker takıp çıkararak istenen şarkılardan bir konbinasyon
yapılabilir.
Multi
standard: Videonun PAL/SECAM/NTSC standartlarını bünyesinde bulundurma
özelliği.
Multi
strobe: Aşamalı görüntü. Ekran dokuz eşit bölgeye ayrılır. Merkezdeki
orijinal görüntü sesli olarak izlenebilir. Bu görüntülerin 0.1-1.0 saniye
aralıklarla birbirini izleyen 8 aşaması, dondurulmuş resimler halinde
merkezdeki görünütüyü çevreler.
Multi-Screen:
Çeşitli imge alanlarına imgelerin projeksiyonu işlemi.
Multi-Tasking:
Aynı zamanda birden fazla iş yapabilen bir operasyon sistemi.
Multi-User
Dungeon (MUD): Çok Kullanıcılı OyunInternet üzerindeki macera, rol yapma
oyunları ve simülasyonlara verilen isim. Bu oyunlar oynayanlar tarafından
"metin tabanlı sanal gerçeklik" olarak nitelenmektedir. Oyunlarda hayali
savaşlar, tuzaklar, büyüler vardır. Oyuncular gerçek zamanda oynarlar ve
oyundaki "dünyayı" değiştirebilir. Çoğu MUD telnet protokolüyle çalışır.
Telnet.
Multiprotocol Interconnect: Frame Relay üzerinden başka protokollerin
taşınması için düzenlemeleri kapsamaktadır.
MIME: Çok
Amaçlı Internet Posta UzantılarıInternet e-postasının grafik, ses, fax
gibi metin olmayan bilgileri de gönde-rebilen genişletilmiş hali.
Multiscan
Monitor: Bir çok frekansta tarama yapma yeteneği olan, aynı zamanda
kullanıcıya çeşitli grafik adaptörleri imkân sağlayan bir monitör.
MULTITIMRAL:
Birden fazla enstürman sesini aynı anda farklı MIDI kanallarından gelen
mesajlarla değerlendiren enstürman.
NCSA:
Mosaic web tarayıcısının yaratıldığı akademik bir kuruluş olan national
Center for Supercomputer Applications'un kısaltılmışıdır.
NCSA: Ağ
görgü kuralları, NETwork (ağ) ve etlQUETTE (görgü kuralı) kelimelerinin
birleştirilmesiyle türetilen bu kelimeyle, bir ağ üzerinde uyulması
gereken davranış kuralları ifade edilmektedir.
NEC
Multisync 5FGe: Sonsuz sayıda renk gösterebilen, maksimum çözünürlüğü
1024x768 Non-Interlaced ve bant genişliği 80 MHz olan MultiSync 5FGe düşük
enerji maliyeti ile de dikkat çeken bir Monitör çeşidi.
NERD WORLD:
Adres: http://www.nerdworld.com/Gerçekten bulmak istediğiniz Web
sayfalarına ya da haber gruplarına kolayca ulaşın. Kendi-Indexinizi-Yaratın
özelliğine bir göz atın.Netiquette:Ağ görgü kuralı Network (ağ) ve
etiquette (görgü kuralı) kelimelerinin birleştirilmesiyle türetilen bu
kelime ağ üzerinde davranılması gereken biçimi ifade etmektedir.
NETSCAPE:
Netscape firmasının bir ürünü olan Netscape Navigator NCSA tarafından
geliştirien Mosaic'in temeleri üzerine kurulmuştur. Şu günlerde 32 Bit
sürümündeki Java eklemesiyle ve her sürümünde gelen yeniliklerle en çok
aranan Web tarayıcısı durumuna gelmiştir. Mosiac'in asıl yaratıcısı olan
Mark Andreessen NCSA firması tarafından kiralanarak Netscape'i yarattı.
Firma ismini Netscape Communications Co. olarak değiştirip halka açıldı ve
her biri milyarder oldu. Firma aynı zamanda Web sunucusu olmak isteyenler
için de yazılım pazarlıyor. NCSA'ya bağlanıp Netscape'in son sürümünü
edinmek için http://home.netscape.com/ adresine bağlanın.
NIC: Ağ
Danışma MerkeziAğ danışma merkezi (NIC) ağ kullanıcılarına bilgi, yardım
ve diğer hizmetleri sunan yerdir.
NNTP: Ağ
Haberleri Aktarma ProtokolüAğ Haberlerinin dağıtılması, incelenmesi, elde
edilmesi, postalanması işlemleri için oluşturulmuş protokole verilen isim.
Tanımı RFC 977'de bulunabilir (Usenet).
Network:
Bilgisayar ağı. Birçok bilgisayarın çeşitli yöntemlerle birbirine
bağlanarak bazı bilgileri paylaşabilmelerini sağlar.NewgenA3 ve A4
ebatlarında baskı yapan postscript multiplatform yazıcılar.
NIC.DDN.MIL:
Savunma Bakanlığı İletişim Ağı (DDN) Ağ Bilgi Merkezi'nin (NIC) alan ismi.
Savunma Bakanlığı Bilgisayar Ağı için Ağ Danışma Merkezi, Alan İsmi
Sistemi, Ağ Danışma Merkezi.
NNTP: Ağ
Haberleri Aktarma Protokolü (Network News Transfer Protocol).
Node:
Bilgisayar ağına bağlı ve adresi verilerek erişilebilen cihazlara verilen
isim. Düğüm.
Node:
DüğümBir örgünün topolojik tanımında düğüm (halkaların) bir bağlantı
noktasıdır. sözcük veri örgüleri kapsamında özellikle paket hat
değiştirmede bir hat değiştirme merkezi olarak da kullanılagelmiştir.
Noise
(Parazit): Audio sitemlerinde bir elektirk karışıklığı ya da istenmeyen
bir ses. Videoda elektrik enerjisinin "random spruts" veya karşılığı
denir. Çok parazit snow (karlanma) da denilmektedir.
NOISE
REDUCTION: Stüdyoda mevcut dip gürültüyü bastıran ya da kaybetmeye çalışan
cihaz.Noise reduction: Bandın ses kanalındaki parazitleri gideren sistem.
Noise
Temperature: Gürültü Sıcaklığı. Bir sistemde işarete eklenen gürültünün
miktarını göstermek üzere kullanılan eşdeğer sıcaklık. Gürültü sıcaklığı
ne kadar az ise eklenen gürültü o kadar azdır.
Noise:
Gürültü. Rasgele değişen bozucu işaretler. Gürültü seste hışırtı halinde,
resimde ise karlanma olarak ortaya çıkar.
NoNoise:
Sonic Solitions adlı firmanın Apple Macintosh bilgisayarlarında çalışan
digital audio sisteminin önemli fonksiyonlarından biridir. Müzikal yapı
altındaki her türlü gürültü (Noise) parazit ve çıtırdıyı filtreleyen özel
sistem.
Novell
Netware 3.12: Novell NetWare, hem küçük hem de orta boy iletişim ağları
için mükemmel bir çözüm sunmaya devam ediyor. Yine, dosya ve yazıcı
paylaşımı, hız, güvenlik ve çoğu işletim sistemi için iletişim.
NR (Noise
Redictor): Düşük seviyeli yüksek frekans sinyalindeki parazitleri otomatik
olarak azaltan sistem (=Dolby)
NRC:
İnorganik maddelerden yapılan ve pikabı istenmeyen vibrasyonlara, akusik
beslemelere karşı koruyan devre.
NTSC:
ABD'nin kullanıldığı renkli yayın standardı. 525 satır ve 60 Hz frekans
kullanır. Renkli yayını ilk deneyen ülke ABD olmuştur. Bunun sonucu olarak
ABD'ye özgü bir renk sistemi ortaya çıkmıştır. Japonya, Kanada ve
Meksika'da bu sistemi kullanır.
OCR: (Optik
karekter tanıma)Yazılı veya basılı karakterlerin makina tarafından ve
foto-elektrik transuderlerden gelen girdilere dayanarak tanıması. Bu tür
programlara örnek vermek gerekirse RECOGNITA firmasının GO-CR, Caere
firmasının Omni Page programları gösterilebilir.
OEM: Az da
olsa, yeniden dizayn edilmiş teçhizatı satan bir üretici. Her alıcı bu
teçhizata kendi adını koyarak, kendi markası gibi satar.
On-Screen
Silde: Direkt olarak bilgisayar terminalinden projeksiyonu yapılan bir
grafik imgesi.
On: Kapalı
devre.(Anahtar olarak), ışık olarak açık.
Online
Editing: Master bandın orijinal yapımdan monte edildiği on edit safhası.
Opcode: İşlem kodu.
Open Look
(Açık Bakış): Çok hedefli ve çok açılım sağlayan bir grafik 'interface'i.
OPEN TEXT
INDEX: Adres: http://www.opentext.com/omw/f-omw.html.Open Text Index,
firmanın eline geçen Web sayfalarındaki tüm kelimeleri (21 Milyar
civarında) taramanıza olanak sunuyor. Firma en büyük arşivlerden birine
sahip olduğu ileri sürüyor. Sadece aramaya nasıl başlayacağınıza (Uzunluğa
ve konuya göre de olabilir) karar verin. Gerisi kolay...
Operand:
Bir işleme katılan data çeşidi veya büyüklük, çokluk anlamına kullanılır.
Operand genellikle bir instructionun adres bölümü için kullanılır. Fakat
bir sonuç veya parametre, işletilecek bir sonraki instruction için adres
veya isim göstergesi olabilir.
Operasyonel:
İşlemsel.
Operate:
Çalıştırma tuşu (=on)
Operating
System: Bir bilgisayarın yeteneklerini yöneten bir yazılım. İşlem tablosu,
dosyalama ve hafıza yönetimi ve kumanda yorumu gibi fonksiyonları vardır.
Operator:
Bir işlemi gösteren semboldür ve kendisi, işlemin nesnesidir, yapılan
işlemi gösterir. Örneğin (+), toplama; (-), çıkarma operatörüdür.
OCR: OCR
(Optik karekter tanıma)Yazılı veya basılı karakterlerin makina tarafından
ve foto-elektrik transuderlerden gelen girdilere dayanarak tanıması. Bu
tür programlara örnek vermek gerekirse RECOGNITA firmasının GO-CR, Caere
firmasının Omni Page programları gösterilebilir.
Optical
Disc: Laser ışını kullanarak dijital bilgi kaydeden ve tekrar üreten bir
video disk kopylama cihazı. (Bkz. CD-ROM;DVI).
Optik
Hafıza Devrimi: Muazzam miktarda bilgi, optik disklere, bir başka deyişle
müzikseverlerin yakından tanıdığı kompakt disklere (CD)
sığdırılabilmektedir. Ciltler dolusu ansiklopedik bilgi (örneğin
Britannica, Comptons vb.) küçük bir diskte yalnızca yazılı bilgi olarak
değil, video, animasyon, grafik ve ses unsurlarıyla işlenmekte,
yerleştirilmektedir.
Optıbase:
JGEB sıkıştırma ve hızlandırma kartları.
OS/2 Warp
3: Warp 3, yeni eklenen fonksiyonları ve beraber çalışma özelliğinde
performansıyla da dikkat çeken ve home pazarına sunulan ürün oldu. Nesne
yönelimli ve kritik uygulamalardaki başarısıyla, bu pazardaki şansının
oldukça yüksek olacağı gerçek bir işletim sistemi.
OS/2:
Windows için bir ağabey ve Mikrosoft firmasının UNIX sistemine bir cevabı.
'Jirtuel'hafızalı bir çok hedefli operasyon sistemi. 'Network
(şebeke)'çalıştırmak
OSD (On
Screen display): Televizyon veya video ile ilgili komutların ekranda
belirmesi. Ses, ışık, kontrast ve ışık ayarları bir grafik halinde ekranda
gösterilebilir.
OSF/MOTIF:
Geniş bir bilgisayar çerçevesi içinde standartlar sağlayan bir grafik
kullanıcı 'interface'. X Windows sistemi ile uyuşan herhangi bir platforma
taşınabilir.
OTR: Tek
tuşla kayıt yapan sistem.Out-Point: Bir edit işleminin sona ermesi. 'End
Point'(son nokta) olarak da adlandırılır.
Output:
Bilgisayar sonucu veya işlenmiş data.
Overload:
Aşırı yüklenme.
Packet:
Paketİletişim ağı üzerinden gönderilen veri birimi.
PING:
Internet Paketi AraştırıcısıHedef makinelerin ulaşılabilirliğini test
amacıyla kullanılan bir program. Genelde "filanca sisteme ping yap"
şeklinde kullanılır.
Page View:
Nota yazımında sayfa düzeninin görülmesi.
Page:
Web'teki hypertext dökümanları.
Pan: Yatay
x-aksı boyunca uzanan bir kamera hareketi.
Paradox for
Windows 4.5: Analiz ve çizelgeler oluşturma çalışmalarında mükemmel, hızlı
uygulama geliştirme ve kişiye özel uygulama geliştirme gücü mükemmel,
kullanım kolaylığı iyi düzeyde yer alıyor. Front-end geliştirme özelliği
orta düzeydeki bir program.
Parametre:
Özel bir program için verilmiş değeri gösteren değişken. Bir sistem, araç
veya birimin sonradan belirlenebilen değişkeni.
Parity:
Hafızadaki data errorlarını tespit etmek için kullanılan fazladan bir
bitlik kod. Data içerisindeki aktif bitlerin toplamının tek veya çift
olduğunu sayarak kontrol işlemini gerçekleştirir.
Partition:
Sabit disk içerisindeki, özel amaçlar için kullanılan küçük bir bölüm.
Hartdiskin varsa bölüntüsünü, kapasitesini, işletim sisteminin yerini vs.
gösterir.
Path (Yol,
iz): Bir bilgisayar grafik nesnesinin izlediği yol.
Path: 3D
bir doğru. Bu düz, eğrilmiş ya da basamaklar şeklinde olabilir. Bu tip bir
Path boyunca objeler, ışıklar ya da kamera hareket edebilir. Pathler
genelde Keyframe'lerden daha yumuşak bir hareket verirler.
Pause:
Videoda kısa durdurma tuşu. Banda zarar vermemesi için belli bir süre
sonra otomatik olarak playbach konumuna dönüşür (=still).
PC
(Personel Computer): Kişisel Bilgisayar.
PCM: (Pulse
Code Modulation) Ses renklerinin örneklenebilmesinde kullanılan bir
teknik.
PD: Genel
kullanıma açıkPublic DomainÜcretsiz olarak kopyalayıp kullanabileceğiniz
programlara verilen isim.
Peripheral:
Dışarıdan bağlanarak kullanılan I/O veya depolama (kayıt) cihazları.
PERL: Unix
altında CGI programlarına alternatif olarak çıkan güçlü bir programlama
dilidir.
Perspective
Interpolation: Perspektif bir alan içindeki hatalı yüzeyleri düzgün bir
duruma getirir. Örneğin, uzun bir mesafeye doğru giden bir demiryolu
görüntüsü daralır ve renk değiştirir. Bu renkler bir bilgisayar ekranında
'Perspektive Inetrpolation'kullanılarak görüntülenebilir.
PGA:
Profesyonel Grafik Adaptörü
Picture
search (PS): Resim arama. Görüntü geçişini on kat hızlandırabilir.
Pie Chart
(Pasta tablosu): Bölümlerin bir bütün ile büyüklük veya fazlalık
bakımından mukayese edildikleri bir grafik yorumu.
Pinch-off:
Daraltma, sıkma, kıstırma.
PING:
Internet Paketi Araştırıcısı (Packet Internet Groper).
Ping:
Internet üzerindeki bir adrese ulaşılıp ulaşılmadığını kontrol eden bir
yardımcı program.
PIP
(Picture in Picture): Resim içinde resim. Aynı ekran içinde televizyonun
birkaç kanalının ve video görüntüsünün izlenmesine imkan verir. Görüntü
kaydırılabilir veya dondurulabilir.
PITCH
WHEEL: Frekans ve modülasyon seviyesi ayarı için
Pixel: CCD
gibi bir bilgisayar ekranının veya bir grafik sensor cihazının temel
görüntü elemanı. Bilgisayar yaratabildiği en ufak nokta
Pixel:
Resim elemanı için kullanılan kısaltma. Tek bir bitlik bilgi ile monitör
üzerinde adreslenebilen tek bir noktadır.
Pixelization: Devamlı bir imgeyi bloklara ayırıp dijital bir görüntü
vermek için, imgesel yapabilen yazılım kullanımı.
PKZIP:
PC'ler için paylaşımı ve kullanımı ücretsiz olan bir sıkıştırma yardımcı
programı. PKUNZIP adındaki bir diğer program da bu sıkıştırma dosyaları
açar.
POINT:
Adres: http://www.pointcom.com. Derecelendirilmiş ve tanıtımı yapılmış bir
sürü Web servisi arasından bağlanmak istediğinizi buradan bulabilirsiniz.
point ayrıca bir TOP 10 listesi ve uluslararası haberlerden başlıklar
sunuyor.
Point-to-Point
Protocol (PPP): Noktalar Arası ProtokolRFC 1171'de tanımlanan bu protokol,
seri bir hat üzerinden (örneğin telefon hattı) iki noktayı birbirine
bağlama işlemini tanımlar. Seri Hat Üzerinden Internet Protokolü (Serial
Line IP).
Polarite:
Uygulanan DC gerilimi.Polarization:Polarizasyon. Bir elektromagnetik
dalganın elektirk alan vektörünün doğrultusu. Elektromagnetik dalgalar
yatay, düşey, dairesel ve eliptik polarizasyonlu olabilirler.
POP: Posta
Ofisi Protokolü (Post Office Protocol).
POP:
Herhangi bir SLIP, PPP bağlantı sağladığınızda genellikle bir POP
hesabınız olur. Bu hesap postanızı atmak için e-mail programınızı
kullanmanızı sağlar. Kısaltmanın diğer bir açılımı ise Point of
Presence'dir.
PORT ADRESS:
TCP/IP tabanlı uygulamalar hattın diğer ucundaki bilgisayarla konuşmak
için belirli bir port adresi kullanırlar. Port adresi, içinde verilerin
nereden alınıp nereye verileceğini kesin olarak saptayan bir mekanizma
barındırır.
Port: Bir
eletronik devreye şebekeye ve sisteme giriş noktası.
Port: Diğer
çevre birim elemanları ile haberleşmeyi sağlamak için kullanılan
giriş-çıkış bağlantı noktası (kanalı)'dır. (seri veya paralel port)
Post Office
Protocol (POP): Posta Ofisi ProtokolüTek kullanıcı sistemlerin
bağlandıkları hizmet birimlerinden posta mesajı alışverişi yapabilmelerini
sağlayan protokol. POP, POP2 ve POP3 diye üç uyarlaması vardır. Sonraki
uyarlamalar önceliklerle uyumlu değildir. Elektronik Posta (Electronic
Mail).
Postmaster:
Bir ağ üzerindeki E-posta problemleri ile ilgilenen personel.
Potentiometer: Ses düğmesi. (potansiyometre)
Power
supply: Güç kaynağı.
Power: Güç,
enerjinin harcandığı ya da işin yapıldığı değer.
PPP:
Noktalar arası protokol. Seri bir hat üzerinden (örneğin bir telefon
hattı) iki noktayı birbirine bağlama işlemini tanımlar.
PPP: Modem
aracılığıyla seri bağlantılar gerçekleştirmede kullanılan yeni bir
protokoldür. SLIP protokolüne göre hatta düzeltme ve sıkıştırma
özellikleri daha gelişmiş olduğundan bu protokolden %5-10 daha hızlıdır.
Çoğu Web tarayıcısı PPP veya SLIP bağlantısı istemektedir.
PAS 16:
Media- Vizion'in bu iki kartı bir birine çok benziyor. Yanlız PAS +'ın
örnekleme ve çalma genişliği sadece 8 bitken PAS 16, 8, 12 ve 16 bitlik
örneklemeler yapıp, çalabiliyor. Her ikisinin de 44.1 KHz.e kadar
kapasitesi var bu iki kart ADPCM sıkıştırma ve dinamik filitreleme
özelliklerine sahip. SBPro ve SB 16 gibi paslarda yamahanın 4 işlemcili FM
çipi OPL 3 kullanıyorlar. PAS 16'nın program desteği çok tatminkar
PAS'ların SB ve SBPro uyumlulu her ne kadar Media Vizion tarafından %100
olarak belirtese de, bazı problemlerle karşılaşmak mümkün. PAS 16 oldukça
iyi bir kart, fakat ucuz değil. En iyi avantajlarından birisi SCSI
aracısını içermesi. Kartın mekanik kalitesi üzerinde biraz çalışılmış.
Midi parçalarının FM çipinden dinlemek hayal kırıklığı yaratabilir. Fakat
16 bitlik müzik modlüleri çok iyi duyuluyor. PAS 16 birlikte gelen
programlar miktar ve kalite açısında bu karta artı puan getiriyor.
Prob:
Frekans ve benzeri etkenlerde empedans uygunluğu sağlayan araç ya da
bağlantı kablosu.
Program
search: Kaset teyplerde bandın önceden programlanan belirli sayıdaki
bölümünün çalışmasına imkan veren sistem. Bu program sayısı genelde 12
olur. Programlardan birkaç tanesi yardımcı bir tuş ile tekrarlanabilir.
Çift kasetli teyplerde birinci kasetteki programların sırası ile ikincisi
arasında bir uyum yaratılabilir.
Program
select Button: Program seçici düğme.
Program:
Bilgisayarların çalışmasını kontrol eden komutlar grubu.
Program:
Bilgisayara özel işlemler veya hedefler için verilen talimatlar dizisi.
Programlara aynı zamanda 'software-yazılım'adı verilir.
PROM: PROM
adlı programlanabilen ROM'dan gelmektedir. PROM satın alındıktan sonra
kullanıcı tarafından programlanabilir. Program kullanıcı tarafından bir
kez yazıldıktan sonra, başka bir program yazılamaz. PROM içerisinde ince
nikel krom teller bulunur, bu teller sigorta teli gibidir. PROM
programlayıcısı hazırladığı doğruluk tablosuna göre ve tümleşik devrenin
adres girişlerine uygun akım uygulayarak bu telleri yakar. Bu işlemi yapan
hazır PROM programlayıcısı cihazları piyasada bulunmaktadır. PROM üreten
fabrikalarda kullanıcının doğruluk tablosuna göre programlayabilmektedir.
Prompt:
Ekranda görünerek, kullanıcıdan komut beklendiğini ifade eden bir karakter
veya karakter dizisi. >: a veya c >:
PROTOCOL:
Protokol, iki bilgisayarın birbirlerine veri yollarken izledikleri biçim,
veri aktarma formudur. Protokoller bilgisayara alt düzey kodlar yollayarak
iki makina arasındaki iletişimi sağlar.
Protocol:
Protokolİki bilgisayar arasında mesaj alışverişi sırasında kullanılacak
mesaj yapıları ve kurallara protokol denir.
Protocol:
Bilgisayar arası iletişimde iki bilgisayarın uyması gereken iletişim
kuralları.
PS: Picture
Search.
PTC:
Pozitif sıcaklık katsayılı direnç.
Public
Domain Software: Telif hakkı olmayan ve serbestçe el değiştirilen ve kopya
edilen yazılım.
Rafine
etmek:Tamamen RAM'a depolanabilmesi için sıkıştırılmış bir bilgisayar
animasyonlu sekans.
RAM-Animation:
RAM (Silinebilen Bellek) olarak bilinen bu elemanlar oku/yaz belleği
olarak da adlandırılır. RAM, gelişi güzel geçişi olan bellek demektir.
RAM'lar her türlü sayısal devrede ve özellikle bilgisayarlarda geçici veri
ve program saklanmasında kullanılır.Bilgisayar programı işleme girdikçe,
RAM bölgelerinin çoğunun içindekiler de sürekli olarak değişecektir. Bu
nedenle bilgisayar hızının düşmemesi için okuma ve yazmayı tamamlama
süreleri RAM'da hızlı olması istenir. RAM'ların en büyük sorunu geçici
bellek olmasıdır, yani RAM'ın elektrik enerjisi kesildiğinde saklı olan
bilgi de kaybedilir. Bazı devrelerde elektrik kesildiği anlarda saklanan
bilginin silinmemesi için batarya ile besleme sağlanır.
RAM: Slayt,
film şeridi veya video ya da audio bant bölümlerine, orijinal
kronolojisine bakılmaksızın girebilme olanağı.
Random
Access: Rasgele Erişim. 1. Bilginin elde edileceği bir sonraki konumun,
hiç bir şekilde bilginin son olarak elde edilmiş olduğu konuma bağlı
olmadığı koşullarda, bir veri saklama yerine erişim yöntemi. 2. Her
sözcüğe erişimin, diğer tüm sözcüklerin yerlerinden bağımsız olduğu ve
sözcüğün adresine göre yapılan erişim yöntemi.3. Bilginin elde edilecek
yerin, daha önce alınan bilgi yerlerinden tamamen bağımsız olduğu veri
saklama yerine erişim yöntemi. Örnek olarak manyetik davullar, diskler
veya çekirdek bellekler gösterilebilir.
RANDOM
ACCESS: Radyo ve televizyon vericisinden yayın alımının mümkün olduğu
maksimum uzaklık.
Raster:
İmgenin görüntülendiği monitör ekranındaki taranmış olan ışıklı ekran.
Raster:
Yüksek çözünürlüklü monitör ve kartlar, dye-sublimation yazıcı, multimedya
ürünleri renk kalibratör sistemleri
Raytracing:
Radyo ile bilgi veri hizmeti. Yayınla birlikte kısa mesajlar yazılı olarak
seçilebilir. Ancak radyonun bu alıma uygun bir dijital akımın olması
gerekir.
RDS (Radio
Data Service): Kahrolası Elkitabını Oku (İnternette)Bu kısaltma genelde
birisi çok basit ya da genel bir soru sorduğu zaman kullanılır.
RTFM:kullanım
kılavuzunu oku
Real Time
kayıt:Sequencer programlarında metronom dinlenerek yapılan canlı müzik
şekli.
Real Time
Recording: Artık bilgisayarlarımız bu kart sayesinde bir sinema ekranı,
bir TV ekranı,bir konuşan Ansiklopedi ve hatta konuşan döküman sistemi
diyebiliriz. İlk resimli ansiklopediyi 1922'de basan COMPTON ilk
multimedya ansiklopedisini de 1990'larda piyasaya sürdü. Compton's
Interactive EnyclopediaŞimdi COMPTON'un tüm CD kütüphaneleri; video
oyunlarının her cinsi, ansiklopedilere başvurulan dökümanlar, iş dünyası,
almanaklar, atlaslar, seyehat kılavuzları, safariler, müzik, avcılık,
tenis, balıkçılık, golf vs. dersleri, dünya kupası albümleri, mega
starların klipleri, video klipler hemen hepsi CD-ROM sürücüsü olan bütün
bilgisayar kullanıcılarının elinin altında, renkli ve hareketli olarak
ekranlarında... Çağdaş teknoloji sizi bilim ve eğlence dünyasına davet
ediyor,bu daveti kaçırmayın.
Real-Time
Animation: Bilgisayar ekranında gerçek saat zaman dilimine bire bir
nispetinde uyan zaman.
Real-Time:
Web Tarayıcılara FM kalitesinde konuşma ve müzik dinlemek için eklenen bir
programdır. Bu programı tek başına kullanabileceğiniz gibi Netscape'e de
ekleyebilirsiniz. Bu program hakkındaki demolar için Sony Magic Link'i
http://gnn.com/gnn/wr/ads/song/ adresinden ya da Real Audio'yu http://www.realaudio.com
adresinden bulabilirsiniz.
REAL AUDIO:
Bireysel veya grup gösterimi için imgenin şeffaf cam veya özel madde ile
kaplanmış bir akrilik ekrandan geçirilmesi. Ekran projeksiyon cihazı ve
seyirci arasına yerleştirilir.
Referans:
Yansıma.
Reflection:
Yansıtıcı eleman.
Reflector:
Ani tepki geriye çekmek.
Refleks:
Yazıcı
Register:
AC ya da DC gerilim değerini kararlı tutmaya çalışan devre.Regüle:
Kararlı, kararlı duruma getirme.
Regülatör:
Teypte iki kasedin arka arkaya çalınması.
Relay play:
CD'de kalan sürenin gösterildiği hane.
Remaining
time: Cihazın veya cihazın bir işlevini kablolu veya kablosuz olarak
uzaktan kontrol eden cihaz.
Remote
Controls Windows: Uzak giriş. Uzak bir bilgisayarda sanki o bilgisayara
doğrudan bağlıymış gibi işlem yapmak, bu işlem genelde iletişim ağı
üzerinde bir protokol kullanılarak yapılır. Telnet.
Remote
login: Uzaktan kumanda cihazından gelecek sinyalleri alan küçük pencere.
Bu bölümün temiz olmasına dikkat etmek gerekir. Aksi halde sinyal
almayabilir.
Render:
Değişik saatlere ayarlanan programların her hafta aynı saatte alınmasını
sağlayan sistem. CD player'da bir şarkının devamlı olarak tekrar
edilmesini sağlayan özellik.
Reset: RTL.
Resolution
(Ayrışım): Çok kısa süreli eko ya da ses derinliğine verilen isim.Reversad
imge television:Normal görüntüyü simetrik olarak tersine çeviren
televizyon. arkadan bir perdeye projeksiyon yapabilen televizyonda da
olması gereken bir özelliktir. Reverse Video: Karanlık bir geri planda
aydınlık görünümden ziyade, aydınlık geri planda karanlık görüntüler.
REVERBERATION: Karanlık bir geri planda aydınlık görünümden çok, aydınlık
geri planda karanlık görünümler.
RF (Radio
Frequency): Request For Comments.
RFC:
Elektronik posta başlıklarının biçimi için Internet standardı. Elektronik
Posta (Electronic Mail).
Ring
counter: Bilgisayarlar için çalışma yeri.
Router:
Yönlendirici. Bir ağ ile diğeri arasındaki iletişimi sağlayan cihaz.Routing:YöneltmeVeri
paketinin gideceği bir sonraki sisteminin doğru olarak seçimi.
Router:
Yöneltim alanı. Bir kişinin yönetimi altında olan ve kendi aralarında
bilgi alışverişinde bulunan yönelticilerin kümesi. Yönetsel Alan,
yöneltici.
SAP (Sound
Audio Program): İki dilde yapılan yayınlardan birinin kaydeden ses alma
programı.
Se desimal:
Ekran, değişik boyutlarda yapılır. Büyüklüğü diyagonal (çarprazlama) ölçü
ile belirtilir. Ekran yüksekliğinin enine oranı da bir ölçüdür. Bu ölçü
genellikle 4:3 olur. EDTV ve HDTV'de bu oran 16:9'dur.
SEARCH
ENGINES: Kişileri istedikleri bilgiye veya Web sayfasına ulaştırmayı
amaçlayan "Internet tarayıcı" servisleridir. Bu servislerin uzayıp giden
bir listesini ttp://www.rpi.edu/Internet/Guides/decemi/icmc/top.html
adresinde bulabilirsiniz.
Search:
Arama, videoda istasyon arama.
Senkronizasyon: İki sinyali faz ve frekans bakımından uyumlu hale getirme
olayı.
Senkronize:
Peryodik olarak değişen iki sinyal arasındaki faz ve frekans bakımından
uyum.
Sequencer:
MIDI müzik cihazlarının kontrolünü yapan yazılım.IP paketlerini iki sistem
arasında aktarmak için telefon hatları ya da RS-232 devrelerini kullanan
protokol. Tanımı RFC 1055'de mevcuttur. Noktalararası protokol (Point-to-Point
Protocol).
Serial Line
IP (SLIP): Seri Hat Internet ProtokolüServer:Hizmet birimi, dağıtıcı
programKaynak sağlayıcı (örneğin dosya hizmet birimi gibi) kullanıcı (client),
kullanıcı-dağıtıcı modeli (client-server model).
SGML: Tüm
platformlarda aynı olarak görülecek dökümanlar yaratmak için kullanılan
ISO standardıdır.
SGML: Diğer
yapısal döküman dillerinin tanımlanmasında kullanılan bir dil. Mesela;
HTML, SGML kullanılarak tanımlanmıştır.Resmin hesaplanması sırasında
kamera önce ışığın olduğu yere çevrilir ve bir gölge yaratması gereken
obje oradan hesaplanır. Sonra da gölge simüle edilir.
Shadow
Mapping: Daha önce de belirtildiği gibi gölgeler sadece Raytracing yöntemi
ile hesaplanabilir. Rendering'de hesaplanamaz.
Shareware:
Belirli bir süre ücretsiz kullanılan, ancak yazılımın deneme süresi
bitince yazılımın sahibine ücret ödenmesini gerektiren türden yazılımlara
verilen isim.
Sharpen:
Netleştirmek, keskinleştirmek. Photoshop dökümanlarında daha net bir
görüntü demek, tam beyaza yakın renkteki piksellerin tam beyaza, koyuya
yakın piksillerin daha koyuya çevrilmesi demektir. Netlik, kontrastlık ile
sağlanır. Piksellerin netleşmesi diye birşey sözkonusu değildir.
Sharpness:
Videoda keskinlik ayarı, görüntüdeki hatları keskin gösteren suni netlik
ayarı. Bu düğme hatların yumuşatılması ve görüntüye romantik bir hava
verilmesi için de kullanılır.
Shotgun:
Sesi mikrofonun önünde dar bir koni içinde yakalayan bir kardioid tipi.
Genelde kameraya monte edilmiş olup, yalnızca kameranın yönetildiği
taraftaki sesleri kaydeder.
SIGMA
DESIGN: Real Magıc PC Uyumlu MPEG Playback yapılabilmektedir.
Signature:
İmza
Site:
Internet üzerindeki bir hizmet biriminin adresi.
SLIP: Seri
Hat Üzerinden Internet Protokolü (Serial Line IP).
SLIP:
TCP/IP protokolünde IP paketlerini iki sistem arasında aktarmak için
telefon hatlarını ya da RS 232 devrelerini kullanan protokol.
SLIP:
TCP/IP'ye göre modası geçmiş bir iletişim protokolüdür. Protokolün amacı
modem aracılığıyla, bir ağ ortamına tıpkı ağ'da bir kullanıcıymış gibi
bağlanmaktadır. Bu protokolün yerini fonksiyonları bakımından bir farkı
olmayan fakat daha hızlı olan PPP protokolü almıştır.
SMARTDRV:
Sabit diskinizin hızını artırmak için kullanılır.
Software
(yazılım): Çalıştırıldığında bilgisayara belirli fonksiyonları yaptıran
bir dizi instruction.
Software:
Yazılım donanımı, bilgisayarın çalışmasını kontrol eden programlar.
SBPro:
Creative Labs`dan SoundBlaster (SB) Adlib uyumlu ilk ses kartıdır. FM
sentezleme yayınında aynı zamanda sekiz bitlik örnekleme ve örnek çalma
olanağına sahiptir. SB ve İlk SB Pro yamaha`nın YM üçbin sekizyüz on iki
çiplerini kullandılar. Fakat yeni versiyonlar (SBPro 2.0 ve üstü) yeni
OPL3 çipini kullanıyorlar.
Sound
Galaxy NXII Pro: Sınırlı kullanım olanağına sahip olsa da özellikle insan
sesi kaydetmede ve çalmada başarılı sonuçlar veriyor. Ayrıca fiyat olarak
da çok uygun. Gerçekten oldukça yakın sese sahip. Üzerindeki ASP entegresi
programlanabilir olduğundan, seslere efekt kazandırmak gibi başka işler
içinde kullanılabiliyor olması ona önemli bir değer kazandırıyor.
SoundBlaster 16(SB 16): SB`nin geliştirilmiş hali olan SB 16; 16 bitlik
stereo ses üstünlüğünü hizmete sunuyor. SB l6`nın stereo 44.l KHZ.'ye
kadar 8 bit l6 bitlik kaydetme ve çalma imkanı var. Bunun yanında dinamik
filtre ve ADPCM sıkıştırma nimetleri sunulmuştur.
SB 16'nın
en heyecanlandırıcı özelliği ise, bir tane 16 bitlik asp yani (advanced
signal procossor) devresi içermesi. Bu bir çok işe yarar, en azından
sıkıştırma sürecinde bu çipin kullanılması durumunda, CPU'nun üzerinden
yüzde yetmişleri (%70) varan ölçülere yük kalkar. Peki sıkıştırma olmazsa
olur mu? Eğer birisi hafızayla kart arasında saniyede 176 Kbyte'lık bir
transfer hızını (44 Khz.'de l6 bitlik stereo örnekleme için) garantilerse
olur.
Yeni
SBPro'lar gibi SB l6`lar FM sentezleme için dört işlemcili bir yamaha YMF
262 (OPL 3) içermekte. SB 16 tasarlanmış WaveBlaster (WB) adında bir
yardımcı kart da piyasada bulunmakta WB, Turtle Beach MultiSound da
kullanılan Proteus sentezleyici çipinden içeriyor. Creative Labs'in
dediğine göre SB l6 da MPU 401 tipi Midi aracısı var. Ama bu aracı sadece
aptal modunda (UARt) çalışıyor.
SB 16'da
bir dolu programla geliyor. SB 16 da Soundblaster ailesinden olduğu için
oyunlar tarafından desteklenmeme sorunu yok. Bir SCSI aracısı ve birde ASP
çipi İçermesi SB 16`yı çekici kılan unsurlardan yardımcı kartı WB ile
birlikte olduğu zaman SB l6 profesyonel ihtiyaçlara da cevap verecek
duruma geliyor. Ama bu durumda da pek hesaplı olduğunu söyleyemeyiz. Aynı
fiyat civarında daha iyi seçimler yapmak mümkün.
Speaker:
Loudspeaker. Hoparlör.
SPIDER
(ÖRÜMCEK): Web tarama servislerinin veritabanlarını büyütmek için
bıkmadan, usanmadan yeni Web sayfaları ve onlara ait bağlantıları bulan
programlara "örümcek" ismi verilir.
Splitter:
Splitter. Ayırıcı. Dağıtıcı. Bir işareti iki veya daha fazla yola ayırmak
veya dağıtmak için kullanılan alet veya sistem.
Stack (Ek
Bellek): Destek bellek.
Stack: CD
player'a birden fazla disk alınmasını sağlayan ve çalma kapasitesini
artıran katlı tepsi.
Stacked Bar
Chart: Birbirini takip eder şekilde değil de birbiri üstüne konulmuş
kolonlardan oluşan bir tablo.
Star LC 90:
Konfigürasyon seçimi ve değişikliği, yazılımla bilgisayardan
yapılabiliyor. Güç yönetiminde yapılan değişiklikle açma-kapama düğmesi
olmayan bu yazıcılar, kabloları ile güç bağlantısı yapıldıktan sonra
otomatik olarak uyku konumuna geçiriyor. Herhangi yazma komutu geldiğinde,
gecikme olmadan çıktı veriyor. Haber, spor, eğlence gibi kategorilere
ayrılmış konulardan istediğinizi seçerek Web sayfalarına göz atabilir, o
gün en çok ziyaret edilen servisleri öğrenebilirsiniz.
STARTING
POINT: Adres: http://www.stpt.com/
STD:
Internet standartlarını belirleyen RFC alt serileri. Internet
standartlarının listesi STD 1'de verilmiştir. Bilginiz İçin (For Your
Information), Yorumlar İçin Rica (Request For Comments).
Step Time
kayıt: Sequencer programlarında yalnızca belirlenmiş nota yeri ve süresi
gözönüne alınarak belirli olmayan aralıklarla yapılan kayıt sistemi.
Step Time
Recording: Real time kayıt yapamayan ya da icrası çok zor olan müzikal
uygulamaların adım adım giriş şekli olup, istenirse master keyboard'dan
kontrolü de olanaklı.
SUBMIT:
Kendi web sayfalarının reklamını yapmak isteyenler için izlenebilecek en
kolay yol, URL adresini gözde tarama servislerine yazdırmaktır. http://wjww.submit-it.com
adresine URL adresinizi verdiğinizde adresiniz 15 ayrı tarama servisine
otomatik olarak yollanacaktır. Bunun dışında URL adresinizi yazdırmadan
geçmemeniz gereken bazı tarama servisleri şunlardır:
Subroutine:
Küçük özel program (alt program).
Symantec
Norton Utilities: İşletim sistemleri kendilerini ne kadar geliştirirlerse
geliştirsinler, her zaman kullanıcıların istekleri bir adım önde oluyor.
Norton Utilities, disk yönetimi ve başka birçok gelişmiş hizmeti
kullanıcılara sunmaya devam ediyor.
System 7.0:
'Apple Computer'in Macintosh bilgisayarlarında kullanılan yeni bir işletim
sistemi.
1) MIDI
Clock: (MIDI saat işareti) Üzerinde kullanılan tempo değerine bağlı
olarak, bir dörtlük nota süresinde 24 pulse gönderir. Yani MIDI portundan
bu sayıda gönderilen "F8" Hex kodudur. Bu işareti dinleyen cihazın iç
zamanlama üreteci artık bu işaretle kilitlenip senkronize olarak çalışır.
İç tempo değeri buna bağlıdır.
2) Start:
(Parça başlangıcı işareti) Sistemdeki sequenceri başlatır. Kodu "FA"dır.
3) Continue:
(Kalınan yerden otomatik devam etme)Performer sysex mesajları editörü.
Sisteme bağlı sequencer, parçanın ortasında stop komutuyla durdurulursa,
bu komutla kaldığı yerden devam ettirilir. Kodu "FB"dir. Sistemdeki
sequenceri durdurur. Kodu "FC"dir.
5) Active
Sensing: (Aktif birim sensoru)Sistemdeki bazı MIDI'li enstürmanlar
diğerlerinin varlığını sorgulamak üzere 300 ms aralıklarla "FE" kodunu
gönderir. Bu da sistemde aktif MIDI'li enstürmanın olduğunu gösterir. Bazı
ürünler 300 ms içinde bu işareti duymadığı zaman seslerini kapatırlar.
Günümüzde üretilen aygıtlarda bu kod, o kadar geçerli değildir. Sadece
sistem üzerinde herhangi bir şekilde kullanılabilir düşüncesi ile sistem
komutlarına dahil edilmiştir.
6) System
Reset: (Aktif sistemleri sıfırlama)MIDI birimlerinde oldukça önemli yeri
olan bir komuttur. MIDI hattından yollandığı zaman tüm enstürmanlar ilk
açılış durumuna gelirler. MIDI transmisyonu için kullandıkları bellek
sıfırlanır. Çalınan notalar susturulur. Her üretici firma, bu komutu
kullanarak makinalarının yeniden çalışmaya başlayacağı en uygun ortama
getirirler. Kodu "FF"dir. İşte genel anlamları ile diğer sistem
bilgilerinden de şöyle bir sözettik. Bunlar her geçen gün biraz daha
geliştirilmeye çalışılmaktadır.
MIDI 1.0
versiyonunun 1983 yılından bu yana getirdiği kurallar zaman zaman
yenilenmesi düşünülmekte. Daha hızlı teknolojilerinin müzik endüstrilerine
girmesinin sonuçları bakalım ne olacak? Burada önemli olan bazı
standartlar ve onları kullanan sistemlerdir.
System:
Hardware, software ve diğer yardımcı birimlerden oluşan ve bir ünite
olarak çalışan grup.
Sıkıştırma
yöntemi: Standard bilgisayarlar saniyede 15 veya 12 film karesini ekrana
getiremezler ve kare atlamalar meydana gelir. Bu bilgisayarların filmi
akıcı bir şekilde oynatabilmeleri için film dosyaları çeşitli yöntemlerle
sıkıştırılır. Filmin niteliği, hareketliliği, büyüklüğü, taşıdığı renk
bilgisi ve hedef platform gözönüne alınarak bu yöntemlerden biri seçilir.
Herbir sıkıştırma yönteminin kendi ayarları vardır.
T1: DS-1
biçiminde yapılanmış sinyali 1.544 megabit/saniye hızında aktaran hatlara
verilen isim.
T3: DS-3
biçiminde yapılanmış sinyali 44.746 megabit/saniye hızında aktaran hatlara
verilen isim.
TAG (TAKI):
HTML'de dökümana biçim vermek için kullanılan etiketlerdir. Kaynak içinde
kolayca fark edilirler çünkü her zaman "<" ve ">" işaretleri arasına
yazılırlar. İki bilgisayar arasındaki kişilerin gerçek zamanda
konuşmalarına izin veren bir protokol. Internet Bağlantılı Sohbet
(Internet Relay Chat).
TCP/IP
Protocol: Internet üzerindeki bilgisayar sistemlerinin birbirlerine
bağlanması için kullanılan standart ağ iletişim protokolüdür. Internet
Protokolü (IP) üzerinde çalışan Transfer Kontrol Protokolü (TCP) ve
bunlara bağlı çalışan diğer protokollerin oluşturduğu aile. IP, TCP, FTP,
Telnet.
TCP/IP
Protocol Suite: TCP/IP Protokol Ailesi
TCP/IP:
Transmission Control Protocol/Internet Protocol cümlelerinin kısaltılmış
halidir. Internet'i oluşturan protokollerdir. Başlangıçta Unix işletim
sistemi için tasarlanmış olup günümüzde birçok işletim sistemini
desteklemektedir.
TELNET: Bir
Internet sitesinden diğerine bağlanmak için kullanılan komut ve
programdır. Komutu kullanarak bir internet sitesine bağlandığınızda
karşınıza sitenin "login:" komut satırı gelecektir. Böylece Internet
üzerinde iki makine direkt (ve özel) olarak birbirine bağlanabilir.
Telnet:
Telnet uzak terminal bağlantısı için Internet standart protokolüdür.
Tanımı STD 8 ve RFC 854'te yapılmıştır.
Telnet: Bir
bilgisayarın diğer bir bilgisayara uzaktan terminal bağlantısı yapmasını
sağlayan standart Internet protokol programıdır.
Terabyte (Tera):
Bir Terabyte= Bin Gigabyte. Birkaç sene sonraki yeni hardisk standardı
diyebiliriz (1.1012 byte).
Terminal
Emulator: Bilgisayarın terminal taklidi yapmasını sağlayan program. Bu
programı kullanan bir bilgisayar, uzaktaki başka bir sisteme ait bir
terminal gibi görünür.
TEXT-TO-SPEECH:
Text-to-Speech (TTS) sistemleri yazılı metni karşı tarafa ses olarak
iletmekte kullanılmaktadır. Bu sistemler vasıtasıyla Sesli Yanıt
Sistemleri sadece rakamlar ve bir kaç kelimeyle kısıtlı kalmak yerine
bilgisayara girilmiş olan tüm yazılı verileri sese çevirebilmektedir. şu
anda kullanılan sistemlerin yapabildiği sadece yazılı veri halindeki
sayıları sesli hale çevirmektir. Örneğin, 123 sayısı "yüz ... yirmi....
üç" olarak okunmakta ancak herhangi bir başka yazılı bilgi (isim ya da
adres gibi) bu şekilde sese çevrilememektedir. Türkçe'ye uyarlanmış TTS
sistemlerinin kullanılmaya başlanmasıyla elektronik ortamda yazılı tüm
metinler sesli olarak okunabilecektir. Yani ofis içi elektronik posta
yoluyla (e-mail) gelen yazışmalarınızı ya da benzer diğer bilgileri
evinizdeki telefondan sisteme okutabilirsiniz. Türkçe TSS sistemlerinin
1994'ün ilk yarısında çıkmaya başlamıştır.
Texture or
Surface Mapping: Bilgisayar grafiklerinde, iki boyutlu bir görüntüyü üç
boyutlu bir nesnenin etrafına sararak nesneye değişik bir yapısal görüntü
vermek.
Texture:
Desen, zemin, düzensiz ve belirsiz şekillerin oluşturduğu arka plan.
TFT: Thin
Film Transistor, aktif matriks ekran tekniği. Ekran noktalarının yönetimi
milyonlarca transistör üzerinden gerçekleşiyor.Web servislerini taramak
yerine Elektronik kütüphanenin devasal içeriğine bir gözatmak
isteyebilirsiniz.Elektronik kütüphanenin sayfalarını 1000 tam sayfa gazete
haberi, magazinler, akademik günlükler, resimler, referans kitapları,
sanat ve bunun gibi hergün yenilenen birçok kaynak oluşturuyor.
THE
ELECTRIC LIBRARY: Adres: http://www.elibrary.com/id/2525
TIFF (Tag
Image File Format): Taranmış imgelerin dijitaleştirilmiş versiyonlarını
nakletmek için kullanılan format.Basit arama formatıyla posta listeleri,
Usenet, haber grupları, bilgisayar üretim firmaları ve FTP siteleri
üzerinde arama yapmanıza olanak sağlar.
TILE NET:
Adres: http://www.tile.net/
Tint:
Koyulaşma (Saturation) bir rengin içindeki beyazın miktarı.
TN3270: IBM
3270 terminal taklidi yaparak IBM anasistemlerine bağlanmayı sağlayan bir
telnet programı çeşidi.
Track (sector):
Hareketli depolama aygıtlarından olan drive, disket veya teyp kartuşunda
sürücü kafasının ulaşabildiği özel bir bölüm.
TRANSPARAN
GIF'LER: Bir çok servis Web sayfalarının güzel görünmesi için grafik arka
fonlar kullanıyor. Bu fonun üzerine bir resim yerleştirildiğinde resmin
hiç işinize yaramayacak yerleri güzel arka fonunuzun görünmesini
engelleyebilir. Bunu önlemek için "transparan GIF"ler kullanılır. GIF
dosyasındaki herhangi bir rengi transparan olarak atadığınızda o renk
görülmeyecek, onun yerine arka fonunuz görüntülenecektir. Paint Shop
Pro'nun 3.12 sürümü bu işi yapabilmektedir.
Tray: CD
player'da diskin alındığı tepsi. Genellikle 12 cm (5 inç) diskler için
yapılır. Ancak 8 cm (3 inç) boyutlu küçük diskler için de ayrıca yuvası
bulunabilir. Bu yuva yoksa küçük diskleri çalmaya kalkmamak gerekir.
Truncation:
Hesaplamanın özel bir kural tarafından durdurulması.
Trunk:
Trank. Anahat. Kablo-TV Dağıtımında kullanılan ana dağıtım kabloları.
Trunkey:
Ekleme veya düzeltme işlemlerine gerek olmaksızın çalışan bir sistem.
TTL:
Transistör-Transistör Lojik.
Tun:
Televizyonda cihazın tam istasyona ayarlanması işlemi.
Tuner: Bir
radyo veya TV alıcısının alçak frekansa kadar olan kısmı.
Tuner
(Kanal seçici): TV ve videoda istasyonların alınabildiği ayar devreleri.
(1) Değişken kondansatör veya endüktör gibi ayarlı bir devrenin rezonans
frekansını değiştirmekte kullanılan araç. (2) Radyo ya da televizyon
alıcısının, yayınlanan kanalı seçmekte kullanılan ilk kademesi. İstenen
kanal frekansını elde etmek için rezonans frekansını değiştiren ayarlı bir
devre ihtiva eder.Kanal ve bant seçici ünite, kısım.
Tune:
Akortlu bir devrenin rezonans frekansını değiştirmek için kullanılan
değişken kondansatör ya da endüktanslardan oluşan devre, belli kanalları
seçmek için radyo veya TV alıcılarında kullanılan genellikle RF mikser ve
osilatörü içine alan kat.
UNIX-to-UNIX
CoPy (UUCP): Unix'ten Unix'e Kopya
UNIX: Çok
kullanıcılı, çok hedefli bir operasyon sistemi. Genellikle çalışma
hayatında kullanılan bir işletim sistemi.
UNZIP: Daha
önce bir sıkıştırma yardımcı programı kullanılarak sıkıştırılmış bir
dosyayı açmak.Upgrade: Daha yüksek performans veya ilerlemiş özellikler
gösteren parçalarının eksiklerin yerlerine yerleştirilmesi.
Upload:
Direk interface ya da bir modem yolu ile diğer bir bilgisayardan data
almak.Konuya göre adlandırılmış binlerce ağ haberleri grubu, protokolleri
çalıştıran bilgisayarlar ve Usenet ağ haberlerini ve makaleler yazan
kullanıcıların oluşturduğu sistem. Tüm Internet sistemeleri Usenet'e üye
değildir ve tüm Usenet sistemleri de Internet üzerinde değildir. Ağ
Haberleri Aktarma Protokolü (Network News Transfer Protokol), Unix'ten
Unix'e Kopya (UNIX-to-UNIX CoPy).
URL: (Uniform
Resource Locator) Web üzerinde ulaştığınız yerin kimliğini belirler. Tam
bir URL'nin görünümü aşağıdaki gibidir.mailto://e,mail yollamak için
kullanılacak uygulamaya bağlanır file://lokal bir dosyayı işaret ederalan
ismi (domain name) bağlanılmak istenen sunucunun Internet üzerindeki
ismidir. Bir alan isminin uzantısı genellikle onun tipini de belirler:.com
ticari kuruluş.edu öğretim.mil askeri.net servis sağlayıcı.org kar amaçlı
olmayan organizasyonPORT ADRESİhttp:// protokolü sadece:80 portunu
kullandığından genellikle bu takı kullanılmaz. atlanacak dizin adıWeb
sayfasının sunucu üzerindeki dizinini belirtir.
Usenet (USEer
NETwork): Konuya göre isimlendirilmiş binlerce ağ haber grubu,
protokolleri çalıştıran bilgisayarlar ve ağ haberlerini okuyan ve
makaleler yazan kullanıcıların oluşturduğu sistem. Internet sistemlerinin
tümü Usenet'te bulunmaz ve Usenet sistemlerinin tümü de Internet üzerinde
değildir.
User
Interface: Program içinde ilgili alanı bulması için kullanılan ekrandaki
menü.
Üstel:
Üssel, eksponansiyel, üs.
UTC:
Koordine Edilmiş Evrensel Zaman (Universal Tima Coordinated).Rutin işler
için kullanılan yazılım birimleri. Yardımcı yazılımlar, bilgisayarın
kullanımı ve işletiminde yardımcı olan veya işletimini kolaylaştıran
programlardır. Bunlara örnek olarak, editör, hata-bulucu programlar ve
kütük yönetici programlar adı verilebilir.
UTILITIES:
Yardımcı yazılımlar.
UUCP: (UNIX-to-UNIX
CoPy).
UUCP: UUCP
bağlantıları büyük çoğunlukla 1200 bps'ten 38.4Kbps'e varan hızlara sahip
modemlerle sağlanıyor. Bağlantılar genelde sakla ve-ilet mantığıyla
yürütülüyor. Ayrıca Internet-tabanlı UUCP bağlantıları da kullanıyor.
Düşük maliyeti UUCP bağlantıları 1970'lerde ortaya çıktıklarından bu yana
geniş kullanıma sahiptir.
VDOWAVE:
VDOWave hareketli görüntüleri sıkıştırmakta kullanılan ilginç bir
yöntemdir. Bu yöntemin en somut örneği VDOLive'dir. Bu aygıt popüler Web
tarayıcılara eklenerek eş-zamanlı videoların büyük ölçüde sıkıştırılarak
görüntülenebilmesini sağlamıştır.
VERONICA:
Nevada Üniversitesinde geliştirilmiş olan Veronica (Very Easy Rodent
Oriented Net-Wide Index to Computerized Archives) binlerce gopher
servisindeki her bir menü maddesini içeren devasal bir veritabanıdır.
Devamlı güncellenen Vernonica veritabanı, birçok gopher menüsünden
bulunabilir. Internet dahilindeki Gopher sitelerinin %99'unun kayıdı
bulunan Veronica Gopher adresi arayanların ilk uğradıkları nokta olmakta.
VERONICA:
Adres: http://www.scs.unr.edu/veronica.html
VGA (Video
Graphies Aray): IBM PS/2 EGA'ya uyumlu grafik cihazı. Analog monitörleri
de destekler.
VHD (Video
High Density): Yüksek yoğunluklu video disk. Üç renk sistemine de uyar.
Amerika'nin 525, Avrupa'nın 625 satırlı TV ekranlarına adapte olabilir.
VHF (Very
High Frequency): Çok Yüksek Frekans 2'den 13'e kadar olan kanallarda
televizyon yayını.
VHF (Very
High Frequency): Çok yüksek frekans. 30 MHz'den yukarı, dalga boyu da 10
metrenin altındadır. Çok kısa dalgaların yayım ve alımı için genellikle
yönlendirilmiş anten kullanılır.JVC tarafından bulunan en popüler 1/2
inçlik tüketici bantı formatı. Daha geliştirilmiş bir şekli ise Super VHS
(S-VHS) diye bilinir.
VIRTUAL
REALITY: Kullanıcının müdahale edebildiği 3-boyutlu ortama verilen addır.
Sanal gerçeklik sayesinde kişi ilüzyonlarla yaratılmış 3-Boyutlu dünyaya
adım atabilir, oradaki nesnelerle iletişim kurabilir. http://www.zd.net.com
adresinde bu konuyla ilgili ayrıntılı bilgi ve bedava programlar
bulabilirsiniz.
Virtual
Reality: Bir yerde gerçekten bulunduğunuz hissi, sağlayan, yüksek derecede
gerçekçi bilgisayar simulasyonları.Kendini programlara yamalayan, bu
programlarla ilişki kuran sistemlerdeki programlara da yamalanarak yayılan
program. Virüsler genelde bulundukları sisteme çeşitli zararlar verirler.
Truva Atı (Trojen Horse), solucan (worm).
Virus:
Virüs
Virus:
Zarar vermek amacıyla kendini programlara kopyalayan, bu programlarla
ilişki kuran, sistemdeki diğer programlara da yamanarak yayılan program.
Visual
Basic: Görsel diller içerisinde, gerçekten esnek bir dil olması, üzerinde
herhangi bir değişkenliğin kısa zamanda yapılabilmesi büyük avantaj. Esnek
bir dil oluşu nedeniyle uyumlu çalışma özelliği ileri düzeyde. Günümüzde
Visual BASIC'in 4.0 versiyonu bile çıkmıştır.
Visual
search: Video kameralarda çekilen görüntülerin kontrol edilmesini sağlayan
ve normalden üç misli hızla yapılan arama.
VİVA
MAESTRO 16 VR: Bir ses kartı çeşididir.
Volatile
memory: Geçici bellek.
VPS: Video
programlama sistemi. Televizyondaki bir programın başlangıcından sonuna
kadar tam olarak alınabilmesine imkan verir. Bunun için televizyon verici
istasyonun özel bir sinyal göndermesi gerekir. Bu sinyali tanıyan video
cihazı otomatik kayda geçer. Yayın sonunda gönderilen bir başka sinyalle
de video cihazı otomatik kapanır. Bu özellikle şimdilik Türkiye'de
bulunmamaktadır.
VRML: 3
boyutlu görüntüleri taşıyabilecek şekilde Web sayfaları oluşturabilen bir
dil.
VSAFE:
Bilgisayarınızdaki virüs hareketlerini izler.
W3: Dünya
Çapında Ağ (World Wide Web):
WAIS: Geniş
Alan Bilgi Sistemi (Wide Area Information Servers)
WAIS:
Internet üzerinde basit ve doğal bir dilde sorgulama girişlerini tanıyan,
bilgilere hızlı erişim için indeksler kullanan, önceki aramaların
sonuçlarının sonraki aramaları etkilememesini sağlayan bir mekanizması
olan dağıtılmış bilgi hizmet birimidir.
WAN: Geniş
alan ağı. Birbirleri arasında oldukça uzak mesafe olan ve genelde PTT
altyapısı kullanılarak oluşturulan bilgisayar ağı. Ses dosya tiplerinden
bazılarının kullandığı dosya uzantısı.
WEBCRAWLER:
America On Line'ın bedava Internet tarama servisidir. Lycos tarama
servisinden küçük olan servis her ay 3.000 yenisi eklenen 60.000 web
sitesini tarayabilmektedir. http://www.webcrawler.com adresine bağlanıp
WebCrawler'in yeni kullanıcı arabirimi ile tanışabilirsiniz.Bu servis
diğer Web tarayıcılarından farklı olarak sizi rastgele bir servise
bağlayabiliyor.Böylece yeni ve alışılmadık yerler keşfedebilirsiniz. Bu
servisten ayrıca çok ziyaret edilen Web servislerini öğrenebilirsiniz.
WEBCRAWLER:
Adres: http://www.webcrawler.com
WEBMASTER:
Bir web sitesinin editörlüğünü üstlenen kişiye "Webmaster" adı verilir.
Webmaster'in görevi, Web sitesinin tasarımını yapmak ve "çarpıcılığını"
korumaktır. Günümüzde bu işi tek bir kişinin yapması çok zordur. Bunun
için genelde bir web sitesini birden çok kişi "takım" ruhuyla ayakta
tutar. Wehnelt silindiri: Elektron ışınlı lambanın kontrol grisi.
Webmaster/Webmistress:
Bir Web hizmet biriminin sistem operatörü.
White
balance (Beyaz ayarı): Renk dengesini otomatik olarak ayarlayan sistem.
Kamera otomatik moddan çıktıktan sonra "WHT BAL", düğmesine arka arkaya
basarsanız, "HOLD" yazısı, güneş sembolü (outdoors) ve yanan lamba sembolü
(indoors) görürsünüz. Böylece üç ayrı beyaz dengesi ayarını manuel olarak
yapma imkanınız olur. Beyaz dengesi, beyaz ve parlak görülen konuların
doğal renk dengesini sağlayabilmektedir. Işık şartları hızla değişen
diskoteklerde, fotoğraf stüdyoları gibi ışığın çok yoğun ve parlak olduğu
yerlerde, sodyum lambayla ve civa buharlı lambayla yapılan karayolu tüneli
aydınlatmalarında "indors" konumu seçilir. Konunun ya da fonun tek renk
olması halinde "HOLD" konumuna geçilir. Basit ve doğal bir dilde sorgulama
girişlerini tanıyan, bilgilere hızlı erişim için indexler kullanan, önceki
aramaların sonuçlarının sonraki aramaları etkilemesini sağlayan bir
mekanizması olan, dağıtılmış bilgi hizmetidir. archie, Gopher, Prospero.
WINZIP:
Winzip, Windows 95, 3.1 ve NT kullanıcılarının dosyalarını Internet
üzerinden daha hızlı aktarmak için daha küçük hale getirmeye yarayan bir
sıkıştırma yardımcı programıdır. PKZIP ve TAR kullanılarak sıkıştırılmış
dosyaları da açabilir. Adresi; http;//www.winzip.com/winzip/
Wire-Frame
Represertation: Bir nesnenin sanki şeffaflaşmışcasına iskeleti ile
görüntüye getirilerek üç boyutlu gösterilmesi.
Wobbel:
Çeşitli elektronik devrelerin karakteristik eğrilerinin ekranında
oluşturduğu cihaz.
Word
processing: Kelime işleme.
Word:
Bilgisayarda bilgi. (kelime işlem) Bir yapımın ham kopyası Offine edit
işleminde kulanılır.
Write
protect: Disket üzerindeki bir tırnak. Kapatıldığı zaman diskete birşey
yazılamıyor veya silinemiyor.
WWW (Word
Wide Web): Dünya çapında ağ. Hypertext tabanlı, dağıtılmış Internet bilgi
sistemi. Kullanıcılar hypertext dökümanları oluşturabilir, daha önce
oluşturulan dökümanları düzenleyebilir, gözden geçirebilir. İstek birimi
ve hizmet birimi programlarını ücretsiz olarak temin edebilirİsviçre
parçacık araştırma merkezi tarafından yaratılmış olan hipertext tabanlı,
dağıtılmış bilgi sistemi. Kullanıcılar hipertext dökümanları yaratabilir,
düzeltebilir, yaratılmışları gözden geçirebilir. Kullanıcı (client) ve
dağıtıcı (server) programalarını ücretsiz olarak temin etmek mümkündür.
W3: Dünya
Çapında Ağ. Bilgisayar monitöründe görülenin aynen basılı kopyada veya
filmde de elde edileceği anlamına gelir.
WYSIWYG: Ne
Görürsen onu alırsın.
X Windows:
Çalışma sistemi veya grafik terminal satıcılarının çoğu tarafından kabul
edilen bir Window operasyon sitemi.
X-asis: Bir
tablonun yatay çizgisi.
Xenon
Projector: Xenon gaz dolu bir lambada ark kullanan çok güçlü bir
projektör.
Xrs: Opak
ve transperanın yanısıra X-Ray taramayı da gerçekleştiren 6cx modelinin
bulunduğu PhotoStyler ile beraber gelen tarayıcılar.
Y-axis: Bir
tablonun genelikle data rakamının bulunduğu dikey çizgisi.
YAHOO!:
Adres: http://www.yahoo.com
Yazılım (Software):
Daha çok programlanan yazılımlardır. Sarı Sayfalar (Yellow Pages).
Z-axis: 3
boyutlu bir tabloda önden arkaya doğru olan.
ZIP: PKZIP
kullanılarak sıkıştırılmış (daha küçük dosya boyunda, ama eşdeğer bir
dosya yapılan) bir dosya "zıp" dosyası olarak adlandırılır. Dosya
uzantısı, ZIP'tir.
Zoom Lens:
Devamlı değişken görüntüsel uzaklıktaki bir lens.
ZyXEL
U-1496 Plus (Modem): Geniş LSD ekranı ve menü sisteminin kullanım
kolaylığı, 57600/14400bps veri ve 14400 faks hızının yanında ses işleme
yeteneği, ayrıca özel protokolle de olsa 19200bps transfer hızı, bu modeli
yüksek fiyatına rağmen cazip kılıyor. (Modem)
|